Rasim Efendioğlu

Rasim Efendioğlu

BİZİM DEVLET GELENEĞİNDE TEK ADAM YÖNETİMİ YOK

SEÇİM YAKLAŞIRKEN

Seçim demokrasilerin bayramıdır diyordum. Ancak şu anda yaşadığımız günlerde göreceğimiz seçim pek bayram sayılmaz. Çünkü seçim halkın istencinin sandıktan yönetime yansımasıdır. Ancak bu seçimin zamanını ve yöntemini biçimini halk kendisi belirler. Böyle olursa halk severek bayram yaparak sandığa koşar. Yok, eğer akşam yatar sabah kalkar “Haydi… Tarihinde seçim var... İster hazır olun ister olmayın biz öyle dedik gidin o kâğıdı alın mührü bizim dediğimiz yere basın ve o sandığa atın.” Böyle bir seçim halkın bayramı olur mu? Seçimin zamanını, biçimini kurallarını halk belirlemeli. Adaylarını da mümkün olan en demokratik yolla belirleyip hazırlamalı. Ön seçim, arka seçim ne derseniz deyin halk “İşte bunlar benim temsilcilerim, bunlar için sandığa gider gönül rahatlığı ile oyumu kullanırım” diyebilmeli.

Seçim yaklaşıyor. Tarihi de yöntemi de kuralı da biçimi de yukardan belirlendi, önümüze kondu. Şimdi ne yapmalı? Tüm bu anti demokratik yollara karşı zorlayarak seçimi demokratik duruma getirmek için çaba göstermeli. Seçmen asıldır, seçilen vekil. Asıl görevini bilmeli ve kendini kabul ettirmeli. Anti demokratik olsa da seçime katılma oranı çok yüksek olmalı ve moda deyimle muktedirlere karşı iktidarı ele geçirmeli.

 

NEYİ, NİÇİN SEÇİYORUZ

Meclis seçimi ve başkan seçimi var. Başkan parti başkanı. Cumhurbaşkanı parti başkanı. Buna hiç alışmış değiliz. 1950 öncesine takılmayalım. Tek partili dönemdi. Parti devlet olduğu için başkanı cumhurbaşkanı idi. Bu güzel değildi ancak bir zorunluluk durumu vardı. Çok partili yaşama geçince bu durum değişti. 1950 seçimleri ile cumhurbaşkanı partisiz, başbakan parti başkanı oldu. Yine çok sorunlar yaşansa da daha demokratik bir ortam doğdu. 1950-2018 bu durum sürdü. Son seçimle bu düzen bozulsa da yine de tam anlamı ile TEK ADAM düzenine geçilmedi. Şimdi ne oluyor? Cumhurbaşkanı parti başkanı, meclis ikinci planda. İçinden bakan çıkmayacak. Yürütmenin tamamı ile dışında. Adeta bir sembol olacak meclis. Ne gen sorunu ne soru... Vekiliniz beldenize gelince nasıl hesap soracak ondan hizmet bekleyeceksiniz. Bakanlıklar yok. Bakanlıklar birer memurluk.

O halde neyi niçin seçeceğinize dikkat edeceğiz. Sadece o uzun pusulada söylenen yere mührü basmak değil oy kullanmak. Başkanı niçin, vekili niçin seçtiğimize bakacağız.

 

BİZİM DEVLET GELENEĞİNDE TEK ADAMLIK YOK

Son yüzyılımız demokrasi. Elbette seçim var. Çok partili parlamenter sistem. Her vekilin bir tüzel kişiliği var. O vekil temsil eder aslını. Hükümet kurar, yasa yapar uygular. Tam demokrasi için çaba gösterdik ve bugüne geldik. Demokrasilerde kuvvet ayrılığı sistemi daha demokratik yapar. Yönetim bir kişinin bir sınıfın bir kitlenin elinde olmaz. Yasaması var en üst organ, yürütme bu yasaları uygular, yargı denetler yasalara göre. Şimdi yürütme öyle istiyor diye yasama ortadan kaldırılır mı, yargı kenara mı atılır?

Bu sistemde zaman zaman arızalar olsa da yönetimi tek adama teslim etmek olur mu? Tek Adam yönetiminin siyaset biliminde adı var. Mutlakıyet ya da monarşi ya da padişahlık krallık… Bunun demokrasi ile bağdaşma olanağı var mı? Kral, padişah yasamadır, yürütmedir ve kimi kez yargıdır. Bu sistemden insanlık çok çekti ve verilen demokrasi savaşlardı ile egemenliği eline aldı. Demokraside egemenlik milletindir. Seçimle de olsa tek kişinin egemenliği demokrasi olmaz.

Bizim devlet geleneğimizde uzun yüzyıllardır han, hakan, padişah vardı. Elbette tanıma göre mutlakıyetti. Ancak han, hakan padişah tek adam değildi. Padişahın vezirleri, baş veziri vardı, Bu vezirler padişahla, hakanla birlikte devleti yönetirdi. Bizim devlet geleneğimizde, siyasal tarihimizde çok güçlü hükümdarlar var. Ancak onlar tek adam değildi. Çok güçlü vezirleri vardı, kadıları vardı, beyleri beylerbeyleri vardı. Öyle keyiflerine göre devlet yönetmezdi. Bakın en büyük Osmanlı padişahi Fatih Sultan Mehmet tek adam değil... Çandarlı gibi çok güçlü baş veziri ve usta vezirleri vardı. Kubbe altında vezirler toplanır devleti yönetir, padişah bu toplantıya başkanlık bile yapmazdı. Kanuni, Yavuz ve duraklama devrinde Köprülüler devri... Padişah bile ikinci plandaydı. Selçuklu zamanına dönelim. Çok başarılı dönemlerde çok başarılı vezirler. Bir Nizamülmülk vezirdir. Padişaha SİYASETNAME adlı bir eser sunmuş devletin nasıl yönetilmesi gerektiğini adeta anayasa gibi belirtmiştir.

İnsan toplumsal bir varlık. Tek başına yaşayamaz tek başına karar veremez. İnsan düşünen bir varlık. Çok düşünceler bir araya gelip daha doğru düşünceyi ortaya çıkarır. Eğer insanlar tek adam sistemi ile yönetilse Hz. Âdem sonra onun oğlu ve öyle tek adamla günümüze gelirdi. Oysa çeşitli düşünceler daha doğrunun daha güzelin ortaya çıkmasını sağladı ve günümüze geldi. Tek adam en akıllı, en becerikli en yetenekli olsa da tek adam yönetimi en iyi yönetim olmaz. Çünkü insan insandır zaman zaman yanılır ve şaşar. Demokrasinin güzelliği çok düşünceye yer vermesi çok insanın yönetime katılmasıdır. Seçimle en iyileri seçer en doğruyu seçer ancak, tek adamı değil

 

ŞU ANDAKİ SİSTEMİN EKSİKLERİ OLSA DA TEK ADAM YÖNEMİNDEN İYİDİR

İnsan hırslı bir canlıdır. Aklına güvenir kendine güvenir kendini çok büyük görür, gölgesinin peşinden yürür. Demokrasi adı altında yapılan birçok seçimle tek adam egemenliğine geçildiği olmuştur. Seçtim, seçtin diyorsun. Güveniyor inanıyorsun, bir de bakıyorsun başında bir kontrolsüz güç. DİKTATÖR demiş siyaset bilimi. Padişahlardan olmamış diktatörler, seçimle gelen tek adamlardan.

Seçmek ve seçilmek çok güzel de niçin seçiliyorum niçin seçiyorum sorularına çok doğru yanıt bulmalı.

Bu konuda yazmayı hiç istemiyordum. Çünkü olay bilimsel mecrasına oturmuyor. Hep kahve politikasına çekiliyor. Bilimsellikten uzaklaşılıyor. Bizim parti, sizin parti açısından olay değerlendiriliyor.

İşte bu nedenle yine yazmaya gerek duydum. Demokrasimiz bayağı olgunlaşıyor, kıymayalım ona. Yeniden kavuşmak çok zor olur. Yarın çocuklarımıza mahcup oluruz, bu günleri okuduklarında

Haydi, yine en iyi ve en güzelin gerçekleşmesi dileğimle, güzel günlere...

 

                                                                                                                                                      

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Haber yorum bölümünde Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.