Bu şehri ne kadar seviyoruz?

ben
takaların
hamsilerin
emekçi balıkçıların
denizini
sevdim
zinosun sevdasıyla…

Trabzon’u Trabzonspor kadar seviyor muyuz?
Bu sorunun cevabına şehrimizin tamamı 
“Evet” diye cevap verir. 
Hatta bu soruyu sordum diye bana kızanlar bile çıkabilir... Gerçekten sever miyiz, yoksa sevdiğini gösterme konusunda mahcup aşıklar gibi miyiz… 
Şöyle düşünelim Trabzonspor maç kaybettiğinde ne kadar canımız yanıyor… Çamburnu yandığında ne kadar canımız yandı.
Sadece elinizi yüreğinize koyun ve düşünün:
ne kadar yandı…  
Yanlış yapan futbolcuya veya hatalı karar veren hakeme gösterdiğimiz tepkiyi… ilimizi yönetenlerin yaptıkları yanlışlar karşısında gösteriyor muyuz?
Daha net örneklersek
kupa elimizden çalındığı zaman gösterdiğimiz haklı reaksiyonu kupayı kazandığımız Hüseyin Avni Aker Stadyumu yıkılırken gösterebildik mi ?
Aslında sadece bir stadyum yıkılmadı; çocukluğumuz, şampiyonluklarımız, hayallerimiz birlikte yıkıldı…

Bir anı
20 Ekim 1976 Dakika 63…
Hüseyin Avni Aker Stadyumu
Tüm Trabzon ayakta

Bir şehir düşleyin,
Sahil şeridi ilk ilçesinden son ilçesine kadar takribi 101 km, yaklaşık 4000 yıllık bir geçmişi ile denize kurulmuş bir şehir. Bir çok uygarlığa ev sahipliği yapmış. Sırtını yeşilin binbir tonuna, yüzünü mavinin binbir tonuna cevirmiş. Şehir üç dere ile denize kavuşuyor. Kent, deniz ve orman ile aşk yaşıyor. Rengârenk kayıklarıyla balıkçılar avdan dönüyor. Bir telaş başlamış kedilerde, kısmetlerini bekliyorlar. Çoluk çocuk denizdeler akşam güneşinin keyfini sürüyorlar. 
Bu şehir sizin, nasıl isterseniz öyle yönetin, tek zorunluluk denizi, tarihi ve doğayı küstürmemek.

Haftanın kitap önerisi
Ayşe Keskin
Uzun Yıllar Sessiz
Yitik Ülke Yayınları
“Ya sizin doğumunuzla hangi ağaç dikilmiş bahçeye”

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.