Rasim Efendioğlu

Rasim Efendioğlu

BİTEN YILDAN KALANLAR, YENİ YILDAN UMUTLAR

Kaç yeni yıl eskittik. Kaç takvim tükettik. Zaman yel gibi geçip gidiyor. Çocukluğumda da şimdi de takvimleri çok severim. Bilmem nedendir. Zamanın geçişini onlarla daha iyi izliyorum. Çocukken takvim benim günlük gazetemdi. Şimdiki takvimler gibi açıp bakılmazdı. Açıp baksan kopar bozulurdu. Merak ederdim üç gün sonra ne yazacak. Saatli maarif takvimi ile takvimi tanıdım. Sonra resimli Ebuziya Takvimi, sonra Vasıf Ülkü… Değişik değişik takvimler. Yeni yıl, geçen aylar, geçen günler. Ağacın yaprakları gibi. Hani ne diyor ozan “Ne doğan güne hükmüm geçer, ne halden anlayan bulunur.” Neyse sonunu bırakalım. Aslında her kopan yaprak, her tükenen takvim bize hüzün vermeli. Çünkü zaman sonsuz değil ki. Bitiyor işte. Hani doğum günü pastasından mumları söndürmek bana çok anlamsız gelir. Aslında üfleyip söndürdüğümüz ömrümüzden yapraklar. Buna nasıl seviniriz.

1957’lerden sonrasını takvimlerden izledim. 1960’larda okul yaşamı. 1970 mesleğe giriş.1970’ten 2020 ye bakmak ha... Ulaşamayız o günlere demişiz istemesek de. Allaha şükür ulaştık. Kaç kış kaç yaz gördük. Eskiler “Kaç ağustos geçirdik” derdi. Ağustosu geçirmek tam bir geçit sayılırdı demek. Evet, biz de çok ağustos geçirdik. Bilmem kaç daha kaldı. “Dönülmez akşamın ufkundayız” diyor Beyatlı. Bilmeyiz güneş ne zaman batacak. Sağlıklı biçimde, mutlu olarak gelen günleri umuyor ve diliyoruz. Kaç kalırsa kalsın, ne yapalım elimizde değil ki. Ne dostlar ne sevdiklerimiz gitti. Bir şey yapabildik mi. Hani yine atalar diyor ya “Sultan Süleyman’a kalmayan dünya”… Demek Sultan Süleyman çok görkemli yaşam sürmüş ve bitmiş. Demek ki kimse kendine güvenmesin, bu yol biten bu ışık söner. Önemli olan adam gibi yaşamak.

Evet, 2020 bize göre bayağı uzun yıllardan geldi. 2020’nin ve izleyen yılların kutlu ve mutlu olması dileğimiz.

2019 NASIL GELDİ VE NASIL BİTTİ

Bu biten yıl çok sevdiğimizi aldı. Birçok umudumuz gerçek olmadı. Yine de güzel olan günlere şükrederek yeni yıla başlayalım. Özel kayıplarımızı burada sayamayız, bu yazı özel bir mektup değil. Tanıyan tanımayan okuyor. Daha çok toplumsal olaylardan söz edelim. 19 seçim yılı idi. Seçim, ancak demokrasiye yakışan bir seçim değildi. Oy kullandık, sonuç aldık da öyle bir seçim. Özgür bir seçim değildi. Etki altında, güdümlü bir seçim. Tüm baskılara karşın yine de Ulusal Egemenlik kısmen de olsa gerçekleşti. Seçim bir demokrasi bayramıdır diyordum her fırsatta ancak bu bayram bayram havasında bıkılmadı. Ne, koşullar eşitti ne yargı adil olabildi.

Seçimler geçti gitti olan oldu da asıl sıkıntı terör belası hep sürdü. Her gün şehit haberleri, analar gözyaşı döktü babaların gözyaşı içlerini yaktı. İlgililer bol bol nutuk attı. Şehit cenazeleri bile seçim mitingine dönüştü. Biçare analar babalar neye uğradığını şaşırdı kaldı. Kimi babasının kepi ile katıldı cenazeye, kimi sevdiğinin kepi ile. Tabuta sarılı bayrak gözyaşları ile ıslandı. “Başardık... Başarıyoruz... Başaracağız...” nutukları atıldı atılıyor. Bedelli olanlar kurtuldu, rapor alanlar kurtuldu, sahipli olanlar kurtuldu. Benim Ayşe bacımın, Ali ağamın, Nuri dedenin oğlu, torunu al kanlara bulandı geldi. geliyor. 2019 ‘dan da ondan önceki yıllardan da kalanlar bunlar. Her köyde her mahallede bir şehitlik. Her şehidin başında al bayrağı hüzünle dalgalanır.

Yeter artık bir yıl değil beş yıl değil on yıl değil kaç yıl oldu. Bu yüzyılda, var mı emsali. Kim ne yaparsa yapsın artık bu iş bitsin.

19’da çok şeyler konuşuldu. Çok sorunlar açıldı kapanamadı öylece yeni yıla kaldı. Onulmaz hastalıklar. İyileştirmek için bir çaba yok. Doktor, hekim ilgilenmiyor hastalıklarla. Hiç anlamayanlar hiç bilmeyenler ahkâm kesiyor. İyileştirmeye çalışmıyor daha büyük yaralar daha büyük hastalıklar açıyor. Ülkemiz eşsiz bir ülke, halkımız çalışkan ancak yok yol gösteren, yok doğru ışık tutan. Işık tutanların ışığı kırılıyor, yol gösterenleri dinleyen yok, dinletilmiyor.

Ülkede milyonla işsiz, hastaneler dolup taşıyor, açlık sınırı normal maaşı çoktan aşmış. Hala “Biz en kalkınmış ülkeler arasındayız” deniyor. ‘Yerli oto üreteceğiz’ dendi, üretildi. Filmi güzel de neyin nesi olduğu belli değil. 1930’larda ülke fabrika ile dolmuştu, uçak yapmış, oto yapmıştık o yoksul halimizle de şimdi basit bir araç yapsak çok görkemli törenlerle sunuyoruz. Hani Nesin diyordu ya “Kazan Töreni” işte öyle bir şey. Köprüler yaptırdık gelip geçmeye de uçak fiyatında geçiş. O masallara konu olan Boğaz’ı beğenmedik, bir boğaz daha açacağız. Bu boğaza kimler şarkılar dizecek, romanlar yazacak. Allah aşkına ülke salt yollarla köprülerle beton gökdelenlerle mi kalkınır. Ne üretiyoruz? Kaç milyon işsiz iş buluyor? Yooo öyle üç kişilik işe 33 kişi alarak değil. Herkes üretmeli, tüketmeli. O güzelim tarlalar, bağlar, bahçeler… Baktınız mı? Kuruyor artık. Dışarıdan fasulye alıyoruz, patates, soğan alıyoruz. Otlaklar meralar bomboş. Ekim yok sürüm yok. Kesildi kuzu melemeleri, sığır böğürmeleri.

2020’DEN BEKLENTİLERİMİZ

Beklentiler belli… Yol açın, tünel kazın, konut yapın da şu açlık sınırına gelen halka öyle sadaka olarak,  yardım yerine iş verin çalışsın,  üretsin topraklar değerlensin. Fabrika bacaları tütsün. Öyle bir araba yaptık diye 21. yüzyılda bayram yapmayalım. Bir değil birçok otomobil T.C.  markası ile çıksın. En modern uçağımız semalarımızda uçsun. En modern elektronik cihazlarımız dünya pazarlarına girsin. Bunlar düş değil, hayal değil. Bu sonsuz insan cevheri yeter ki canlandırılsın. Bizim gençler her şeyi yapar. Dünyanın birçok ülkesine kaçırdığımız gençlerimiz oralarda yıldız oluyor, karanlıkları aydınlatıyor.

2020 kahve politikaları ile yalanla, yanlışla,  halkı aldatma ile dolmasın. Eğitim sistemimiz, o en büyük zenginliğimizi işlesin. Salt yurdumuzda değil, yurdumuzdan tüm dünyaya ışık saçılsın. Masallarla, menkıbelerle, geçmişin parlak destanları ile eğitim olmaz. O pırıl pırıl beyinler artık çalıştırılsın. Bilim ağartsın saçları. Her doğan çocuk ilk ağlayışından sonra gülsün, hep gülsün mutlu olsun. Gençler laboratuarlarda, kütüphanelerde sabahlasın.

2020 yeni bir yıl. Piyangodan, ganyandan, totodan, lotodan beklemeyelim. Beynimiz kursun, ellerimiz işlesin. Özellikle bizim için 2023 çok önemli. Cumhuriyetimizin 100. yılı. Bu yıla daha büyük şereflerle, saadetlerle huzur ve refah içinde girelim. Demokrat, özgür ve bağımsız kakınmış BÜYÜK BİR TÜRKİYE…

Yeni yılımız, gelecek yıllarımız kutlu olsun... Selam ve saygılarla

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum