ÇAYDA SORUN YAŞANMASIN!

Çay, Doğu Karadeniz Bölgesi’nde Ordu’dan Artvin’in Sarp Sınır Kapısı’na kadar yaklaşık 848 bin hektar alanda yaklaşık 200 bin üretici aile tarafından yapılmaktadır. Bölge ve bölge dışında iki milyondan fazla insanın geçim kaynağıdır. Yıllar arasında değişmekle birlikte 1 milyon 180 bin ton ile 1 milyon 450 bin ton arasında değişen miktarlarda yaş çay üretimi yapılmaktadır. Üretilen yaş çayın 151'i özel sektör, 46’sı ÇAYKUR'a ait 197 fabrikada işlenerek yılda 230 ile 250 bin ton kuru çay elde edilmektedir. Dünya çay Komitesi’nin hazırladığı “Dünya Çay Raporu ”sonuçlarına göre çay üretim sıralamasında 5. sıradayız. Aynı zamanda bölge ekonomisine, istihdamına ve dolayısıyla göçün azalmasında çok önemli bir sektördür.

Doğu Karadeniz’in fındık ve Çaydan başka neyi var? Bu ürünlerle ilgili yapacağımız planlamalarda ince elleyip sık dokumalıyız. Bölge ve bölge dışında iki milyondan fazla insanın geçim kaynağıdır. Üretimi sürdürülebilir kılmak için kırsal kesimde yaşayan Üreticilerin doğduğu, üreteceği ve doyacağı yerde yaşamalarının yolunu bulmalıyız. Onun için projeksiyonlar gerçekçi tespitler üzerinde yapılmalıdır. Çözüm odaklı tedbirler alınmazsa köylü, şehirli ve hemen hemen her kesim bu durumdan etkilenecektir.

Başlayacak olan çay hasadında Covid-19’un muhtemel etkilerini en aza indirilmesi çok büyük önem arz etmektedir. Bu kara günleri mümkün olan en az hasarla atlatmanın yolu planlı ve bütüncül hareket etmekten geçer. Bu bağlamda Tarım ve Orman Bakanlığı’nın öncülüğünde Bölge illerindeki tarım sektörünün bütün paydaşlarının bulunduğu “Çay Tarım Komisyonu" kurulmalıdır. Bu komisyon eşgüdüm halinde, stratejik sektör olan tarımsal üretim için üreticiden tüketiciye kadar sektörün bütün paydaşlarıyla planlanmalıdır.

Salgın nedeniyle her yıl çay hasadında çalışan yaklaşık 40.000 bin yerli ve yabancı tarım işçisinin büyük bir kısmı hasada gelemeyecek. Özellikle Gürcistan ve Azerbaycan’dan gelen işçilerin sınırların kapatılması nedeniyle gelemeyeceği kesin görünüyor. Hasat için bahçe sahipleri ve ülke içinden iş gücü temini için bir hareket söz konusu olacaktır. Başta İstanbul, Ankara, Bursa, Kocaeli, Sakarya gibi büyük şehirlerden bölgeye kontrolsüz bir hareketliliğin başlaması kaçınılmaz.

Tam da tehlike burada başlıyor. Hasada günler kala açılacak çay sezonu için gerekli olan eğitimli iş gücü teminiyle çalışma sırasındaki riskleri en aza indirmeliyiz. Bunun konu uzmanı ziraat mühendislerinden tarım işçisi tedarik firmaları kurulmalı ve bu firmalar devlet tarafından teşvik edilmelidir. Yetkilendirilmiş bu kurumlar, işçilere hedef tespit ve hareket takibi çizelgesi oluşturularak hastalık ve yer değişiklikleri bu firma aracılığıyla takipleri sağlanmalıdır. Ayrıca koronavirüs tehdidi için eğitimler bu firmaların sorumluluğunda verilerek gerekli çalışmaların yapılıp yapılmaması da kamu tarafından kontrol edilmelidir.

Geldikleri yerde ve ikamet edecekleri yerlerde sağlık kontrolleri yapılmalı ve karantina tedbirleri uygulanmalıdır. Çayın geleceği hakkında ilgili kurum, kuruluş ve STK'lar ile kısa ve uzun vadeli ortak eylem planları hazırlanmalıdır.

Yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen tarım ülkemizin ve bölgemizin stratejik potansiyelidir. Umutsuz olmayalım hep beraber çalışarak sıkıntılı günleri aşacağız, aşmalıyız.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Haber yorum bölümünde Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.