Gürsel Özgür

Gürsel Özgür

BEYAZ ÖNLÜKLÜLER

   Anladık mı, Beyaz Önlüklülerin fedakârlığını, çalışkanlığını, topluma adanmışlığını, mesleklerini ne kadar sevdiklerini, insanı yaşat ki devlet yaşasın diyen Şeyh Edebali’nin sözüne ne kadar bağlı kaldıklarını, aile kavramını iş ortamında yaşadıklarını, adeta mermisi olmadan manevi dünyasıyla düşmana saldıran bir Asker edasıyla donatım ve teçhizatı bile olmadan salgınla mücadele edebileceklerini, anladık mı?
Sanırım, umarım ve dilerim ki anladık. Yaşadığımız böyle bir acı tecrübeye gerek var mıydı?
Sağlık Çalışanlarının; Doktorundan, hemşiresinden, ebesinden, hizmetlisinden hiçbirini birbirinden ayırt etmeksizin ne denli önemli olduklarını ve olmazsa olmazlarımızın en başında geldiklerini anladık nihayet.
Peki ders alacak mıyız? Düzelme olacak mı?
Doktorun muayene için makamına çıkarken yine hep yapıla gelen davranış olan, sakız çiğneyerek girecek miyiz?
Toplumun en zeki, en çalışkan insanlarına, yaptığı tahsili ve bilgi düzeyini unutarak, bana şu ilacı yaz denecek mi?
‘’Hocam, benim hastama da, akrabam olur, bir zahmet, bir iki dakika bakıversene’’ denilecek mi?
Arabasının bakımını yaptırırken gıkı çıkmayarak paşa paşa ödeme yaparken, ‘’Ya beş dakikacık baktı, ne yaptı ki bu kadar para alıyor, yazık oldu parama’’ diye çemkirerek sağlığın her şeyin başı olduğunu yine unutacak mıyız?
Aslında, sağlık çalışanlarının büyük kısmının maddiyattan ziyade maneviyattan haz aldıklarını anladık mı? Kapitalizmin çarkları arasında kırılıp gittiklerini kavrayabildik mi? Buna onların sebep olmadıklarını kavradık mı?
Görev Aşkının da insani duygu olarak var olduğunu ve bu duyguyu Sağlıkçıların fazlasıyla hissettiklerini duyumsayabildik mi?
Milletin en zeki, en akıllı, en çalışkan, en başarılı evlatlarının hangi mesleği seçtiklerini hatırlayabildik mi?
Hayatını okumak ve öğrenmekle geçiren insanların kendini aşağılayan, darp eden, şiddet uygulayan veya uygulayanı seyredenlere karşı bile ne denli insan sevgisiyle dolu olduklarını ve insan ayırt etmediklerini gözlemleyebildik mi?
Dayak yiyor, vazgeçmiyor. Şiddete maruz kalıyor, yeter artık yapmam demiyor. Parasıyla dans eden bazı görgüsüzlere, gücü elinde tuttuğunu sanan bazı siyasilere tahammülsüzlük etmiyor, isyan etmiyor…
Bir an düşünmenizi istiyorum. Siz, bir insana iyi geldiniz, bir derde deva oldunuz, iyileştirdiniz ve size ‘’ İyi ki varsınız’’ dediler. Ne hissedersiniz?
Bu mutluluğun tarifini bile yapabilmek çok zor değil mi? Çünkü insana dokunmanın, faydalı olabilmenin anlatılamaz bir hazzı vardır.
Türk Kızılay’ından; "verdiğiniz kan ihtiyaç sahibine iletilmiştir, bir hayat bağışladığınız için teşekkürler" mesajı aldığımda çok etkilenmiştim ve günlerce o keyfi yaşadım… En mutlu olduğum anlardandı…
Gelin Yeni Dünyada yeni bir anlayış filizlenmeye başlasın ki geleceğimizi kurtarabilelim. Sevginin egemenliğinde sosyal adaletin sağlanması sorun yumaklarını çözecektir.
Doktorlar özelinde saygıdan söz ederken diğer meslek gruplarının da her birinin saygıyı hak ettiğini belirtmek isterim. Mutlaka her meslek her insan şüphesiz saygı duyulmayı hak eder ancak emeğinin karşılığından fazlasını yani deveyi hamuduyla götüren azınlık hariç olmak üzere…
Paranın, maddiyatın, gücün saygınlığından ziyade anlayışın saygınlığına yönelmeli ve önemsemeliyiz.
‘’Olmaya devlet cihânda bir nefes sıhhât gibi’’ derken Kanuni Sultan Süleyman’da sağlığın ne denli önemli olduğuna özellikle vurgu yaparak en yüksek değer olduğunu ifade etmiştir.
Bu Pandemi’de en çok zararı Sağlık Çalışanları gördü ve görmeye devam ediyor. Çoğu da savunmasız yani gerekli teçhizatı bile olmadan, gık bile demeden çalışıyorlar, hayatları pahasına… Demezler çünkü yeminleri vardır, insanı yaşatmak üzerine…
İyi ki varsınız;
Doktorlarımız, hemşirelerimiz, ebelerimiz, paramediklerimiz, tüm sağlık çalışanlarımız, iyi ki varsınız…
Bundan böyle değil size fiske vurmak yan bakanlara yazıklar olsun, elleriniz dert görmesin, yüreklerinize sağlık, hep sevgiyle kalın…
Doktorlara da sözüm ‘’Deontoloji’’ dersinin içini yine eskisi gibi doldurun ve gereğini yapın ve birbirinize kenetlenin…
Askerlerin sağlıkçılara verdikleri selam görüntülerini hep hafızalarımızda tutarak unutmayalım ve biz de esas duruşta selam duralım,
‘’Beyaz Önlüklülere…’’
Sağlıcakla kalın, saygılarımla…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Haber yorum bölümünde Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.