Rasim Efendioğlu

Rasim Efendioğlu

BİRİNCİ YARIYIL BİTTİ, MİLLİ EĞİTİMİN DURUMU NE?

YENİ BAKAN, YENİ DÖNEM, SONUÇ…
Bu konuda artık yazmak istemiyordum. Ancak bu tabloyu gördükçe susamıyorum. En doğruyu ben düşünüyorum demiyorum. Ben bu tablo karşısında düşünce yürütmeye çalışıyorum. Yo hiçbir karşılık yok. Salt konunun öneminden giderek düşünmek zorundayım. Eminim sizler de sorumlusunuz. Çocuğunuz, torununuz, yakınınız bu sistem içinde. Hiçbir yakınınız olmasa da bu yurt bizim, bu ülke bizim, bu insanlar bizim kardeşlerimiz. Bağlıyız birbirimize. Bir ulusun bireyleri. Aynı ülküye bağlıyız, tarih bağı, kültür bağı, yurt bağı. Dedelerimiz bu yurt için can verdi, kan akıttı. İşte bu nedenlerle bu ülkenin sorunlarına kafa yormak zorundayız. Düşünce üretelim, sorunları çözüm yolları önerelim ola ki isabetli olur ve sorunlar çözülür.
Ülkemizin en önemli sorunlarının başında eğitim sorunları gelir. Çünkü bizim varlığımız insan. Zenginlik kaynağımız insan. Bu kaynağı hoyratça harcayamayız. Yarınlarımız buna bağlı.
Yeni döneme girdiğimizde birçok söz söyleyen, düşünür biraz umut verdi. Yeni bakan konunun uzmanı dendi. Sevindik, oh belki çözülecek bu sorun diye... Her gün basında yeni bir haber, yeni bir yorum. Bir yerinde bakanın olup olmadığını tam bilmiyorum, dilerim öyle olmaz… “Öğrenciliğimde okulla aram pek iyi değildi.” Dilerim bir basın abartması olsun. Yoksa okulla arası iyi olmayanın bakanlığı biraz düşündürür. Kendisi özel okul sahibi. Sanıyorum dershanesi de var. Eh böyle olunca işin ticari yanı ağır basıyor. Güvenlikte, sağlıkta, adalette, eğitimde ticaret bana göre pek uymaz. Ancak bu alanlara karışmış ticaret. Dileriz devlet ağır basar da halkı korur... Bilmem öyle oluyor mu?
NELER OLDU, NELER DUYDUK BU DÖNEM
Çok sağlam bilgi sızmadı. Basın haberleri. Örneğin ben bekliyordum geniş bir MİLLİ EĞİM ŞURASI oldu mu? Ben duymadım. Eğitim kurumları, eğitim fakülteleri de ses çıkarmadı, bakanın yakınından çıkan sesler. Bilmem, pek tutarlı değil. Uzun yıllar bu işe gönül vermiş, alın teri akıtmış biri olarak pek inandırıcı gelmedi bana. Lise son sınıflar tamamı ile sınava yönelik eğitim yapacakmış. Dilerim doğru değildir. Eğitimde sürekli sınavı eleştirirken bir yılı sınava ayırmak. Önce çok iyi eğit ve öğret de ondan sonra sınav yap. Ne ektin, ne verdin ne ürün bekliyorsun.
Sürekli sınavdan söz ediliyor. İlköğretim sonu, lise sonu, yükseköğretime giriş… Sayısız sınav. Kısaltılmışlarını çözemiyorum, okuyamıyorum. Çünkü sık sık değişiyor. Sınava hazırlık kitabı satan kitapçıların vitrininde duyurular, kısaltmalar.
Her gün ayrı bir dedikodu, her gün ayrı bir haber. Velinin kafası karışmış, öğrencinin kafası karışmış. “Ne oluyor, ne olacak...” Veli liseyi bitirmesini bekliyor. İyi bir okula girsin, iyi bir meslek edinsin, iyi kazanalım rahat edelim. Evet, durum bu. Bu beklenti başında MİLLİ sıfatı olan bir kurumun bu hamleleri milli olur mu? Milli, milleti rahatlatan, millete kimliğini kavratan ve kimliği ile yücelten bir hamle olmalı. Bu yol ve yöntemle olur mu?
Bir yarıyıl bitti. Öğrenciler karne aldı. Aslında öğretmenler de karne aldı. Karne sonucu bildiriyor. Başarılı mı başarısız mı? Veli karneye bakıyor, kaç zayıf, başarısız var. Kızıyor çocuğuna… “Bunca emeğe karşı bu mu?” diyor. Öğrenci karneye bakıp ya seviniyor ya üzülüyor. Bilmem şu anda fiili olarak çalışmıyorum. Yıllardır meslekten ayrıyım. Derdi ile yanıyorum o kadar. Ancak eylemde ayrı olsam da gönlüm bu meslekte. Başarılı olmalarını diliyorum bekliyorum.
Eylülden buyana okullar dağılırken öğrencilere rastlıyorum. Selamlaşıyoruz. İçim kıpırdıyor. Öğretmenlere rastlıyorum. Gerçi öğretmeni tanıma olanağı yok. Kılık kıyafet özeni artık yok. Kahve kıyafeti, sakal... Öğrenci, delik yırtık kot pantolonla, saçlar yağlı, meçli... Bir kıyafet ciddiyeti yok. Oysa eğitim yaşamayı öğretir. Bir değişiklik görmedim. Bayramlarda öğrencileri izler göğsümüz kabarırdı. Şimdi o da yok. Yeni dönem yeni bakan… Biz bakıyoruz, bilmem başka bakan var mı?
SESSİZ KALAMAYIZ
Petrolümüz, madenlerimiz, topraklarımız, fabrikalarımız… Hepsini korumak zorundayız, ancak hepsinden de önemlisi insanlarımıza sahip çıkmak zorundayız. Bu değerli varlığımız heba olmasın. Bugün atılan yanlış bir adım yıllar sonra sancısı ile doğar. Eğitim, adalet, sanayi, kültür, sağlık… Bir başarısızlık varsa bunun virüsünü öncelikle eğitimde aramak gerekir. Eğitim başarısız ise her alanda başarısızlık görülür.
Sana ne, bana ne diyemeyiz. Bu ülke bize torunlarımızın emanetidir. Bu emaneti iyi korumalıyız. Sadece korumak yetmez. Bu ülkeyi her yönü ile kalkındırmak bu insanları mutlu ve başarılı kılmak bugün görevde olanların sorumluluğudur. Ya bizim… Bizler de köşesine çekilip, bana ne diyemeyiz. Eğer beynin varsa, düşünebiliyorsan bunu ortaya koy. Yanlış olabilir, hatalı olabilir. Ancak “Gerçekler düşüncelerin çatışmasından ortaya çıkar”. Bu şimşek bu kıvılcım karanlıkları aydınlatır.
NASIL BİR EĞİTİM
Herkes bir şeyler söylüyor, yani ağızı olan konuşuyor. Varsın konuşsun. Eğitim nedir? Önce bu soruya yanıt verilsin. Eğitim insana yaşamayı öğretmektir. Beynin kullanılmasıdır. Gözlerini yaşama açan bebek hemen düşünmeye başlar. Anneden dilini öğrenir, kendini tanır, nasıl yaşayacağını öğrenir. Belki yaradılıştan gelen özelliklerini işletir geliştirir ancak daha rahat ve daha güzel yaşamayı öğrenir.
Anne kucağından kalkan çocuk size teslim. Ona konuşmayı, dinlemeyi gerekli bilgileri edinmeyi öğreteceksiniz. Dili de, matematiği de, fenni de, yetenek isteyen resimi de, müziği de vereceksiniz ve mükemmel bir insan olacak. Sonra da bu öğrenci, bu insan nasıl bir insan, bilgisi yeteneği ne diye SINAVDAN geçecek. İşte sınava burada sıra geliyor.
İKİNCİ YARIYILA NASIL HAZIRLANMALI
Yooo dinlencedeki çocuklarınız dinlenmek için tatilde. Onları özel öğretmene, özel kurslara göndermeyin. Onlar sağlıklı biçimde nasıl dinlenebilirse öyle dinlensin. Yoksa tatilde okuldan da daha fazla yorulacaksa buna tatil denmez. Daha da çok yorularak ikinci yarıya başlarlar. Yazık olur. Haydi, yine de siz siz olun düşünmekten vaz geçmeyin...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.