09.09.2021, 08:11

BAYRAKTAN DAHA İYİ YAKIŞAN BİR ŞEY GÖREMEDİM

Yedi düvel düşmanla birçok cephede göğüs göğse çarpışmanın ve galibiyetimizin sonrasında emperyalistler bir daha dönememek üzere çekip gitmişlerdir. 9 Eylül 1922 bir milletin küllerinden dirilişinin dünyaya haykırılışıdır.

Zafer topyekûn mücadeleyle kazanılmıştır. Kaçanları lanetleyerek, Mustafa Kemal’e inanıp hep yanında olan ve yeni bir ulus yaratılmasını sağlayan aziz şehitlerimizi rahmet ve şükranla anıyorum.

Tarihsel gerçekleri bilmeden bugünün sızlanmalarının olması doğaldır, kıymetini bilmek lazım, Cumhuriyetin ve demokrasinin… Yunanlıların 15 Mayıs 1919 Perşembe günü, Rumların ‘’Zito’’ naraları arasında İzmir’e çıkmaları Türk tarihinin en acıklı olaylarından biridir. Ertesi gün ise M. Kemal Samsun’a yola çıkacak ve bu zulmü yaklaşık 3,5 yıl aradan sonra bitirecekti.

O dönem Askerlik Daire Başkanı olan Albay Süleyman Fethi Bey Harbiye Nazırı’na şu haberi gönderir. “Paşam, Amiral Galtrop İzmir istihkâmlarının teslimini istedi. Halk galeyandadır, elimizdeki kuvvetlerle İzmir’i savunacağız. Ferman sizindir.’’ Tutarsız hareketleriyle bocalayan Harbiye Nazırı Şakir Paşa; “Amiralin talebini yerine getiriniz’’ diye haber gönderir.

İşte Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’nde;  ‘’Memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler ’ dediği zatlardan birisi bu zavallı ve bunun gibilerdir…

Kahraman albayın daha sonra kahramanca şehit edilişini Aziz Nesin kitabında şöyle anlatır.

Yunan subay, Albay Süleyman Fethi’ye sıra geldiğinde ‘’Zito (Yaşa) Venizelos dememesi üzerine sinirlenir ve omzundaki rütbeyi sökmek ister. Fethi Bey; ‘’Onları sen takmadın ki sen sökesin’’ diye tersler. Yunan subay bunun üzerine sinirlenir ve emriyle Fethi Bey’in göğsüne dayalı süngüyü ittirir. İkinci, üçüncü kez süngüleme vahşice devam eder. Ve tam 22 kez süngülenir ama Üsküdarlı albaya, ‘’Zito Venizelos’’ dedirtemezler. Fethi Bey ayaklarının dibine göllenmiş kanının üstüne düşer. Edibe Hanım ölmek üzere olan eşini hastaneye kaldırsa da birkaç gün sonra da şehit olur. Kemikleri Narlıdere Şehitliği’ndedir.

Albayın destan yazarcasına olan bu davranışı, düşmanlarında bile hayranlık ve saygı uyandırmıştı. O nasıl bir ruh hali ki, ölüme bile meydan okurcasına direniyorsunuz…

Üsküdarlı albayın ölüme gözünü kırpmadan giden ulvi davranışının intikamını yaklaşık üç buçuk yıl sonra, Yüzbaşı Şerafettin Konak’taki hükümet binasının gönderine Türk bayrağını çekerek alıyordu.

15 Mayıs 1919 günü Kordon kana bulanmıştı, üç buçuk yıl sonra aynı sahnelerin kısasa kısas canlanacağını düşünenler yanıldılar. Bir tarafta çapulcu gibi işgale giden güruhla bir tarafta düzen, disiplin içinde vatanı kurtarmak için kısasa kısas demeden alnı dik mağrur yürüyen Süvariler.

Kordon’da nal sesleri yankılanırken bir Rum çetesi içinden, hükümet konağına ilerleyen süvarilerin başındaki Yüzbaşı Şerafettin’e doğru bir bomba atılır ve Yüzbaşı kanlar içinde kalır. İki derin yara almasına rağmen yaralarına aldırmaz ve başka bir ata biner ve hükümet konağına ulaşıldığında yanındaki teğmenlerle balkona çıkar ve Türk bayrağını göndere çekerler. Saat: 10.30’dur ve kimisi ağlarken kimisi sevinç çığlıkları atar.

Yüzbaşı Şerafettin’in boynundan aldığı yara daha sonra onun parkinson hastası olmasına neden olacaktı. Eşinin vefatından sonra İstanbul’da Gureba Hastanesi’ne yatar. Bir gazeteciyle söyleşisinde mütevazı haliyle; “Ben vatan borcumu herhangi bir Türk subayı gibi yapmış bulunuyorum. Benim yaptığım nedir ki? Bir vatan ve askerlik vazifesinden ibaret değil mi?’’

1951’de Beşiktaş’taki evinde ölür. Celalettin Algan defin zamanını şöyle yazar:

“Yıllarca tevazuun gölgesinde saklanmış bu tarihi şöhretin ölümü de yaşayışı kadar sessiz ve iddiasız olmuştur. Ay yıldızlı bayrağa sarılı tabutunun arkasından giderken, ona bu sakin cenaze merasiminde, bayraktan daha iyi yakışan bir şey göremedim.’’

Selam olsun Albay Süleyman Fethilere, Yüzbaşı Şerafettinlere ve adsız nice kahramanlara, bu cennet vatan uğruna korkusuzca merminin üzerine yürüyerek feda olanlara…

Sağlıcakla kalın, saygılarımla

Yorumlar (3)
İbrahim Taşar 5 ay önce
Saygı ve rahmetle anıyoruz
Devirleri daim olsun tüm şehitlerin
Ekrem Uzuner 5 ay önce
Ruhu şad mekanı cennet olsun
Selçuk DEMİRAL 5 ay önce
Vatan Sevgisi ve Cesaretlerini Miras Bıraktılar.
Onlara Lâyık Olmaya Çalışmalıyız ...!
Namaz Vakti 26 Ocak 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
5
parçalı bulutlu