Bayramın Adı Kaldı!

II. Dünya Savaşı’nın son günlerinde, 15 Haziran 1945’te, 4760 sayılı “Toprak Bayramı Kanunu” çıkarılıyor. Kanunun hükmü gereğince; “Çiftçiyi topraklandırma Kanunu’nun kabul edildiği 11 Haziran tarihini takip eden Pazar günü her yıl Toprak Bayramı olarak kutlanır.” 

 Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu’nun gereği yapılamamış, yoksul ve topraksız köylü topraklandırılamamış, toprak reformu gerçekleştirilememiştir.1950’li yıllardan sonra kentlere yoğun göç başlamış, tarımda uzman iş gücü, gerekli şartlar ve imkanlar sağlanamadığından toprağı terk etmiştir. Bugün de bu süreç devam etmektedir.

TÜİK Tarım alanları istatistiklerine göre; 2002’den 2020’ye kadar toplam tarım arazilerimiz 41.196 milyon hektardan 37.753 milyon hektara düşmüş, 3.443 milyon hektar arazi artık tarımsal olarak değerlendirilmemektedir.

KKTC yüzölçümü 335.400 hektardır. KKTC için savaşa giren ve halen uluslararası siyasi mücadeleyi sürdüren Türkiye, son yirmi yılda KKTC yüzölçümünün 10 katından fazla tarım arazisini tarım dışına atmıştır. Bu arazilerin önemli bir kısmı başka sektörlerin kullanımına verilmiş, başka yatırımlar yapılmıştır. Kalan kısmı da çiftçi tarafından yeterli ve zamanında uygulanan destekleme, uygun üretim ve pazarlama koşulları olmadığından ve tarımdan geçimini sağlayabilme olanakları göremediğinden, sektöre olan güvensizlikten terk edilmiştir.

Tarım ürünleri yeterliliğinin ve piyasa düzenlemelerinin ithalat ile sağlanması rutin uygulama haline geldiğinden çiftçi üretime ve toprağa yabancılaşma yaşamaktadır. Yüksek ithal girdi maliyetleri ve pazara örgütsüz girmesi yüzünden ithal tarım ürünleri fiyatlarıyla rekabet edememekte, arazilerinin tarım dışı alanlarda kullanılmak üzere değerinin artmasını ve satmayı hedeflemektedir.

En son 2001’de yapılan Tarım Sayımında Çayır ve Mera arazilerimiz 14,617 milyon hektar olarak sayılmış, o günden beri, yani yirmi yıldır Tarım Sayımı yapılmamıştır. 

Kuru tarım arazilerini nadasa bırakmanın nedeni toprakta su biriktirmektir. Nadasa bırakılan arazilerin her yıl ekiminin sağlanması; sulama olanaklarının ve münavebeli ekim teknikleri, gübreleme ve topraktaki bitki besin elementlerinin artırılması ile mümkündür.

Vahşi sulama toprakları yıkayarak besin elementleri olan verimli katmanın verimsizleşmesine neden oluyor. Artan kuraklık ve uygulanmayan su yönetim planları susayan tarım topraklarını susuz bırakmaya devam etmektedir.

Filtresiz bacalar nedeniyle asit yağmurlarıyla kirletilen toprağın, hesapsızca kullanılan ağırlıkla ithal kimyasal gübreler ile canlılığı ve onu verimli hale getiren organizmaları öldürülmeye devam etmektedir.

Büyükşehir yasasıyla imar planlarına yenik düşen tarım arazileri, inşaat, madencilik, ulaştırma, enerji ve turizm yatırımlarıyla yok olmaya devam ediyor. Üstelik verimli üst toprak gerektiği gibi değerlendirilmeden…

Arazilerin, ancak arsa olunca değer kazandığı ve vatan olarak addedilebileceği yanılgısı devam etmektedir. Araziler bir kararla arsaya dönüşebilir fakat arsalar gerektiğinde araziye dönüştürülemez. Ancak önemli bir süre ve çok yüksek maliyetlerle tekrar arazi vasfına kavuşturulabilir.

Tarım arazileri ve tarımsal varlığımızı görmek için vakit geçirilmeden tarım sayımı yapılmalıdır!

Toprak Bayramı’nız kutlu olsun!

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Haber yorum bölümünde Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.