Ömer Turan - Sözcüklerin Dili

Ömer Turan - Sözcüklerin Dili

Bir Kitap: Tanrı Kuşlarıyla Buluşmak

        Birçok okur gibi ben de Ursula K. Le Guin’i Mülksüzler romanıyla tanıyıp sevdim. Bilim kurgu ve fantastik edebiyata çok ısınamayan biri olarak bu kitabı o kategori içine koyamamıştım nedense. Hep var olmasını istediğim yaşam biçimini, bir grup anarşist üzerinden iki farklı gezegenin varlığıyla anlatıyordu roman: Anarres ve Urras gezegenleri… Biri kapitalist diğeri anarşist. Ki, romandaki şu cümle beynimi meşgul etmişti uzun bir zaman: “Sahip olmak yanlıştır. Paylaşmak doğrudur. Tüm benliğinden, bütün o geceler ve günler boyunca tüm yaşamından başka neyi paylaşabilirsin ki?” (Mülksüzler / Metis / Türkçesi: Levent Mollamustafaoğlus, S:52).

Ursula K. Le Guin’in birkaç şiiri Bülent Somay’ın kişisel çabalarıyla dilimize çevrildi ancak yayınevi etiketiyle sahip olacağımız bir şiir kitabı yoktu henüz. 2017’nin sonlarına doğru Yitik Ülke Yayınları, Gökçenur Ç. çevirisiyle bu eksiği de gidermiş oldu böylelikle. İyi bir şair ve çevirmen olan Gökçenur, Tanrı Kuşlarıyla Buluşmak’ın “Bilgeliğiyle Değil Gençliğiyle Bizi Şaşırtan Bir Şair” başlıklı önsözünde hız çağına da atıfta bulunarak; “2015’te üst üstte geçirdiğim zatürrelerle doktorlar beni eve hapsettiklerinde kendimi, ne kadar ihtiyaç duyduğumun farkında olmadığım bir yavaşlık içinde buldum. O yavaşlıkta geçmek bilmeyen zamanı doldurmak için çevirmeye başladım Ursula K. Le Guin şiirlerini,” diyor çeviri sürecini anlatırken.

 

Gazeteler savaş haberleriyle dolu

başım çatışmalar ve

antik kentlerin kalıntılarıyla.

 

Yağmurlu aydınlıkta bir mavi balıkçıl

süzülür kararan kamışların üstüne

ağır, yumuşak, taş kalpli.

(Orada, Burada, Bataklıkta / S: 110)

 

Tanrı Kuşlarıyla Buluşmak, Ursula K. Le Guin’in 60’lardan başlayarak 2000’li yılların ilk çeyreğine kadar uzanan şiir yürüyüşünün ayak izlerini kapsıyor. Bir anlamda bu kitap, şair Ursula K. Le Guin’in şiir dilinin nereden nereye geldiğinin de bir göstergesi. Kendi deyimiyle, şiir atölyelerinde alıştırma ve ödevler şeklinde başlayan şiir yolculuğu; zaman içerisinde belli biçimlere, ustaca örgülere ve dil becerilerine dönüşerek gizli bir tutkunun konuşmasına olanak sağlamış. İlk zaman şiirlerini biraz daha ölçüye ve kafiyeye sadık kalarak yazdığını, sonraki dönem şiirlerinde ise bu gibi tekniklerden uzaklaşarak serbest bir anlatıma geçtiğini söylemek yanlış olmaz.

Ursula K. Le Guin, romanlarında olduğu şiirlerinde de insanı merkeze alıyor. Bir farkla; insan/sistem eleştirisi bağlamında değil de bu kez insan/duygu derinliği ve yolculuğu ekseninde sürüyor yaşamın izini. Bu bakımdan dil ve tema olarak iki farklı Ursula K. Le Guin ile karşı karşıyayız. Şiirlerini besleyen çocukluk zamanlarını, dostluklarını, savaşları, ölümleri, kadınları ve yaşamın kendisi olan gerçeklikleri; doğa üzerinden ilişkilendirerek akıl ve hayal gücünden damıtıp özetliyor okura. “Bir şiir, insana ait nitelikleri taşla, nehirle, ağaçla ve diğer şeylerle ilişkilendirerek bunu gerçekleştirebilir,” diyerek şiir poetikasının da altını çiziyor bu sözüyle.

En zor uğraşlardan biridir, başka dilden şiir çevirmek. Hele de dizelerin her birinin farklı katmanlardan ve çağrışımlardan oluştuğu düşünüldüğünde… Çeviri bir şiirde, şiirle okuyucu arasına bir soğukluk, bir yabancılaşma ve mekanik sesler giriyorsa -anlam ya da duygu bakımından olsun, hiç fark etmez- aslının nasıl olduğu çok da ilgilendirmez okuyanı. Çünkü başarısız ya da yetersiz bir çeviridir o. Başta da söyledim, iyi bir şair olmasının yanı sıra iyi de bir çevirmen Gökçenur Ç. Tanrı Kuşlarıyla Buluşmak’ı okumaya başlayıp da sayfalarda ilerledikçe Ursula K. Le Guin’in bu şiirleri Türkçe yazdığı düşüncesine kapıldım. Çeviri şiirlerin başarısı konusunda başka söze gerek var mı? Gökçenur, şiir birikiminin ona öğrettiği tüm estetik ve dil/ses birlikteliğini ustalıkla yerleştirmiş Tanrı Kuşlarıyla Buluşmak çevirisine…

 

Yumuşak, çok büyük bir ayaklanma

her yerini işgal eder karanlığın,

bir mırıltı, bir avunma

dünyada, kaynakta, canda.

(İlkyaz Gecesi Yağmuru / S: 133)

 

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Haber yorum bölümünde Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.