Büyükşehir başkanı yakında belli olur!

Trabzon’un Büyükşehir Belediye Başkanı, hatta çoğu ilçenin başkanları görünen o ki; önümüzdeki bir iki ay içerisinde belli olacak! Yerel seçimden birkaç ay önce yeni belediye başkanlarımızla tanışacağız!

Bu kanaate nereden vardınız derseniz; AKP’nin Trabzon ili genelindeki oyu, genel, yerel ve referandum olmak üzere son 10 seçimde (Daha fazla da olabilir) yüzde 60’ın altına inmedi. 10 seçimde ortalama oyu, yüzde 60! 11. seçimde de; ekonomi dibe vurmasına, ilkokuldan üniversiteye kadar eğitimin paralı olmasına, çarşı pazarda fiyatlar ikiye katlanmasına, dış politika iflas eşiğine gelmesine, adalet sistemi S.O.S vermesine, işe girmede partinin ve partilinin borusu ötmesine, toplumun her geçen gün fakirleşmesine rağmen AKP’nin oyunun yüzde 60’dan aşağı inme şansı ve ihtimali görünmüyor!

O nedenle; bugün Trabzon’da yaşayanların yüzde 90’ının eleştirdiği, bir daha oy vermem dediği mevcut başkan Orhan Gümrükçüoğlu yeniden aday gösterilse iddia ediyorum yine kazanır.

Çünkü AKP’ye oy veren seçmenin büyük bölümü genelde adaya, adaylara değil Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve partisine oy veriyor. Erdoğan’a ve partisine oy verenlerin kahır ekseriyeti, ülkenin nasıl yönetildiğine, hükümetin icrasına vs. baktığı falan yok. Seçim geldi mi mührü ampulün altına vuruyor. Ara sıra fire verme oluyor, ancak bu fire de yekun teşkil etmiyor.

AKP’yi yöneten üst akıl; ülke genelindeki yüzde 50’lik kitleyi bir arada tutmak ve partiden kopmasını önlemek için kuralsız görünse de, oyunu kuralına göre oynuyor. Partinin siyasal İslamcı kimliği saklı kalmak şartıyla, yeri geliyor ümmetçi, yeri geliyor milliyetçi, yeri geliyor Atatürkçü, yeri geliyor liberal vs. söylemlerde bulunuyor ve geçmişte bu görüşte olan kişilere de koltuk veriyor.

Tablo bu şekilde olunca, birkaç ilçe hariç belediye başkanları seçimden aylar önce belli olacak.

AKP’de işte asıl seçim, aday belirleme seçimi olacak.

Aday belirlemede de kıstaslar var. Gençlik yıllarında hızlı devrimci, ANAP döneminde sosyal demokrat ve AKP döneminde ‘reisçi’ olan gazeteci Ali Savaş;  Cumhurbaşkanın belediye başkan adaylarında aradığı kriterleri şöyle sıraladı; ‘Sevilen isim olacak, kibirli olmayacak, herkesi kucaklayacak, teşkilatın olurunu alacak, partiye sırtını dayamayacak, Kişisel gücü ile partiye de katkı sağlayacak’…

Savaş, Cumhurbaşkanının saydığı bu kriterlerin açılımını da yapıyor ve şöyle diyor;

‘Bu sayılan kriterlerin açılımını halk belirleyecek. Halka tek tek adaylar sorulacak. Tartıya çıkartılacak. Sonrası, karar vericilere gelecek. Trabzon’da da öyle olacak. O nedenle, Trabzon halkına diyoruz ki. Sana, isimler sorulduğunda; Objektif ol, duygusal olma. Gerçekçi ol hesap içinde olma, Trabzon’u düşün kişisel çıkarını düşünme’.

Ali Savaş bize göre yanılıyor. Çünkü mesela Orhan Gümrükçüoğlu ilk ve ikinci dönem aday olduğunda halka soruldu mu? Veya belirtilen kriterlere uyuyor mu?

O nedenle, adaylar kamuoyunda ne kadar tanınırsa tanınsın, kriterleri uysa da uymasa da, aday belirleme işinde belirleyici olan Cumhurbaşkanı ve Cumhurbaşkanının danışacağı veya görüş alacağı kişilerdir.

***

Geçenlerde Ortahisar Belediye Başkanının, AKP içerisinde en tanınan kişilerden biri olduğunu, aday gösterilmesi halinde sandıktan rahatlıkla çıkabileceğini yazmıştık.

Farklı kesimlerden eleştiri ve tepki aldık.

Eleştiri getirenler; Mazhar Yıldırımhan’ın da tanınırlık ve belediyecilik konusunda yeterli olduğu, İbrahim Kul’un Köy Hizmetleri menşeli başarılı bir isim olduğu, Haydar Revi’nin birkaç dönem il başkanlığı yaptığı, il genel meclisi başkanlığında bulunduğu, Mehmet Atalay’ın da tanınırlığı ve dürüstlüğünün üst düzey olduğu, büyükşehir başkan adayı olarak isimleri geçmeyen bazı ilçe belediye başkanlarının aday adayları arasında oldukları, bazı STÖ başkanlarının isimlerinin de aday adayı olarak geçtiği ve eski milletvekillerinden Ayşe Sula Köseoğlu’nun da başkan aday adaylarından biri olduğunun unutulmamasını söylüyorlar.

Sonuç olarak, bize göre en şanslı iki aday hangileridir, derseniz; Ahmet Metin ile Mazhar Yıldırımhan’ı söyleriz. Elbette diğer isimlerin de şansı var. AKP’de aday kim olursa olsun, yarışı çok büyük bir sürpriz yaşanmaz ise kazanır.  

 

Hasan KURT

 

**********************

 

 

Ben hep sarsılarak yaşadım, çünkü "bu hayat sadece benim hayatım" demedim. Düşünce böyle yerleşince sarsılmamak zaten kaçınılmaz oluyor. Sokakta gördüğüm kanadı kırık bir serçe, kuyruğu kesilmiş bir köpek ya da gözü kör edilmiş bir kedi her zaman acıttı içimi. İçim her acıdığında içime döndüm, zalimliğe kahrettim. Ağlayan çocukları, gözü yaşlı kadınları, evine ekmek götüremeyen babaları, açları, işsizleri görünce de içim acıdı her zaman, içim her acıdığında içime döndüm, zalimliğe kahrettim. Keyfi hep yerinde olanları, dünya yansa içinde bir yorganı yanmayanları, aman bana ne diyenleri, aksırıncaya kadar yiyip içenleri, bu hayat sadece benim diyenleri, başkalarının acılarıyla eğlenenleri, tuzu kuru olanları gördükçe gene içim acıdı, içime sığındım, zalimliğe kahrettim.

Ben hep sarsılarak yaşadım, çünkü bütün hayatım böyle devam etti. Bütün hayatın acısını içime yüklemekten içimde tarifsiz kederler, derin kraterler oluştu. Zaman zaman tek bir türkü, tek bir söz, tek bir bakış içimin ezilmesine, sağnak bir yağmura dönmesine yetiyor. Velhasılı görünce hayat zor görmeyince kolay. Bizim payımıza düşen zor olanla haşır neşir olmaktı. İsteyerek veya istemeyerek böyle oldu. Geri dönüşü yok...

(Sinan ÖZTÜRK)

 

*************

 

İngiltere’de okulların yaz tatili 6 hafta. Türkiye’de ise 3 ay! Yani 12 hafta! İngiltere’de öğretmenler, yaz tatilinde öğrencilerden belli derslere çalışmasını istiyor. Çocuk bildiğini unutmasın, diye! Türkiye’nin eğitim sistemi o kadar ileri ki değil 3 ay, 6 ay olsa çocuklar unutmaz!

(Cemal EMİRZEOĞLU- İngiltere)

 

*************

 

Milli Eğitim Müdürlüğü, öğrencilerin okullara cep telefonu ile girmesini yasaklamalı. Öğretmenler de cep telefonlarını öğretmenler odasında bırakmalıdır.

(Hasan KURT)

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar