Belediye masa- sandalye alacak!

 belediye-masa-(2).jpg Trabzon Büyükşehir ve Ortahisar Belediyesi’nin yüzlerce masa ve sandalyeye ihtiyacı olduğu söyleniyor. İki belediyeye son dönemlerde alınan memur ve işçilerin, belediye koridorlarında ve odalarla ayakta kalmaları üzerine iki belediyenin masa sandalye alım ihalesi yapacağı öne sürüldü.
Avrupa’da Trabzon nüfusuna eşdeğer bir belediyede çalışan sayısının Trabzon Büyükşehir ve Ortahisar belediyesindeki çalışan sayısının beşte biri kadar olduğunu belirten Almanya’dan emekli işçi K.Karadeniz, ‘Geçenlerde Büyükşehir belediyesine gittim. Koridorlar ana baba günü. Sonradan öğrendim ki belediye koridorlarında gezenler meğer belediye personeli imiş’ dedi.

belediye-masa-(1).jpgBu arada Büyükşehir ve Ortahisar belediyesinde kanal, temizlik vs. gibi birimlere alınan işçilerin birçoğu bir süre sonra masa başına geçtikleri öne sürüldü.
   Çömlekçi’yi  fareler istila etti!

comlekci-(2).jpgKentsel dönüşüm kapsamında büyük kısmı istimlak edilen Çömlekçi Mahallesinde terk edilen ve yıkılan evlerin molozları farelerin cirit attığı mekan haline geldi. Yıkıntı halindeki bölgeye kedilerin farelerden korktuğu için giremediği bildirildi!
Çömlekçi mahallesinde evi istimlak edilip yıkıldığını söyleyen M.S. adlı bir vatandaş, ‘Evimiz istimlak edileli dört yıl oldu. Evden ayrıldık, belediye terk edilmiş evi yıktı. Mahallemizde bu durumda yüzlerce yıkılan ev var. Bölge farelerin mekanı oldu. Kediler bile fare korkusu nedeniyle bölgeye giremiyor. Yıkılan evlerin taşını toprağını kaldırmak, deniz dolgusu yapılan Beşirli sahiline dökmek o kadar zor mu? Yıkılan ve yıkılmayan bölge, Suriye’de bombardımana uğrayan kentler gibi. Çömlekçi’deki bu görüntü Trabzon’a yakışmıyor’ dedi.  Vatandaşın tespiti ve yorumu gerçekten ilginç. Çömlekçi’nin içerisine girmeye gerek yok… Sahil yolundan ya da Tanjant’tan bölgeye bakıldığında mezbelelik açık ve net olarak görülüyor. Özellikle de Trabzon’a gelen yabancılar bu manzara karşısında şaşkınlıklarını gizleyemiyorlar. 
Bu arada, tarih kitaplarında yazılanlara bakılırsa, Trabzon bir zamanlar savaş ve yağmalardan sonra farelerin neden olduğu salgın hastalıklara maruz kalmıştı.
Öte yandan Çömlekçi Mahallesi Yaşatma ve Güzelleştirme Derneği Başkanı Dursun Ali Düzenli’nin son aylarda mahallede yaşananlara ilişkin sesi soluğunun çıkmaması farklı yorumlara neden oluyor. 

Gülcemal’in ikinci  bölüm ihalesi!

gulcemal-(1)-002.jpgBüyükşehir Belediyesi, Beşirli sahilindeki Gülcemal projesinin ikinci bölümünün dolgu ihalesini geçenlerde yapmış ve ihaleye katılan olmamıştı. İkinci bölümün dolgu ihalesi bugünlerde ikinci kez yapılacak. Dolgu işi yapan firmalardan edinilen bilgilere göre ikinci ihaleye de katılan olmayacakmış. Yapımcıların ihaleye katılmama nedeni, taşocağının Beşirli’ye yaklaşık 10 km. uzakta ve tahkimatta kullanılacak taşın maliyetinin yüksek olması imiş. Yapımcıların bir başka haklı gerekçesi de, dolgu alanına dökülen toprak ve molozdan alınacak para ile tahkimatın yapılması imiş. Büyükşehir Belediyesi hazırladığı şartnameye göre dolgu işini bedavaya getirmenin peşinde. Gülcemal’in ilk bölümünün dolgu ve tahkimatına çuvalla para harcayan Büyükşehir belediyesinin ikinci bölüm için farklı bir şartname hazırlaması kafa karıştırdı. Büyükşehir belediyesi,  tahkimat yapılacak güzergahta deniz derinliğini ölçüp ihale eder, iç bölgedeki dolguyu da mevcut sisteme göre yani hafriyat dökenden bedel alarak yapabilirdi. Büyükşehir belediyesi ne hikmetse bu işi yapmıyor.

*****************

  Türk liberal yazarlardan Engin Ardıç namı diğer Galapagos iguanası vakti zamanında Türkiye’den Almanya’ya işçi olarak gitmiş gurbetçilerle Suriye iç savaşından kaçıp yasadışı yollardan Türkiye’ye gelmiş dört milyon Suriyelinin siyasal statüsünü mukayese edip muhafazakâr İslamcı kılıklı liberal bukalemun bir iktidarın kirli icraatına meşruiyet arayışına girişmiş. Birincisi Türkiye’den Almanya’ya giden gurbetçi işçiler iki ülke arasında imzalanan resmi bir protokolle işçi statüsünde Almanya’ya gittiler. Ve yıllarca Almanya’ya maden ocakları dâhil en ağır işlerde çalıştılar. Almanya’nın ekonomisine yaptıkları katkının sonucu belli bir kabul gördüler… Ki bu çabaya rağmen en küçük kanunsuzluğa bulaşanlar hâlâ sınır dışı ediliyor. Türkiye’de mülteci olarak bulunan dört milyon Suriyeli faslına gelirsek. Birincisi Türkiye’nin Suriyelileri Türk vatandaşı olarak kabul ettiğine dair TBMM’nin onayından geçmiş bir kanun yok. Türkiye’de mülteci statüsünde sadece misafir olarak bulunan Suriyeliler AKP’nin dış politikadaki bir dizi yanlışı sonucu ortaya çıkmış arızi bir durumdur. Dahası bu vasıfsız insanlar AKP’nin iç politikada, çalışma hayatında sürekli istismar ettiği var olan kritik sistemi sabote eden esas sorunun kaynağı durumundadırlar. Siz hiç Almanya’nın sokaklarında ellerinde palalarla yürüyen bir Türk gördünüz mü? Ama Türkiye’de eline pala geçiren Suriyeliler Amok koşusu yapıyor. Suriyelilerin Türkiye’deki mülteci statüsündeki varlığı AKP iktidarının siyaseten istismar ettiği ve Türk halkının kahir ekseriyetinin onaylamadığı bir durumdur. Eski Irak lideri Saddam Hüseyin’in zulmünden kaçan Peşmergeler Turgut Özal zamanında Türkiye’ye kabul edilince Güneydoğu’da terör birden patlamıştı. Şimdi aynı şeyi Beşar Esad’ın zulmünden kaçan Suriyelileri Türkiye’ye kabul eden AKP iktidarı yapıyor. Onun için Suriyeliler ülkelerine dönmek zorunda; hem de biran önce. Diğeri AKP iktidarının kendi kendine söyleyip inandığı masallara giriyor. 
(Metin Kondel)

**************

  Einstein görelilik kuramını ortaya attığında bütün dünyada şok etkisi yarattı. Çünkü Einstein 200 yıldır süregelen Newton fiziğini yanlışlayan bir teori ortaya atmıştı. Bunun üzerine İngiltere Kraliyet Bilimleri Akademisi toplanır ve Einstein 'in teorisini masaya yatırır. Bu arada anılan akademi dünyanın hala hayatta olan en eski bilimler akademisidir. 1660 yılında kurulmuştur. Newton da bu akademinin üyesiydi ve bir dönem başkanlığını da yapmıştı. Dolayısıyla Akademi yıllardır örnek aldıkları efsane üyeleri ve aynı zamanda kendi milletlerinden olan Newton'un yanıldığını gördüklerinde bunu örtbas etmek yerine bilimin ışığında ilerlemeyi tercih etmiş ve Einstein'a hak ettiği payeyi vermişlerdir. Akademi üyeleri yine de emin olmak için Einstein'a Newton'un teorisinin yanlışlığını sorarlar. Einstein şöyle cevap verir. ''Hayır Newton yanılmamıştı. Newton doğruya bir adım yaklaşmıştı. Bugün ben bir adım daha yaklaştım. Yarın başka birisi gelecek o da bir adım daha yaklaşacak.''
Evet herkes kabını doldursun anlamak istediğiyle... 
(İlham Süheyl)

 

Önceki ve Sonraki Yazılar