BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ'NDEN KÖYLERİMİZİ GERİ İSTİYORUZ!

 
Büyükşehir Yasası incelendiğinde, mahalleye dönüşen köylerde yaşayanlar için hayat daha da zorlaşacak. Mahalleye dönüşen köylerde, bazı vergiler, uygulamalar beş yıl ertelenmişti. Bu erteleme gelecek yıl doluyor. Mahalleye dönüşen köylerde yaşayanların feryadı ondan sonra başlayacak. Ayrıca, bugün bile artık mahalleye dönüşen köylerde, vatandaş bağını bahçesini mesela kuyu suyundan bile ücretsiz sulayamıyor. 
buyuksehirrr.jpg
Avukat Yaşar Ramazanoğlu, ‘Büyükşehir olmakla illerin ve buralarda yaşayan halkın yaşayışı değişmiş, özellikle köylerin mahalleye dönüştürülmesinin bir yararı olmuş mudur?’ diye sordu. ‘Köylerimiz bize geri verilsin’ diyen Ramazanoğlu, Trabzon’un Büyükşehir olma sürecini şöyle anlattı;
‘2014 yılı öncesinde şehir nüfusu 750.000'i aşmadığı için Büyükşehir statüsüne alınmayan Trabzon için, o dönemin Trabzon Belediye Başkanı Sayın Dr. Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, sanırım 2009 yılından itibaren tâbir caiz ise, "hülleci bir yaklaşım" ile "bütünşehir" diye bir kavramı seslendirmeye başlamıştı.
Buna göre, tüm ilçeleri fiilen merkez ilçe sayılmak ve köyleri de mahalle kabul edilmek kaydıyla, yani tüm ilçeleri ve köyleriyle birlikte nüfusu 750.000'i bulan illerin Büyükşehir ilan edilerek, imar açısından da planlı bir kentleşmenin sağlanmasını gerekçe gösteriyordu.
Nitekim pek çok ilin Büyükşehir olma isteklerini göz önüne alan Sayın Erdoğan için de Gümrükçüoğlu'nun bu önerisi gelecek seçimleri kazanmak adına bir can simidi olarak görülmüş ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'na göre Büyükşehir statüsü için şartları tutmayan pek çok il, çıkarılan 6360 sayılı On Üç İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Altı İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile, "bütünşehir" kavramından hareketle, büyükşehir statüsüne kavuşturulmuştur.
Öyle ki, bu yeni yasanın bir kısım hükümleri ile daha önce Büyükşehir statüsüne alınan pek çok ilde de Büyükşehir belediye sınırları il sınırı olarak kabul edilmiş, köyler de mahalleye dönüştürülmüştür.
Yani, Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Atom Karınca" unvanını verdiği Sayın Gümrükçüoğlu'nun teknik buluşu genel kabul görerek yasalaşmıştır. Trabzon ile birlikte ve daha sonra Büyükşehir olan illerin hepsi, Sayın Gümrükçüoğlu'na minnet borçludur.
Büyükşehir olmakla illerin ve buralarda yaşayan halkın yaşayışı değişmiş, özellikle köylerin mahalleye dönüştürülmesinin bir yararı olmuş mudur? Asıl tartışılacak soru budur. Getirilen imar affı ile imara uygun kentleşme amacı da bertaraf edildiğine göre, fiilen hiçbir şekilde mahalle olmayan, belediye hizmetlerinden de yararlanmayan köylerimizi bize geri versinler!’
 
Karada Karaca Denizde Yunus!
karada-karaca-(1).jpgkarada-karaca-(2).jpg
Hükümet, karaca, ayı vs. gibi karada, yunus balığı gibi denizde yaşayan hayvanların avlanmasını yasaklamıştı. Bu yasaklama dünyanın birçok ülkesinde var. Ancak bu ülkelerde avlanma da var. 
Geçenlerde Ortahisar Geçit köyünden arayan Yılmaz Bekar, ‘Karacalar tarlada fasulye, lahana yeşillik bırakmadı. Sabah, akşam, gece tarlaya giren karacalar, her tarafı dümdüz ediyor’ dedi. 
Sürmene Köprübaşı’ndan arayan bir başka okur ise, ayıların evlerinin yanına kadar geldiğini söyledi.
Birkaç gün önce Faroz Balıkçı Barınağında, Faroz’un ünlü balıkçısı kaptan Pimoş Salih’e , ‘Çoğu balıkçı Karadeniz de en büyük rakiplerinin yunus balığı olduğunu, Yunus avının yasak olması nedeniyle sayılarının aşırı derecede arttığını, her gün binlerce ton balık yediklerini söylediklerini’ belirttik ve bu konuda ne düşündüğünü sorduk.
Pimoş Salih, babadan dededen balıkçı. Deniz İşletmelerinde çalıştı, kaptanlık yaptı, emekli oldu, tekrar Faroz Balıkçı Barınağına döndü. 
Salih, Karadeniz’in kirliliğinden, aşırı avlanmadan bahsetti ve ‘Bizim dedelerimiz, babalarımız eskiden Yunus avına çıkardı. O zamanlar, mermiyi de devlet verirdi. Vurulan ve yakalanan Yunuslar sahile getirilir. Sahilde ateş yakılır, yunuslar büyük kazanlara koyulur ve yağı çıkartılırdı. Sonradan Yunus avı yasaklandı. Yunus avı yasaklanınca, Karadeniz’deki Yunus sayısı anormal derecede arttı. Bana göre eskiden olduğu gibi Yunus avı üreme dönemi dışında kalan aylarda kontrollü olarak serbest bırakılmalı. Bu gidişle Karadeniz’de balık kalmayacak’ dedi.
Karada Karaca, denizde Yunus olayı, tartışılması gereken bir olay. Bize göre, bu iki hayvan hatta ayı için de kontrollü avlanma gündeme getirilmeli. Yoksa özellikle denizde balık kalmayacak!
 
Kural tanımayanlar çoğalıyor!
Trabzon Mimarlar Odası Başkanı Gürol Ustaömeroğlu, bayram öncesi yaşadığı bir olayı sosyal medyada paylaştı. Ustaömeroğlu, ‘Güzel Trabzon’da bir grup insan türedi. Hepsinin ortak özelliği kural tanımamazlık. Son derece saygısız hatta seviyesizler. Ne oldu bize, bu insanları bu topluma kim kazandırır’ dedi. 
kural.jpg
Gürol Ustaömeroğlu’nun paylaşımı şöyle;
‘Ülkemizin genelindeki durumu bilmiyorum. 53 yaşımı sürdüğüm günümüzde güzel Trabzon'da bir grup insan türedi. Azımsanmayacak sayıda ve neredeyse bir kuşağa sahip bu insanları kim doğurdu, kim eğitti bilmem mümkün değil. 
Ama hepsinin ortak özelliği kesinlikle kural tanımıyorlar. Son derece saygısız hatta sevgisizler. Müthiş bir özgüven ve cesaret ile konuşuyorlar ve vücut dillerini kullanıyorlar. Ne trafikte ne kuyrukta ne sinemada ne dolmuşta bir sosyal kültüre sahip değiller. Uyarana son derece kabalıkla cevap veriyorlar. Ve son derece de savunma halindeler. Her eleştiriye küstahça mutlaka verecek cevapları bulunuyor.
Annem ve babam parkta oturmuşlar çöp toplayıcı bir gençle sohbet ediyorlar. Laf dönmüş dolaşmış insanlara gelmiş. Çöp toplayıcı genç aynen şöyle konuşmuş;
"Amca, teyze bizim Avrupa Birliği'ne girmemize imkan yok. Asla bizi almazlar. Şurada kadınlı erkekli bir grup çekirdek yiyor ve kabuklarını yere atıyorlardı. Hemen onlara poşet verdim. Dedim ki kabukları buna koyun. 
Amca, teyze bana ne dediler biliyor musunuz?..
"Sen çöpçü değil misin, tabii ki yere atacağız. Senin görevin yerleri temizlemek."
Annem ve babam o kadar duygulanmışlar ki kalkıp bu çöp toplayıcı genci teselli etmişler.
Arkadaşlar bu insanlar aramızda yaşıyor. Ne oldu bize?
Kim bu insanları bu topluma kazandırdı?’.
 
 

Önceki ve Sonraki Yazılar