Semi Hamzaçebi

Semi Hamzaçebi

BİLİRKİŞİLİK

Bir uyuşmazlığın dava yoluyla giderilmesi için kimi hâllerde hâkimin özel veya teknik bir bilgiye ihtiyacı olabilir. Hukuki konuların en yetkini olduğu kabul edilen hâkimin, uyuşmazlığı giderebilmek için ihtiyaç duyduğu, beş yıllık meslekî kıdeme sahip, bilirkişilik temel eğitim programlarına katılmış, hukuk dışındaki, özel veya teknik bilgiyi ona sunan gerçek veya tüzel kişiye bilirkişi denilmektedir. 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu da ise bilirkişiyi; “Çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde oy ve görüşünü sözlü veya yazılı olarak vermesi için başvurulan gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi” şeklinde tanımlamıştır.

Bilirkişinin haiz olması gereken nitelikler şu şekilde sıralanmaktadır: Dürüstlük, bağımsızlık, tarafsızlık, yetkinlik ve güvenilirlik. Bilirkişi yargılamada adil bir karar verilebilmesi açısından, hâkime yardımcı kişi konumundadır. Hüküm kuracak olan hâkimin vereceği kararın sıhhati, her ne kadar takdiri delil niteliği taşısa da bilirkişi raporundan doğrudan etkilenir. Ayrıca bilirkişilerin dürüst olmaması ve gerçeğe aykırı bir rapor vermiş olmaları durumunda, Türk Ceza Kanunu’nun 276’ncı maddesi uyarınca cezalandırılması mümkündür. Bilirkişi olarak atanacak kişinin bağımsız olması gerekir. Bağımsızlıktan maksat, bilirkişinin görüşünü beyan ederken herhangi bir idari makamın ve özellikle yürütmenin ya da mahkemenin emir ve talimat verememesi, tavsiye veya telkinde bulunamamasıdır. Diğer bir ifadeyle bilirkişinin bağımsızlığı, tıpkı hâkimlerin bağımsızlığında olduğu gibi onun devletin üç temel erkinden de etkilenmeden, özgürce görüşlerini ifade edebilmesi anlamına gelir. Bilirkişi taraflardan bağımsız olmalı, yani tarafsız olmalıdır. Nasıl ki hâkim taraflara eşit mesafede olmalıdır, bilirkişi için de aynı gerekçelerle bu kural geçerlidir. Tarafsızlığı güvence altına almak maksadıyla bilirkişinin aynı zamanda, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım yapmaksızın görevini yerine getireceği öngörülmektedir. Bilirkişinin yetkin olması gerekir. İhtiyaç duyduğu özel veya teknik bilgiyi hâkime sağlayacak olan bilirkişinin, gerçekten ilgili özel veya teknik bilgi açısından uzman olması icap eder. Bilirkişilik görevinin ehil kişilerce yerine getirilmesi gerekir. Bilirkişi, hâlihazırda icra ettiği mesleğin gereği olarak belirli bir alanda uzman olan kişidir. İşte yargılamada, sözkonusu kişinin bu uzmanlığını mahkeme ve hâkim ile paylaşması beklenmektedir. Bilirkişiden beklenen yararın sağlanabilmesi bu yetkinliğe bağlıdır. Bilirkişinin bu uzmanlığını oy ve görüşüne yansıtırken, kullandığı teknik ifadeleri, görevlendirmeyi yapan mahkeme ve taraflarca anlaşılabilir bir dil ile açıklaması icap eder. Bilirkişilik görevini icra edecek kişinin güvenilir olması gerekir. Tıpkı hâkimlerde olması gerektiği gibi, bilirkişilik görevini de üstlenen kişinin iyi bir ahlaka ve sağlam bir kişiliğe sahip olması gerekir.

Bilirkişilik yapmaya şartları uyan kişilerin bilirkişilik temel eğitimine katılmaları zorunludur. Eğitim kuruluşlarınca, katılımcıların derslere devam durumunu gösteren çizelge düzenlenir ve derslerin 1/12’sine devam etmeyenlerin eğitim programıyla ilişiği kesilir.

Bilirkişilik temel eğitimine, Bilirkişi listelerinde yer almak isteyen ve beş yıllık meslekî kıdem kazanmış kişiler katılabilir. Bilirkişilik temel eğitimi 3 yıl geçerli olup, sonrasında yenileme eğitimi verilir.

Alanlarındaki uzmanlıkları ve bilimsel yeterlilikleri dikkate alınarak, bilirkişilik temel eğitiminden ve listeye kaydolmaktan muaf tutulacaklara ilişkin usul ve esasların belirlenmesine dair genelgeye göre oluşturulan listede yer alan kişiler temel eğitimden muaftır. Ayrıca, 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’na göre yetkilendirilen gayrimenkul değerleme uzmanları için, 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 15 inci maddesi gereğince sadece kamulaştırma alt uzmanlık alanında görev yapmak kaydıyla, bilirkişiliğe kabul şartları bakımından temel eğitim alma şartı aranmaz. (Adalet Bakanlığı bilirkişilik temel eğitim kitabı)

Bilirkişi kararları ve sonrasında yaşanan süreçler irdelendiğinde birçok olumsuzlukların oluştuğu gözlenmektedir. Beşirli sahil kıyı kenar çizgisi tespitlerindeki farklılıklar buna açık örneklerdir. Özellikle mühendislik alanlarında 5 yıllık mesleki kıdem şartı istenmesi doğru olmakla beraber, mesleki alanda hiçbir şey yapmadan 5 yılı doldurmuş kişiler bir konuda uzman sayılmamalıdır. Bütün mühendislik dallarında birçok alt bilim dalı bulunmakta ve bu dalların hepsi ayrı ayrı uzmanlık konularını içermektedir. Bu sebep den dolayı bilirkişi tayinleri uzmanlığa göre belirlenmeli ve yetkin mühendislik kavramı tüm mühendislik dallarında yeniden gündeme alınmalıdır.

Güzel günler dileğiyle.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.