Bir Zamanlar Trabzon

Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, aylar önce, ‘Abi, gazetede yazdığın tarihi yazıları, neden kitap haline getirmiyorsun. O yazıların, Trabzon hakkında bilgi edinmek isteyenler için çok önemli kaynak’ demişti. Genç ile geçenlerde sohbetimde yine aynı konu gündeme geldi ve ‘Abi, hala kitap çıkmadı. Üzerimize ne düşüyorsa yerine getiririz’ dedi.bir-zamanlar-kismina.jpeg

Bir aya kadar önce gazetemiz danışmanlarından Abdullah Şanlı’ya, yazılarımı toparlamasını söyledim. Abdullah kısa süre içerisinde yüzlerce yazı ile geldi. Yazıları tekrar gözden geçirdik ve bir kısmı ile ‘Bir Zamanlar Trabzon’, Kadim Kentin Görkemli Geçmişi(1) adlı ilk kitabı hazır hale getirdik. Dergihane patronu Serdar Şahin de diğer yandan kapağı hazırladı.

Kitabımıza daha baskıda iken talep gelmeye başladı. İlk baskı bitince ikinci baskıyı yaptırdık.

***

 

Kitabın önsözünde; ‘Trabzon; farklı uluslara, farklı halklara ev sahipliği yapmış, kuzeyden güneye, doğudan batıya göç almış, göç vermiş, farklı uygarlıklara, farklı dinlere ev sahipliği yapmış bir kent’ dedik.

Ve bu kentin kapsamlı olarak yazılmayan tarihi ne yazık ki,1461-1900’lü yıllar arası... Yani Osmanlı dönemi… Bir Zamanlar Trabzon (1-2) adlı eserlerimizde ağırlıklı olarak 1900’den sonraki anılar, farklı yazarların Trabzon üzerine yaptıkları araştırmalar, yazılar ve benim yazılarım var.

Alıntı yaptığım yazıları yazanların büyük çoğunluğu ile geçmişte sohbetim olmuştu. Mahmut Goloğlu, Mustafa Kemal Sayıl, Toker Dereli, Şevket Çulha, Kudret Emiroğlu, Hüseyin Albayrak, Veysel Usta gibi…  İkinci kitabın sonunda alıntı yaptığım yazıları yazanları ve eserleri de belirteceğim.

***

 

‘Bir Zamanlar Trabzon’ (1-2) adlı eserlerde nokta atışı yapmayı hedefledim. Okuru teferruata boğmadan bazı tarihi mekanları ve kentte iz bırakan kişileri, farklı bir anlatımla kaynak göstererek yansıttım. Eserin, basımını yaptığımız 1. ve basılacak olan 2.’sini eline alan, göz gezdiren herkesin Trabzon’un dünü hakkında az çok bilgi sahibi olmasını amaçladım.

Gazetecilik yaşamımda her daim açık ve net olmayı prensip edindim. Bu çizgim bana para değil, dost kazandırdı. Kuzey Ekspres olarak daha önce ‘Trabzonspor’u yönetenler’ adlı bir eser yayınlamıştık. Epey eksiği olmasına rağmen büyük ilgi gördü. Bu eserin tüm gelirini gazete için kullandım. ‘Bir Zamanlar Trabzon’ adlı eserin gelirini de eğitim alanında değerlendireceğim.

***

 

40 TL’den satılacak olan 294 sayfa ve 70 gram kitap kağıdına basılan ‘Bir Zamanlar Trabzon’ adlı eserimiz, anlaşma sağladığımız kitapçıların vitrinlerinde olacağı gibi, posta giderini bizim karşılamamız şartıyla isteyen okura da ulaştıracağız. Trabzon’da ise Ra, Beşikçi, Akademi, Akoluk gibi kitapçılarda da hafta içerisinde satışa sunulacaktır. Ayrıca, kitabın internet siteleri üzerinden satışı için de çalışma yapmaktayız. Posta ile istenilecek kitapların posta giderleri de tarafımızdan karşılanacaktır.

Kadim Kentin Görkemli Geçmişi’ni farklı kaynaklardan ve gözlemlerimizden anlatmaya çalıştığımız ‘Bir Zamanlar Trabzon’ adlı eseri, Trabzon’un geçmişini merak edenlerin okumasını, bilgi tazelemesini umut eder, bu esere destek veren herkese teşekkür ederim.

 

 İstanbul’da 4 gün!

 

Önceki hafta İstanbul’da idim. Trabzon’da olup bitenleri uzaktan izledim. İstanbul, coronavirüs nedeniyle dünyanın her büyük- küçük kenti gibi alabora olmuş… Caddelerde, insandan çok otomobil var. Metro ve metrobüsler yarı yarıya boş. AVM’lerin büyük çoğunluğu bu gidişle kepenk kapatır. Büyük firmalar direnir ama kişi mağazalarının sahiplerinin işi zor. Binlerce restorandan iş yapanların sayısı yüzde beşi geçmez. İş yapanların önemli bölümü de restoran zincirleri. İnternet üzerinde yemek, temel ihtiyaç maddeleri vb. satışları artmış. Sokaklar motorlu kuryelerden geçilmiyor. Üniversitelerin bir kısmı uzaktan eğitim veriyor, çoğu kapalı.

***

 

İstanbul’da birilerini ziyaret etmek de sorun. Devasa büyüklükte bir kent! Bir ucundan diğer ucuna ancak bir günde gidip gelirsin. Buna rağmen yine de çok sayıda dostumuzla, arkadaşımızla görüştük. TFF Yönetim Kurulu üyesi Mustafa Hacıkerimoğlu, TAV patronu Sani Şener, ASAŞ A.Ş. Yönetim Kurulu başkanı Safa Bayar Yavuz, Kadıköy Belediye Başkan Yardımcısı Altan Şentürk, Hastürk Grup sahibi Hasan Kadayıf, Trabzon Vakfı Başkanı Ergun Gürsoy, Başkan yardımcısı Erdal Atalay, işadamı Şemsi Hancıoğlu, Mahmut Aksu, gazeteci Ali Değirmenci, Hayrettin Bektaş, Erdinç Varlıbaş,  kuzenimiz iş adamı Zeki Kara sohbet ettiğimiz isimler arasında.

Yoğunluk nedeniyle arayamadığımız İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çelik, Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, TS asbaşkanı Mehmet Alp, 2. başkan Ertuğrul Doğan, TS eski başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, TS eski başkanı Muharrem Usta, işadamı Coşkun Bülbül ile kısmet olursa bir sonraki İstanbul seyahatimizde görüşeceğiz.

 

Hacıkerimoğlu-Atalay Buluşması

 

TFF Yönetim Kurulu üyesi işadamı Mustafa Hacıkerimoğlu’nun merkez ofisi Etiler’de idi. Bir süre önce geçici olarak ofisini Beylerbeyi’nde tarihi bir binaya taşıdı. Hacıkerimoğlu ile bu ofiste gece yarılarına kadar sohbet ettik. Sohbette İYİ Parti GİK üyesi Şükrü Kuleyin de vardı. Konu Trabzonspor’du. Hacıkerimoğlu, TFF’deki çarpık yapılanmayı anlatırken, Türk sporunu yöneten bu kurumda iki çete olduğu söyledi. Görüşlerini Cumhurbaşkanına da anlattığını belirtti. Hacıkerimoğlu, TFF’ye Trabzonspor’un temsilcisi olarak girmediğini ifade ettikten sonra, ‘Ama ben Trabzonsporluyum. Trabzonspor’un ve diğer kulüplerin haklarını korumak için oradayım. Ben her kulübe Adalet diyorum’ dedi.

Hacıkerimoğlu, TFF’den dönem dolapları uzun uzadıya örnekler vererek anlattıktan sonra Trabzonluların ve Trabzonsporluların birbirlerine destek vermelerini ve diğer güçlere karşı tek yumruk olmalarını söyledi.

Hacıkerimoğlu’ne bu ifadelerinden sonra, ‘TFF ve Trabzonspor eski yöneticisi Erdal Atalay ve arkadaşlarının kavgasını hatırlattım ardından da, ‘Erdal beyle bir araya gelip gelemeyeceklerini’ sordum.

Hacıkerimoğlu, ‘Erdal abi bizim büyüğümüz. Ben, bir yapı ile mücadele ediyorum. Mücadele ettiğim ekibin önde gelen kişisiyle bir araya geliyorlar, yemek yiyorlar. Ve o kişi, bu yemeği malzeme yapıyor’ dedi ve ardından, ‘Erdal abiyle, herkesle bir araya gelirim, Trabzonlular amca çocukları, Trabzonsporlular akrabadır’ diye ekledi.

Hacıkerimoğlu’nun bu söyleminin ertesi günü Şükrü Kuleyin ile Trabzon Kültür Vakfı Derneğine gittik. Erdal Atalay bizi karşıladı. Bir süre sohbet ettikten sonra Atalay’ın koluna girdim, ‘Abi bir yere gidiyoruz’ dedim ve kalktık. Şükrü Kuleyin’in aracına bindik bir kaç yüz metre ileride Hacıkerimoğlu’nun ofisine gittik.

Hacıkerimoğlu, Atalay’ı sıcak karşıladı. TFF’de olup bitenleri anlattı. Atalay, ‘Bu olayların yüzde birini bile bilmiyorum’ dedi. Sohbet epey uzun sürdü. Trabzon Kültür Vakfında ileriki günlerde bir araya geleceğimiz bir yemekte buluşmak üzere ayrıldık. Görüşmeden Hacıkerimoğlu da, Erdal Atalay da mutlu oldu.

Bu görüşmeden sonra, birilerinin fotoğraf paylaşması, sosyal medyada farklı yorumlar yapması çok da önemli değil.

Önemli olan; Trabzonspor’un başarılı olmasını isteyenlerin, birbirlerini eleştirseler de, yeri geldiğinde eteklerindeki taşları dökmesi, ‘ben ve biz’ egosundan sıyrılarak bir araya gelmeleridir. Trabzonsporlular birlik ve beraberlik içerisinde oldukları müddetçe, aşamayacakları engel yoktur. Ben buna inanıyorum…

 

Hasan KURT

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar