Ali Osman Aktaş

Ali Osman Aktaş

BAZEN OLMAZ

 Yedi tane yedek futbolcusu alt yapıdan. 
On bire çıkan orta saha ise ilk kez birlikte oynuyordu.
 Bu maç nasıl olacak diye sorsan zaten bahisçiler Trabzonspor’a hiç şans vermemişlerdi.
Ama futbol bu. 
Kağıt üzerinde değil sahada oynanıyordu. Ve oynanmamış maç da henüz kaybedilmiş ve kazanılmamış bir maçtı.
Zamanında Ahmet Suat Hocaya İstanbul basını soruyordu. Bilgisayar denilen bir computer ilk kez ülkemize gelmiş ve herkes de her şeyi ona soruyordu.
Hocam dediler bilgisayara sorduk o da Trabzonspor’a hiç şans vermiyor. İstanbul dışına çıkmaz şampiyonluk diyor. Siz ne diyorsunuz.
Hoca da yine kendine has üslubuyla da “bilgisayar bu, ne yüklersen o sonucu verir” demişti.
Evet, bugünkü maç da öyle neyi sunarsan sisteme ona göre de bahisler Başakşehir’i favori görüyorlardı. 
Trabzonspor geçmiş maçlarında hep sıralamanın alt takımdaki rakiplerine puan verdi. Büyük takımların hepsinden de puan aldı. İlk maç Başakşehir’di ve o bir kaza kurşunuydu. Malatyaspor maçı ise kimse anlayamadı nasıl böyle bitti diye. Farkla alacağı bir maç acayip bir mağlubiyetle bitti.
İyi ki de öyle bitti. Takım kendine geldi.
Ve bu maç da aslında çok çok özel bir maçtı. 
Ya Trabzonspor şampiyonluğa ortak olacak ya da normal sıralamalara geçecekti.
Maç da öyle başladı. 
Yoğun Trabzonspor baskısı ve sağlı sollu bindirmeleri.
Fazla da sürmedi bu baskıyı da hemen dengeledi Başakşehir.
Yaş ortalaması Başakşehir’in 33, Trabzonsporun ise 22 idi.
Acayip dengesiz bir maç. Tecrübe mi gençlik mi.
O da saha içerisinde belli olacaktı. 
Trabzonspor gençleri karşısındaki futbol kurtlarını hiç de önemsemiyor her zamanki baskılı futbolunu oynamaya çalışıyordu. 
Üç sezondur futbolunu nasıl oynadığını anlayamadığım ve asla seyir zevki vermeyen Başakşehir’in nasıl maç kazandığını düşünüp dururdum. Bugün de gördüm ki Başakşehir rakibinin futbol kültürüne göre domine olan bir takım.
Ne olduğunu bilmeden anlayamadan orta sahada geveledikleri top bir anda rakip kalede gol oluyor o da Başakşehir lehine yazılıyordu.
Resmen rakiplerin sinir sistemiyle oynayan bir futbol tarzları var.
Maçta karşılıklı tehlikeli ataklar oluyordu ama en sertleri de Başakşehir’den geliyordu.
Derken ani bir kontratak ve İrfan Can’ın golü geldi.
Takımın en zayıf halkası dediğim Kamil Ahmet’in adamını ikinci kez kaçırmasında golü yiyordu Trabzonspor.
İkinci gol Trabzonspor ağlarıyla da buluşunca durum da belli olmuştu artık.
Çıkışlarda kaptırılan toplar Trabzonspor’u boğuyordu ve buna da çözüm üretemiyordu Ünal Kaptan.
Ekuban’ın iki dakika içerisinde iki kaleye attığı gol ilginçti ama gecenin güzel hareketi Yusuf Yazıcı’dan gelmişti.
Son on dakika belki çok daha farklı sonuçlara gebe olabilirdi.
 Yine Visca her maçta olduğu gibi Trabzonspor ağlarını boş geçmeyince Trabzonspor’un emeğini çimlere umutlarını ise gelecek maçlara bırakıyordu.
Hakem, işi güzel çözmüş. VAR’la oynanabilecek şifreleri güzel tamamladı.
Resmen Trabzonspor’un penaltısını yedi. Maç da 1-0 Başakşehir’in lehineyken. O penaltı verilseydi maçın gidişatı değişebilirdi.
Söylenegelen söz acaba doğru mu bilemiyorum ama sanki Başakşehir şampiyon edilmek isteniyor ki denilene göre de Katar’a satılabilsin diye böyle bir kıymetteyken. 
Ha Kasımpaşa’da da aynı şekilde heyecanla eller oğuşturuluyor gibi.
Bakalım göreceğiz ileride neler olacak.
Trabzonspor sezonun en kötü dönemini olmaması gereken bir zamanda Başakşehir gibi bir takıma yakalandı. 
Onazi olsaydı, Sosa olabilseydi belki daha değişik bir maç izleyebilirdik ama bu Trabzonspor Başakşehir’e yenilmezdi.
Canınız sağ olsun.
Bazen olmayınca olmuyor…
 
 
 
 
 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Haber yorum bölümünde Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.