Büyük Köy Trabzon!

Trabzon, resmi olarak  Büyükşehir unvanına malik!..

Bunun yanında 4000 yıllık tarihi ile gurur duyan bu şehri gezip, daha yakından tanımak için gelenlerin yanı sıra şu sıralar sıkıntıdan patlayanların yakıştırdıkları bir de  “Büyük Köy” benzetmesi var…

Nedeni,

Trabzon yıllardır söz verilen megavaatlerden nasiplenemeyip,“yatırım fukarası” olması… Biraz hayvancılık biraz da fındığın dışında bilenen ve tanınan ünü ülke sınırlarına taşan tek  markası Trabzonspor’u var… Onun da bu sezon hali ortada…

Belli ki, senelerdir “kara yazısı” değişmeyen Trabzon’un bu durumu insanları da bunaltmış durumda…

Sokakta kiminle karşılaşsam kimin selamını alsam…

Bırak treni, teleferiği, çevre yolunu, şehir içi hafif raylı sistemini… Biraz işsizliği, esnafın halini, ekonomiyi gündeme getir” diye sitemde bulunuyorlar…

Bende diyorum ki, “iktisatta kafam basmıyor”

Zaten ticaretten yana biraz “cin fikirli” olsaydım bu gün gazeteci değil iş adamı ve ya müteahhit olurdum…

Cebimden tek kuruş harcamadan yapıp- işletip kesemi doldururdum” diyorum…

Bununla birlikte “ekonomiden değil de Trabzon’da olup biteni anlayamıyorum”…

Çünkü...

Bir tarafta ekonomik krizin derini izlerini taşıyan sokaklar…

Diğer tarafta Maraş’ta, Kunduracılar’da, Uzunsokak’ta akıl almaz insan trafiği...

Bir tarafta tek göz odada yaşam mücadelesi veren yığınlar…

Diğer yanda her gün biraz daha yeşilini kaybeden, betona teslim olan Trabzon… Kibrit kutusu gibi üst üste yükselen ve milyon liralara satılan daireler...

Bir yanda, Trabzon’un Meydan Parkında 30 sene çalışıp bir ev sahibi olmamış, kirasını ödeyebilmek için ek iş arayan emekli…

Bir tarafta ise, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanının, vali ve kaymakam gibi, lüks konutu yok diye dertlenenler…

***

 

Trabzon’da dükkanını sabah beslemeyle açıp akşam siftah yapmadan kapatan esnaf kan ağlarken…

Öbür yanda, kirası dövize endeksli içleri lüks mallarla dolu, bol ışıklı mağazalar…

Trabzon ‘da salgından dolayı “evimize ekmek getiremiyoruz… İş yapamıyoruz” diyerek seslerine duyurmaya çalışan kahvehane sahipleri…

Diğer tarafta ağzına kadar dolu, sokağa taşmış kafeler…

Bir tarafta pandemiye aldırmadan her gün kapılarını müşterilerine sabah açıp akşam kapatan devasa AVM’ler…

Diğer tarafta KTÜ’de öğretim yapılamaması yüzden Kalkınma’da sinek avlayan, ardı ardına kepek indiren onlarca  işyerleri!...

***

 

Belki, aklınıza “hiç mi işi iyi giden esnaf veya iş adamı yok?” gelebilir…

Var elbet…

Döviz alıp satanların keyifleri gıcırında…

Her gün üstüne koyan Dolar ve Euro sayesinde paralarına para katıp zengin oluyor!...

 

4-5-6-7-9-10-11

 

Üsteki rakamlara bakıp kafanızı yormayın…

CORONA yüzünden okula gidemeyen sınıfların listesi…

Okullarda dersler yapılamazken…

AVM’ler açık…

4-5-6-7-9-10-11’lere kapalı…

*

Sokaklar insan seli

4-5-6-7-9-10-11sınıfı öğrenciler odalarda

*

Parklar bahçeler dolu

4-5-6-7-9-10-11 sınıflar boş…

*

Pilot uçak uçuruyor… Şoför yolcu taşıyor

4-5-6-7-9-10-11 ders veren öğretmenler evde otuyor

Kısacası… Bindirdik pandemiye, bir nesil gidiyor cahiliyeye!

 

Sonunda uçtuk!..

 

Cumhurbaşkanlığı seçiminden önce meydanlarda “Verin yetkiyi görün Dolar’ı Euro’yu… Faiz nasıl yerlerde sürünüyorTürkiye uçuşa geçecek” deniyordu…

Gerçek oldu…

- Dolar 5 TL’den 7,95’i gördü

- Euro 6 TL’den 10 TL’yi selamladı…-

- Enflasyon baş kaldırdı…

- Faizler yeninden kanatlandı...

- Ev fiyatları S 400 gibi…

- İkinci el otomobil bile uçtu…

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum