Rasim Efendioğlu

Rasim Efendioğlu

BİREYSEL SİLAHLANMA İLE NE AMAÇLANIYOR?

   Silah, bir savunma korunma aracı olursa belki olur diyeceğiz de saldırı için öldürmek için olursa nasıl olur, diyelim. Bir ozanımız “Şakacığı bile çirkin bir canlıyı öldürmenin” diyor güzel bir şiirinin bir dizesinde. Yıllar önce küçük çocuklara ezberletirdim. Evet bir canlıyı öldürmenin şakası bile çirkin. Av... Kimileri ağzının suyu akarak Av diyor. Neyin avı? Avladığınız hayvanın silahı var mı? Yoo, zavallı bir hayvan. Öldürdüğü ördeklerle poz veren, geyiklerle poz veren, kafasını kesip kapısının üstüne çakan, odasında süs olan zalim avcı. Neyse biz avı geçelim de insanlar bireysel silahlanıyor. Birbirlerini avlıyor ve elindeki silahla kimi kez kendisini bile avlıyor. Eşini, çocuklarını, yakınlarını öldürenler.
Belinde bilmem ne marka silah, omzunda tüfeği... Şenliklere gidiyor, düğünlere katılıyor gururla namluyu havaya dikiyor ve çuvallar dolusu mermi atıyor. Ekonomik yönü ayrı. Birde namlu şaşıyor ya kendisine ya da çok yakınına. Birdenbire o güzelim alan kana boyanıyor. Ya damat ya da gelin de isabet alabilir. Kanlı bir gelinlik, gözler kan çanağı.
Tabancası ile tüfeği ile övünenler. Tabancasına türkü dizenler… Karadenizli silahı çok sever. Neden çok sever. Eskiden koşullar ağırdı, hırsız soyguncu namussuz vardı. Doğal koşullar acımasız. Savunmak ve güven için silah gerekli olabilirdi. Ancak bu da bir övünç vesilesi olmamalıydı. İşte o yıllardan kalmış o türküler. Bugün çok farklı. Bugün silahı bir zenginlik nişanesi bir kahramanlık nişanesi diye saklayanlar var. Onlara katılmıyorum.
 
YA DEVLET SİLAHLANMAYI ÖZENDİRİRSE
12 Eylülden sonra Merhum Özal zamanında çok ilginç değişiklikler olmuştu. Dövizin serbest dolaşımı, ithalatın kolaylaştırılması, yabancı mal özentisi, yerli malın horlanması ve asıl konumuz BİREYSEL SİLAHLANMA. Bilmeyiz tam nedenini de bireysel silahlanmayı ruhsatlı silahlanmayı özendirme olarak görülmüştü. Ruhsat gelirlerinden devletin kazanması. Bu nedenle silahlanma özendirilir mi? Peki uyuşturucu satarak da gelir elde edilirse bu da özendirilir mi?
Silahlanma... Bireysel silahlanmayı bir yana bırakalım da devletlerin aşırı silahlanmasına da karşı olmalıyız. Yaşamının büyük bir kısmını savaş meydanlarında geçiren büyük insan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün en temel ilkesi ne... YURTTA BARIŞ DÜNYADA BARIŞ... Bu ilkeyi uyuşukluk korkaklık olarak nitelendirmeye kalkanlar şu son 30-40 yıllık görüntüye bakıp utanmıyor mu? Her köyde bir şehitlik, her aileden bir şehit. Neler kaybettik de ne kazandık?
Elbette devletlerin silahlı gücü var. Çünkü dünyayı biz şekillendirmiyoruz. Düşmanınız varsa ve silahlıysa siz de silahlanırsınız. Ancak her an ve koşulda yine silahsızlanmadan yana olarak…
Ve bireysel silahlanma. Bunda amaç ne? Kime karşı neye karşı? Komşunuza , akrabanıza ve belki aile bireylerinize. Yo yayla ortasına, yayla şenliklerine çıkarken bir kutu, bir çuval mermi götürdüm bol bol attık. Hani can kaybı tehlikesi bir yana da harcanan onca para niye? Beyefendinin silahı ruhsatlı devlete vergi ödüyor. Silahı çok pahalı kabzası altın. Vay be ne diyeceğiz, çok farklı bir adam çok zengin mi çok kahraman mı?
Evet devlet de bu işi teşvik ediyor. Trabzon’un eski bir milletvekili şimdi de çok önemli bir görevde. O da bir basın açıklamasında her bireyin silahlanması gerektiğini belirtmişti. Neden niçin? Bir iç savaş hazırlığı mı ki Allah korusun . Yoksa silahlı kuvvetlere yardımcı halk kuvvetleri mi? Etmeyin eylemeyin. Bu adamlar hem de okumuş ha… Avukat çok yüksek devlet görevlisi.
 
BİR BAŞKA ÖRNEK DEVLET GÖREVLİSİ; VALİ NURİ OKUTAN
Nuri OKUTAN, eski bir vali. Türkiye Cumhuriyeti mülki idaresinde bana göre çok temiz ve güzel iz bırakan bir vali. Kaymakamlık yıllarında valilik görevi yaptığı yıllarda Türk Milli Eğitimine ve kültürüne çok önemli katkıları olmuş bir vali. Trabzon’un da eski valilerinden, çok güzel işler yapmış bir vali. Eğitime ve kültüre çok ilgi duyan katkı sağlayan bir yönetici. Büyük bir kitap dostu. Bu yolda çok önemli ve büyük bir ödül kazanmış ve bu ödülünü de tekrar eğitime bağışlamış bir insan.
Sayın OKUTAN bu ölçüde yararlı bir kamu görevlisi iken maalesef politikaya ilgi duymuş milletvekili olmuş. Ancak bu alan ona göre değil. Bu alan insan harcama yeri. Bizim
siyasi dünyamız insan harcama yeri. Gerçi bu alanda da çok onurlu ses çıkarmış, adını duyurmuş duyuruyor da onun yeri yöneticiliktir ve valiliktir. Gerçi siyasiler böyle vali istemez.
Okutan Trabzon’da valilik yapmış. Çok önemli hizmetleri olmuş. En önemli hizmetlerinin başında CAMİ KÜTÜPHANELERİ gelir. Gerçi bizim cami cemaati pek okumayı sevmez de camilerimizde çok güzel kütüphaneler var. İşte onlar Sayın Okutan’ın eseridir. Dinimizin birinci emri OKU... İşte bu emri yerine getirdi Sayın Okutan.
Nuri Okutan’ın bir başka önemli hizmeti Valilik yayınları olmuştur. Valiliğin olanakları ile Türk ve Dünya Klasiklerinden seçmeler yapıp bastırmış dağıtmıştır. Binlerce kitap bu yoldan basıldı dağıtıldı. Kitapların sunuş yazısında da amacı çok güzel belirtmiştir. Birçok kitapseverin kütüphanesinde kitaplığında onun kitapları var. Sayın Okutan bir kitap dostu olarak bir eğitim dostu olarak unutulmamalı. Çok az okuyan toplumumuz bu tür adamların çabaları ile dilerim bu uykudan uyanır.
 
OKUTAN'IN BİR BAŞKA YÖNÜ
Geçen haftalarda Nuri Okutan’ın bir gazetede uzun bir röportajı yayınlandı. Çok ilgi çekiciydi. Ne acıdır ki onun birçok yakın arkadaşı bireysel silahlanmaya farklı bakarken o tam karşıdan baktı. Bunun tehlikesini bir kez daha örnekleri ile vurguladı.
Ülkemizde hızlı bir biçimde bireysel silahlanmanın olduğunu söyledi. Ülkemizde 50 milyonun üzerinde ruhsatlı ve ruhsatsız silah olduğunu söyledi. Evet yukarıdan beri ben de bunu vurgulamaya çalışıyorum. Bu gidiş nereye. Niçin silahlanıyoruz? Bu konuda en ileri ülke ABD... Bu ülkede bireysel silahlanma çok yaygın. Çocukta bile silah var. Duyuyorsunuz bir ilkokul öğrencisi silahla okulu basıyor onlarca arkadaşını kurşuna diziyor. Kahve basanlar, sinema basanlar... Ya işte böyle… Hani bizim de yıllardır hep Küçük Amerika olma hayalimiz var ya… İşte bu hayali gerçekleştirmek.
Sayın Okutan eğitim ve kültür adamı ya o nedenle o da silaha karşı.
Artık yeter… Ülkemiz çok nazik bir noktada. Güneydoğumuz yıllardır sımsıcak. Irak sınırı, Suriye sınırı ve güneydoğumuz. Çok hassas bir nokta. Bu bölgede de olsa diğer bölgelerde de olsa bireysel silahlanma önlenmeli. Türkümüzde olduğu gibi tabancamın sapını gülle donatalım. Güllerle, çiçeklerle, kitaplarla, kuşlarla evlerimizi süsleyelim. Belimizde silah olmasın, omzumuzda silahla değil ipek şalımızla türkümüz çalınsın horon oynayalım halay çekelim. YAŞASIN SİLAHSİZ KAVGASIZ DÜNYA,,, Yaşasın BÜYÜK ATATÜRK’ÜN YURTTA BARIŞ DÜNYADA BARIŞ sav sözü. Sevmek ve sevilmek olsun son arzumuz...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.