Havva  Lakutoğlu

Havva Lakutoğlu

ÇAPUT

 

“Küçük Prens” kitabında olduğu gibi, “İnsanlar yaş aldıkça yani büyüdükçe insani ve temel değerlerden uzaklaşıyor, yozlaşıyor”… Hatta acayipleşiyor.

Bu yazıma başlarken elimde ki, “Yüzyıllık Yalnızlık” kitabının sayfalarında saklı olan, o cümledeki gibi diyorum ki, “Koca bir yüzyıl, tatsızlık olmasın diye ağır sözler, sövgüleri sayıp dökmek, içimde birikenleri dışarı atmak için can atıyorum”…

Yazdıklarım yaşadıklarımdır. Gördüklerimdir. Kimseyle bir alıp veremediğim yok. Kimseyle bir husumetim de yok. Yazdıklarımın mutlaka bir olay yaratmasına da gerek yok. Hatta ortalığı ayağa kaldıracak kadar, edebi bir yapıt olması için de bir çabam yok. Yaşadığım her olay, her kesimden insanlar için bir ibret, belki mesaj hatta hoş bir sedadır.

Bir takım makamlardan, kimler gelip kimler geçmedi ki?

Makamlardan ayrıldığınızda, eğer bırakmış olduğunuz bir saygınlığınız varsa işte o “baki” kalıyor. Unutulmuyorsun.

Bizim ülkemizde doktor, siyasetçi ya da bürokrat bir kadın itibar görmek için, gücünü göstermek için “erkek gibi kadın “oluyor. Elbette istisnalar var. Ama ben erkek gibilerden bahsediyorum.

Ne kadar itici ve de sevimsiz bir hal.

Neden erkek gibi olmak halleri?

Bu bir övgü değil.

Bu bir gurur vesilesi hiç değil.

Duyduğunuzda neden memnun olursunuz ki?

Yaratılış felsefene de mi saygın yok. Sen kadın olarak yaratıldın.

Hem kadın olup, hem de hal ve tavırlarında erkek gibi davranmak ne acayip bir ruh hali.

Becerikli , kendi ayakları üstünde durabilen bir kadın, kendi değerlerini koruyarak anneliği, eş olmayı en önemlisi de kadın olmayı neden koruyamasın ki?

Zarafetle başın nasıl dik tutulması gerektiğini bir insan olarak hatta kadın olarak neden gösteremezsin  ki?

İlla güçlü olmak için, başkalarının canını mı yakmak gerek?

Bu bence erkeklere de yapılan bir yanlışlıktır. Hatta haksızlıktır.

Nasıl ki bir erkek tersi yönde ki bir benzetmeyle kendini aşağılanmış hissediyorsa, ki tercihi dışında söylüyorum, bir kadın da bu benzetmeyi kabul etmemelidir.

Bizler insanız, ama cins olarak ikiye ayrılmışız, kadın ve erkek olarak.

Siyasette ya da bürokrasi de ya da başka bir alanda, kadın olduğu için, toplumda kendisini değersiz bulan hatta eksik bulan kişilerin varlıklarını göstermek için gösterdikleri bu karşı tepki bir trajedidir.

Yapmayın o zaman siyasetinizi.

Yapmayın o zaman işinizi.

Kadın gibi düşünüp, kadın gibi davranın ve kadın gibi giyinin.

Sanki izmaritte kalan katran gibisiniz.

Niye korkuyorsun ki,senin  var oluşun kadın. Kendini ve hem cinslerini neden bu duruma getiriyorsun ki?

Bırak erkek erkekliğini yaşasın, sende kadınlığını.  Ama ne olur önce insan ol!

Seçmiş olduğun yol değil ki ,sadece yoldakisin.

Sen vaazlarını bile imamlar gibi yapıyorsun. Ama camide sana ayrılan kısmın adı “kadınlar” kısmı.

Varlığına neden uyumsuz baharatlar katarsın ki? Kendinize neden böyle anlamsız yüklemeler yaparsınız ki?

Bırak erkek gibi davranmayı. Anne olmanın, kadın olmanın şefkati ve gücü ile hayatını insan gibi yaşa. Yeni yetme ergen kızlar gibi her şeye cevap veren, küfürlü konuşan, kavgacı tavırlar çok itici. Sözünün dinlenmesi için bağırmana gerek yok. Sevilmen ve sayılman yeterli. Sadece  İnsan olduğunu hissettir yeter! İnsanları yarı yolda bırakma. Güven kelimesini sevgi ve saygıyla tamamla o zaman “zaten” güçlüsün.

Sadece kendine bak!  O zaman göreceksin zaten,  her şeyin sende mevcut olduğunu. Verdiklerin yüreğinin büyüklüğü kadardır. Bu iş insan olmak işi. Erkek ya da kadın olmak işi değil ki.

 İnsanlar umut ediyor. Diliyor. İstiyor. Çaput bağlıyor ve medet umuyor. Hastalıklara, sınavlara, bebek umuduna, kısmete ve daha nice dileklere. Sen de erkek olmayı bir dile bakalım. Belki dileğin kabul olur. Kim bilir! Erkek olmak isteğin ne kadar absürt ise çabutta o kadar işte!

 Bence fiziksel değişimini kabul et ve şükret.

 

 

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.