Batum’da cenaze töreni 5 düğün 2 gün sürüyor!

   Gürcistan’ın Acaristan Özerk Cumhuriyeti’nde düğünlerdeki eğlence, ölümlerdeki yas birkaç gün devam ediyor. Bimka Kağıtçılığın patronu Trabzonspor eski yöneticisi, işadamı Rasim Yılmaz ile birkaç yıl önce, Batum’da bir dostumuzun annesinin cenaze törenine gitmiştik. Tabutun içerisindeki cenaze evin geniş salonunda bir köşeye yerleştirilmiş, tabutun etrafında üç-beş para alarak ağlayan kadın. Taziye için gelenler, tabutun önünde saygı gösterip kimileri dua ediyordu. Bizde öyle yapmıştık. Orada dikkatimizi çeken olay tabutun altına ve çevresine buz konmasıydı. Sonraları klimalı tabutlar kullanılmaya başlanmış. Tabut evde beş gün falan kalmış. Ölüyü hemen defnetmiyorlar. Sonra, Batum Havalimanı yakınlarındaki fındıklık içindeki mezarlıkta, cenaze namazından sonra defin işi yapılmış ve ardından da en az 500 kişilik yemeğe iştirak etmiştik. Yemeğe katılanlar ölen kişi hakkında sohbet ediyor, içiyor, anılarını tazeliyordu. 
***

  batumda.jpg Rasim Yılmaz, hafta sonu yakın dostu Genadi’nin oğlu Giga’nın düğünü için eşi Neşe hanım, kardeşi Erdinç ve Meydangücü kulübünden birkaç arkadaşı ile Batum’a gitti. Bizi de davet etmişti. Gidemedik.
   Batum’da düğünler iki gün iki gece devam ediyor. İlk gün öğleden sonra akşama doğru düğün başlıyor. Düğünün yapılacağı salona, gelin ve damat içeri girmeden girilmiyor. Kapıda herkes gelin ve damadı bekliyor. Çift geliyor, kapı açılıyor, içeri giriyorlar, ardından davetliler salonda yerlerini alıyor. Düğünde, gelin ve damada para veriliyor. Bu iş de, düğünün yapılacağı salonun kapısının yanındaki bir odada oluyor. Düğüne katılanlar, parayı damada mı yoksa geline mi verdiklerini söylüyorlar ve adlarını yazdırıyorlar. Bunun nedeni de daha sonra para verenlerin düğünü olursa, düğün sahibi veya damat da ona para veriyormuş. Bizde ki gibi! Yalnız, Batum’da altın yerine Lari ve Dolar veriliyor. Düğün, gece geç saatlerde bitiyor. Herkes evine gidiyor. Ertesi gün yine aynı saatte düğün devam ediyor. İlk gün katılanların yanı sıra yeni gelenler de ikinci gün düğüne katılıyor. Düğün gece yarılarına kadar devam ediyor. Düğün pastası da ikinci gün kesiliyor.
***

  Rasim Yılmaz’a, Batum’u da sorduk. ‘Batum hareketli mi?’ dedik.
Rasim; ‘Trabzon’dan Sarp’a gidene kadar sahilde bir iki yerde birkaç kişinin denize girdiğini gördük. Sarp kapısını geçtik, deniz kenarları cıvıl cıvıl iğne atsanız yere düşmez. Kabuletti tarafları da aynı. Batum’da, Arabından Rusuna, Ermenisine, Azerisine, İranlısına kadar her milletten kadın-erkek yüzlerce kişi var. Batum’un gecesi de gündüzü de haraketli. Şunu da söyleyeyim, Batum ve Tiflis’ten Artvin ve çevresindeki eski kiliseleri görmek için turlar düzenleniyor. Trabzon’da Sümela’nın, Ayasofya’nın açılıp açılmadığını soruyorlar’ dedi. 

Ziraat Odası Başkanı ‘hoş ama boş konuşuyor’!

  Türkiye’deki sivil toplum örgütü statüsündeki dernek, oda ve vakıfların büyük bir bölümü, o kuruma seçimle veya atama ile gelenlerin maaş, harcırah vs. aldığı kurumlar haline geldi.  
  Mesela; Şoför ve Otomobilciler Odası başta olmak üzere, Esnaf Odaları, Esnaf Kredi Kooperatifleri,  Ziraat Odaları gibi kuruluşların ülke genelinde yüzlerce şubesi ve bir de Ankara’da genel merkezleri var. Bu kuruluşlar üyelerden aldıkları aidatlar ve diğer gelirleri, genelde başkan ve yöneticileri arasında bölüşür. Yaptıkları işi; belediyeler, bakanlıkların ilgili birimleri rahatlıkla yapar. İktidarlar, bu kurumları kapatma bir yana kullanma adına her şeyi yaparlar. Zaten, bu odalara seçilen yöneticiler iktidarlara ters bir iş yaptıklarında, hemen müfettişler vasıtasıyla hizaya getirilirler.
  Durum bu olunca, bu kurumların etkileri ve etkinlikleri de sıfır oluyor.
Trabzon’da hemen her ilçede bir Ziraat Odası var. Trabzon ili genelinde fındık ve çay dışında ziraat yok ancak ziraat odaları var. Ve bu odaların başkan ve yöneticileri de genelde iktidara yakın veya iktidarı destekleyen kişiler. 
 ziraat-odasi.jpg Trabzon Ortahisar Ziraat Odası’nın atama ile gelen daha sonra seçimle başkanlığını devam ettiren başkanı birkaç gün önce Fındık İhracatçılarına veryansın etmişti. ‘Fındığı 20 liradan alacaksınız’ mealinden sözler söylemişti. 
Fındık İhracatçılarına ‘fındığa 20 lira vermelisiniz’ diyen, Ziraat odası başkanı Mustafa Bekar, sezon öncesi Toprak Mahsulleri Ofisinin, hiçbir işlevi olmayan Fiskobirlik’e piyasa fiyatının 3-5 lira altında 10 liraya binlerce ton fındık satmasına ses çıkarmadı, tepki koymadı. 
  Türkiye’de AKP iktidarının ilk döneminden önce, fındık piyasasında etkin olan kurum Fiskobirlik’ti. Fiskobirlik fiyatı belirler, tüccar, ihracatçı da genelde ona göre pozisyon alırdı. Fiskobirlik, işini iyi yaptı demiyoruz. Sonuçta üreticiyi öyle ya da böyle koruyan bir kurumdu. Fiskobirlik devre dışı bırakıldı, yerini siyasi olarak Toprak Mahsulleri Ofisi aldı. Ofis, depolama yaptı. Depoladığı fındığı ya yağlığa gönderdi ya da ara sıra sattı. Satarken de adil davranmadı. 
  Fındık fiyatı, dünyadaki ve ülkemizdeki ürün rekoltesinin yanı sıra arz talebe göre belirlenir. Ürün fazla olursa fiyat düşer az olursa yükselir. 
Ortahisar Ziraat Odası Başkanının, fındık ihracatçılarını, üreticilerin hedefi haline getiren açıklaması talihsizliğin ötesinde hükümeti koruma adı altında yapılan bir söylemdir. Fındık İhracatçısı, dünya piyasalarında faraza 2 dolar olan fındığa nasıl bu rakamdan daha yüksek para verebilir. Ziraat Odaları, fındık fiyatını belirlemede ihracatçıları değil hükümeti ve dolayısıyla Toprak Mahsulleri Ofisini işaret etmelidir. 
Ortahisar Ziraat Odası Başkanı ve diğer başkanlar, ‘hoş ama boş konuşuyorlar’... Hükümete destek vermek ve de koltuklarını korumak için öylesine nutuk atıyorlar!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.