Osman Cudi Yılmaz

Osman Cudi Yılmaz

BİR YAZI YAZDIK KIYAMET KOPTU!


Geçtiğimiz Pazartesi günü, “Vali, ziyaretine geleni kovar mı?” başlığıyla bir yazı yazdık, kıyamet koptu!


Gerçi, her nedense bizim gazeteden başka gazeteler de bu konuyu es geçmişlerdi! Üstelik olay TTSO’da Meclis Üyesi Özcan İlarsan tarafından ifşa edilmişti.


Olayın gelişimini Sayın Hasan Kurt Olta köşesinde detaylarıyla yazdı.


Ben ise bu olayın ne maksatla TTSO meclis toplantısında ve olaydan 1,5 ay sonra gündeme getirilmesine değinmiş, bazı kişilerin bir takım hesaplar peşinde olduğunu yazıp, yorumlamıştım.


Şimdi olayı daha açık bir şekliyle yazmak gerekirse, olan biteni sizlere şöyle aktarabilirim.


İstanbul’da her yıl düzenlenen EMİT turizm fuarına Trabzon’dan da bir organizasyonla katılım sağlanıyor.


Bu olaya bir önceki Vali Hüseyin Yavuzdemir de destek verilmesi yönünde tavır aldığı için Özel İdare bütçesinden belli bir miktarda para aktarılıyordu.


Yeni Vali Nuri Okutan ise turizm fuarı için Özel İdare bütçesinden sağlanan katkıyı bu yıl “Okuma Kampanyası”nda kullanacağını işin ta başında Kültür ve Turizm Müdürü’ne bildiriyor.


İl Kültür ve Turizm Müdürü Öncel’de Vali Okutan’a, “Efendim bu konuda sözleşme imzaladık, katılmazsak bile katılım payının yarsını ödemek zorunda kalırız” diye anlatamıyor.


İl Kültür ve Turizm Müdürü öncel, bu konuyu turizmci işadamlarına aktarınca onlar da konuyu Vali Okutan’la görüşmek üzere vilayete gidiyorlar.


Vali Okutan, kararlı olduğu için, turizmci işadamlarının görüşme talebini, “Toplantım var” diye geri çeviriyor.


Valilik Özel Kalem Müdürlüğü’nden geri dönen turizmcilerden Ali Kaynar bunu içine sindiremiyor.


Ve Trabzon’da yayınlanan bir yerel gazetenin üst yöneticisine durumu anlatarak, Vali Okutan’ı şikâyet ediyor.


Sonraki gün de söz konusu gazetede Vali Bey’i kamuoyuna şikâyet eden haber çıkınca, Vali Bey, özel kalem aracılığıyla turizmci işadamlarını makamına davet ediyor. 


İşin ilginç esprisi, turizmci işadamlarından bir veya ikisi “Gazete yoluyla Vali Bey’i kamuoyuna şikâyet edince yola geldi, randevu verdi. Bu iş tamamdır” diye düşünürken, ziyaret sırasında tam tersi bir durum yaşanıyor.


Bunun da nedeni turizmci işadamlarından birinin olayı gazeteciye şikâyet etmesi oluyor. Vali Okutan bu duruma inanılmaz derecede sinirleniyor.


Aslında bu işi yüzüne gözüne bulaştıran biri varsa o da, olayı her ayrıntısıyla Vali Okutan’a anlatmayı beceremeyen İl Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet Öncel.


Onun beceriksizliği işin daha da sarpa sarmasına neden oluyor. 


Neyse biz tekrar konumuza dönersek, turizmci işadamları Vali Bey’den, “Ne kadar katkı yapmamız gerekir” babından sözler beklerken, bir de ne görsünler özellikle gazeteye yazdırılan haberden dolayı Vali Bey kızıyor.


Bu konuyu ben, Ali Kaynar’a sorduğumda, bana ifadesi, “Gazeteci ilk ziyaretimizde valilik Özel kalemi’ndeydi. Kendisi görerek yazdı” şeklinde oldu.


Ama ben bunu söz konusu gazeteciye sorduğumda, “Hayır ağabey, bize durum anlatıldı, biz de onun üzerine haber yaptık” dedi.


Demek ki, olay Ali Kaynar’ın anlattığı gibi değildi!


Ayrıca burada Vali Okutan’a karşı bir tertip vardı. O da; “Siz Vali olarak bize destek vermezseniz biz de sizi gazete aracılığıyla kamuoyuna şikayet eder, istediğimizi elde ederiz” yanlış anlayışıydı.


Bu şekilde bir valiyi gazete yoluyla kamuoyuna şikâyet haklı olarak Vali Okutan’ı çileden çıkarmıştı.


Bunun üzerine de bize aktarıldığı kadarıyla; “Ne parası kardeşim benim size verecek 10 kuruşum yok. Ben var olan kaynağımı okuma kampanyasına harcayacağım. Bu ziyaret de burada bitmiştir. Benim toplantım var, gidebilirsiniz” türünden konuşmayla sonuçlanmıştı.


İşe ben de geçen yazımda yapılan yanlışları bu açıdan kamuoyunun dikkatine sundum.


Bu konuda birçok yanlış söz konusu. En başta İl Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet Öncel, konuyu Vali Okutan’a yeterince anlatamadığı için hatalı.


İkincisi, TTSO Meclis Üyesi Özcan İlarsan’ın, konunun TTSO meclisiyle uzaktan yakından ilgisi olmamasına rağmen ve üstelik olaydan 1,5 ay sonra açıklaması yanlış.


Üçüncüsü, gümüşçü Ali Kaynar’ın gazeteci vilayette olmamasına rağmen, “Gazeteci oradaydı, duydu yazdı” demesi başlı başına yanlış.


Dördüncüsü, bir ilin valisini ikna edemediğiniz bir konuda, gazeteler üzerinden kamuoyuna şikâyet, bu da yetmedi TTSO meclis toplantısında meclis üyelerine dolayısısyle kamuoyuna şikâyet, yanlış üstüne yanlış.


Bu konuda yapılan yanlışları artırabiliriz elbette, ancak bu işi kotaranlar oturup yaptıkları veya yapmak istedikleri ama Vali Okutan’a yaptırtamadıkları yanlışları düşünmeliler.


Ha burada bence ucuz düşüncelere kurban edilmiş biri varsa o da Zorlu Yönetim Kurulu Üyesi Osman Terzi’dir.


Osman terzi, bugüne kadar Trabzon’la ilgili ne varsa elinden geldiği kadar katkı koyan bir işadamımız. Bu olayda da öyle. Yine de katkısını koymuş ve söz konusu fuarda olalım demiş. Bunun için de elini cebine atmış.  Ama o da beraber hareket ettiği arkadaşlarının yaptıklarını bir gözden geçirmeli ve ona göre hareket etmeli sanıyorum. Benim kendisinse tavsiyem bu!


Yoksa bırakın Vali Nuri Okutan’ı, her kim olursa olsun, gazete yoluyla kamuoyuna şikâyet edilerek bir emrivakiyle karşı karşıya bırakılan her insan kızar, tepki verir. 


Vali Nuri Okutan da bu tepkiyi vermiştir. Sonra da hırsı geçince ve belki de bir anlamda gönül almak üzere Osman Terzi’yi arayıp tekrar davet etmiş. Ama bu kez de Osman Terzi, davete icabet etmemiştir. 


Olayın içyüzü de budur.


 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Haber yorum bölümünde Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.