Gürol Ustaömeroğlu

Gürol Ustaömeroğlu

​​​​​​​BURSA GÖLYAZI KÖYÜ

Yıllar önce bir Batı Anadolu yolculuğumuzdan aklımızda kalan en önemli detay o dönemde 6 yaşında olan oğlumuzun batı insanı ile ilgili yaptığı yorumdu. Şöyle demişti oğlumuz; “Baba bu insanlar ne kadar sakin ve rahatlar.”

Hafta sonu ilk kez Bursa Gölyazı Köyü’nde idik. Oğlumuzun o 6 yaş döneminde dile getirdiği düşüncesine bir kez daha tanık olduk.

Cuma günü Mimarlar Odası Merkez Yönetim Kurulu Toplantısı, cumartesi günü ise Dönüşen kentler” Temalı panellere katıldıktan sonra, eşimle önceden yer ayırttığımız Gölyazı Köyü’ne doğru yola çıktık. Arkadaşlarımız da ailece bize katılınca keyifli bir grup olduk.

Gölyazı Bursa’nın Nilüfer İlçesi’ne bağlı, Ulubat Gölü’nde adeta bir ada gibi yer alan küçük bir balıkçı köyü. Eski adı Apolyont olan eski bir Rum Köyü imiş burası. Köy Halkı inanılmaz sakin, pozitif ve güleryüzlü. Misafirperverlikleri olağan üstü. Eski küçük bir konakta konakladık. Son derece temiz. Hijyen üst seviyede. İnsanlar turizmin anlamını ve değerini çok iyi biliyorlar. Ellerindeki fırsatı çok iyi değerlendiriyorlar. Gelen konukları memnun etmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Ama çok doğallar. Herkes normal, kendi hayatını yaşıyor. Öyle ki köy hoparlöründen yapılan kına gecesi ilanı bile köy yaşantısının olağan akışıyla devam ettiğinin bir örneği idi.

Köye vardığımız tarih geleneksel çiçek şenliğinin son günüydü. Bunu orada öğrendik. Köy meydanında şahane bir orkestra müzik yapıyordu. Köy sakinleri ve misafirler iç içe toplanmışlar müziğin keyfine varıyorlardı.

Gölyazı çevresi sit alanı ilan edilmiş. Yani üst seviyede korunuyor. Ancak birçok ev karma yapı özelliğinde tam korunamamış. Kaldığımız konak tam göl kenarında. Trabzon’da kulaklarımızdan gideli yıllar olmuş balıkçı kayıklarının motor seslerini Gölyazı’nda sabah erken saatten gece geç saatlere kadar duyduk. Akşam yemeğimizde Turna ve Yayın Balığı yedik. İnanılmaz lezzetli balıklardı.

Gece yarısına doğru kaldığımız konağın önündeki göl kenarında kayalıklara oturduk. Arkadaşlarımızdan biri gitar çaldı, bizler de alçak sesle kendisine eşlik ettik. Acaba geç vakitte birileri rahatsız olur mu diye etrafa da bakarken yan evlerden birinden bir ailenin de bize eşlik ettiğini görüp mutlu olduk. Sonra bu aile yanımıza geldi ve bizleri hoşladı. Tek tek çocuklarını tanıttı.

Son gün,pazar günü gölden yeni çıkmış balıkların kooperatifte açık artırmayla satışına tanık olduk. Bir yerel satıcıdan ev reçeli, ev sirkesi ve yerel sele zeytini aldık. Son derece uygun fiyat yanında bir de kargo hizmetini yüklendiler. Şimdi bir an önce tatmak için bu ürünlerin gelmesini bekliyoruz.

Pazar günü öğleden sonra köyden hüzünle ayrıldık. Bu güzel ve güzel olduğu kadar doğal köyü ve insanlarını görmemek gerçekten bir eksikliktir. Paranın değil insanlığın ön planda olduğu köy Gölyazı, tekrar buluşmak üzere.

 

 

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Haber yorum bölümünde Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.