Bülbül Başkan!

bulbul-baskan.jpgTürkiye 1. Basketbol Liginin güçlü ekiplerinden Büyükçekmece Basketbol Kulübü’nün önümüzdeki günlerde yönetimi değişiyor. Büyükçekmece Basketbol Kulübü başkanlığına büyük bir ihtimalle, Trabzonspor ve Trabzonspor Basketbol Kulübünün eski yöneticilerinden iş adamı Coşkun Bülbül getirilecek.

Büyükçekmece Basketbol kulübünün sponsorunun, sponsorluktan çekilmesinden sonra arayışa giren kulüp yöneticileri, TS eski yöneticilerinden Coşkun Bülbül’ün kapısını çaldı. Coşkun Bülbül, teklife olumlu yaklaştı. Büyükçekmece kulübünün sponsorluğunu da üstlenen Coşkun Bülbül’ün, önümüzdeki günlerde yapılacak kongrede yönetimi ile birlikte kulübü devralacağı öğrenildi.

Coşkun Bülbül’ün Büyükçekmece Basketbol Kulübü başkanlığına gelmesi, İstanbul’daki Trabzon ve Karadenizliler arasında olumlu karşılandı.

Coşkun Bülbül’ü kutlar, başarılar dileriz.

                        

****

 

Yılmaz Büyükaydın’ın

neden sesi çıkmaz!

Son günlerde spor kamuoyunda, Türkiye Futbol Federasyonu’nun Trabzonlu yönetim kurulu üyesi Yılmaz Büyükaydın’ın, TFF’de ne iş yaptığı sorgulanmaya ve konuşulmaya başlandı. Yılmaz Büyükaydın, Sebatspor’da top oynamış, Trabzonspor’da bir dönem yöneticilik yapmış bir isim. Trabzonspor etiketi ile TFF yönetiminde yer alan Yılmaz Büyükaydın’ın, bordo mavili kulübe yönelik eylemlerde sessiz kalması, TFF’deki varlığının tartışılmasına neden oluyor. Trabzonlu hakemlerin göstermelik olarak A klasmanına alındığını öne süren eski hakemlerden bir isim, “A Klasmanda Trabzon bölgesinden 3 hakem var. İkisine Süper Ligde hiç maç verilmemiş. Biri de bir maçta görevlendirilmiş. Yılmaz Büyükaydın gibi, Merkez Hakem Komitesi’nin Trabzonlu üyesi Turgay Güdü de olup biteni seyretmekle meşgul” dedi. Büyükaydın eleştiriler karşısında sessizliğini sürdürüyor.

 

****

 

TTSO’nun müzesi!

Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası, Moloz mevkiindeki binasında bir müze kuruyor. TTSO Başkanı Suat Hacısalihoğlu, müzede teşhir edilecek tarihi eser, fotoğraf ve kitapların bir kısmını bir süre önce Trabzonlu fotoğraf sanatçısı Coşkun Kulaksızoğlu’ndan satın almıştı. Paha biçilmez arşive ve tarihi eserlere sahip olan Coşkun Kulaksızoğlu, arşivindeki eserleri çok cüzi bir bedelle TTSO’ya vermişti.  Ticaret ve Sanayi Odası müzesinde ayrıca, Oda yönetimlerine dünden bugüne hediye edilen eserlerin yanı sıra, Trabzon’un farklı bölgelerinden temin edilen eserler de sergilenecek.

********

Prof. Dr. Özen’in telefonu!

Dün sabah saatlerinde KTÜ eski rektörü, Avrasya Üniversitesi Genel Koordinatörü Prof. Dr. İbrahim Özen aradı. “Kazım Koyuncu yazınızı okurken çok duygulandım. Konutta TS-FB maçını izlemiş, sonra KTÜ Oditoryumda hasta hasta binlerce öğrenciye bir konser vermişti. Daha sonra sahil tesislerine inmiş, orada da Tıp Fakültesi öğrencilerinin isteğini kırmayarak birkaç parça söylemiş ve gitarın teline vurmuştu. Kazım’ın o samimiyeti ve sohbetimiz gözlerimin önünde bir film şeridi gibi geçti” dedi.

Kazım Koyuncu, yaşamının son konserini, hasta hasta hem de ücretsiz KTÜ’de vermişti. Ruhu şad olsun…

*****

Doktorunuz diyor ki;
Kan grupları, kırmızı kan hücrelerinin üzerindeki bir maddenin(antijen) varlığına ve türüne göre A, B, O, AB ve Rh(+)pozitif veya Rh(-) negatif diye sınıflandırılır. Anne ve babanın kan gruplarına göre çocukta birçok kan grubu olasılığı vardır. Bazen çocuğun kan grubu anne ve babanın kan gruplarından farklı çıkabilir. Normalde herkes kendi kan grubundakinden kan alabilir veya kendi grubundakine kan verebilir. Çok acil durumlarda sıfır(O) grubu her gruba kan verebilir (genel verici), AB grubu herkesten kan alabilir (genel alıcı). On sekiz ve altmış beş arası sağlıklı, bulaşıcı hastalığı (Hepatit B-C, AIDS, Sifilis) olmayan, elli kilonun üzerindeki kişiler kan verebilir. Erkekler üç ayda, kadınlar dört ayda bir kan verebilir. Kan vermenin sağlığa herhangi bir yararı olduğu bilimsel olarak kanıtlanmamıştır. Kan verilince vücut hızla kan yaparak eksiği yerine koyar. Eşler arasında kan uyuşmazlığı gibi bir durum söz konusu değildir. Hamilelikte anne ile çocuk arasında kan uyuşmazlığı olabilir. Bu durum önceden tesbit edilerek aşılarla önlenebilir. (Dr. Kemal Küçükali)

****

Kaktüs, çölde büyüdüğü için çölü sever ve ona dua eder mi?
Cemal Süreya’nın dizesi geldi aklıma bunu yazarken: “Ne demiş uçurumda açan çiçek / yurdumsun ey uçurum”
Yurt sevgisi zorunluluğun yarattığı zorlama bir sevgi olmakla birlikte zamanla insan bu ayrımı yapmadan sevmeye devam eder.
Burada belki şu söylenebilir: Her canlı içinde var olduğu ortama alışır, orada kök salar ve oralı olduğu için şükreder.
Ama insanı biraz ayırmak gerekir. İnsan doğrudan doğa şartlarına bağlı değildir. Dağda da deniz kıyısında da ormanda da çölde de yaşayabilir. Kültürünü kendisi yaratır. Yani insan kendi kaderini kısmen de olsa belirleme özgürlüğüne sahiptir.
Benim için yurt sevgisinin anlamı, sevmek zorunda olmakla bağlantılı değildir.
Hiç kimse yurdunu sevmek mecburiyetinde değilse de öyle olmalıymış gibi bir baskılanma yaşar.
“Ben yurdumu, doğup büyüdüğüm şehrimi sevmiyorum!” demek çok yadırganabilir, ayıplanabilir ve hatta insan dışlanabilir. Bunu söyleyenlere iyi gözle bakılmaz.
O zaman kaktüsten ya da o çiçekten farkı kalır mı insanın?
Yurt sevgisi içinde çok şey barındırır. O topraklar çöl bile olsa senin ruhuma işler ve sen çölde büyüdüğün için kendini şanslı bile hissedebilirsin. Bazı sevgiler çok derindir öyle kolay kolay kopartamaz insan bağlarını. Ana sevgisi çocuk sevgisi hataları da içinde tutarak derinleşen sevgilerdir.
Yurt sevgisi de böyle olmakla birlikte kutsanmamalıdır. Hepimiz çocuktuk hepimiz sevgimizi hiç sorgulmadan sevdik anamızı babamızı yurdumuzu.
Ama yurt sevgisine zorlanmak kaktüsü değilse de insanı bozar. Sistem bu bozulan insandan her şey yapılabilir sonra. Yurt sevgisi “ne pahasına olursa olsun vatanı koruma” mertebesine çıkarılır, insanlardan asker yapılır ve bu asker insanlar birbirlerini öldürürler. Aradaki ayrımı çok iyi fark etmek gerekir.
Kaktüsler diğer kaktüsleri çölleri uğruna asker edip birbirlerine kırdırtamazlar ama insanlar bunu çok rahat ve haklıymış gibi yapabilirler... (Sinan Öztürk- Almanya)

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.