Gürol Ustaömeroğlu

Gürol Ustaömeroğlu

ÇARPIK KENTLEŞME VE MİMARLAR

Çarpık kentleşmeyle ilgili ne zaman bir tartışma açılsa sorumlu tutulan meslek gruplarından biri mimarlardır. O halde tekrar soralım;

Çarpık kentleşmeden mimarlar sorumlu mudur?

Bunun cevabını yazının sonunda beraberce vereceğiz.

Öncelikle çarpık kentleşme nedir?

Çarpık kentleşmeden ne anlıyoruz?

Bu soruları çok iyi analiz etmeliyiz.

Kitap çarpık kentleşmeyi şöyle tarif eder;

Kentlerin nüfus patlaması sonucunda, plansız ve denetimsiz olarak, gelişigüzel, altyapısız, her türlü estetik kaygıdan uzak bir şekilde merkezden dışa doğru adeta bir ur gibi büyümesidir. Bu durum çevrede ilkel yerleşmeler yaratırken, merkezde ise mevcut dokunun yok olmasına sebep olmaktadır.

Tarifte görüldüğü üzere çarpık kentleşme plansız bir büyümeye işaret etmektedir.

Ancak bu tarif seçeneklerden sadece biridir.

Bir de planlı çarpık kentleşme vardır ki günümüz kentlerinde yaşanan fecaat budur.

Buna ve bana göre bir çarpık kentleşme tarifi de şudur;

Kentleri oluşturan üst ölçekli haritaların başta kent gerçekleriyle uyumsuzluk olmak üzere çeşitli nedenlerle alt ölçekli haritalarda uğradığı köklü tadilatlardır.

Görüldüğü üzere burada bir plan olmakla beraber plana olan müdahalelerden bahsedilmektedir.

Her iki durumda da kente proje üreten mimarlar sonuçtan yola çıkmaktadırlar. Yani mimar sonucu yaratan değil, sonuca proje üreten bir meslek insanı olmaktadır.

Bu durumda iki soru sorulabilir;

Birincisi; sonuca proje üreten mimar sonucun bir parçası olmaz mı?

Çaresizlik ve proje üretme zorunluluğu,direkt olmasa bile kısmi bir sorumluluğu mimara yüklemektedir. Mimar “Hayır, böyle bir kent planına ben proje üretmem” diyebiliyorsa elbette çarpık kentleşmeden sorumlu tutulmayabilir. Bu mimar isterse kent planına yasal itirazını da yapar ve sonucu bekler. Ancak bu idealist yaklaşım hayatın acımasız şartları karşısında mimarı ne kadar ayakta tutabilmektedir? Hal böyleyken gerçekçi düşünmek ve mimarı, olabildiğince fonksiyonel ve estetik projeler tasarlayarak çarpık kentleşmeyi aşmaya çalışan insan olarak görmek gerekir.

Bu son cümleden hareketle ikinci soru sorulabilir;

Mimar fonksiyonel yapılaşma ve estetikten sorumlu mudur?

Elbette son derece sorumludur.

O halde çarpık kentleşmeyle gayri estetik tasarım karıştırılmamalıdır.

Karıştırılırsa yazımızın başındaki sorunun cevabını da yanlış vermiş oluruz.

Mimar işi gereği çarpık kentleşmeye proje hazırlamak zorundadır. Sonuca göre proje hazırlamak zorunda olan mimar çarpık kentleşmeden direkt sorumlu değildir ama estetik ve fonksiyondandirekt sorumludur.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.