Rasim Efendioğlu

Rasim Efendioğlu

ÇAYKARA, MAÇKA, ŞALPAZARI, TONYA, FARKLILIK NEREDE!

İNSANLARI BAZEN YAŞADIKLARI YERLER ÇOK ETKİLER

Trabzon eski bir yerleşim yeri, ünü yurdun her yanına yayıldığı gibi dünyanın birçok yerinde de bilinir. Osmanlıdan önce devlet başkenti olmuş, birçok uygarlık doğmuş batmış. Osmanlıda şehzade şehri olmuş. Eğitim yeri olmuş. İlçeleri ile bir bütün. Her ilçenin ayrı bir özeliği var. Kiminin doğal zenginliği, kiminin insan kaynakları zengin. Kıyı şeridi eskiden balıkçılıkla, deniz ulaşımı ile ünlüydü. Daha sonra fındık, çay, tütün gibi endüstri bitkileri vardı. Yanlış politikalar yüzünden tarım da denizcilik de geriledi başka yollar arandı. İçerdeki ilçeler daha farklı. Tarıma uygun değil. Yakın yıllarda turizm gelişse de eskiden  geçim kaynağı hep dışarda arandı. Gurbet, acı gurbet yurt dışına dek taşmış. Almanya acı vatan olmuş. Çoluk çocuk babadan uzak, garip yaşamış ekmek uğruna. Aileler parçalanmış… İç ilçelerde kalan bir kaç kaşık toprak adeta  kaşıklanmış, göz gibi korunmuş. En zor tarım, mısır tarımı yapılmış. Yo satmak için değil ekmek için. Toprak altın kıymetinde. Her yıl kayar tarlanın dibine, sepetle taşınır başa. Yaşam çok güç.

İç ilçelerin insanı cesurdur, çalışkandır ve zekidir. Değişik yollar arar, okur... Çok eskiden beri her yolu ve yöntemi deneyerek okumuştur. Hala okuyor. Bilimin her alanında büyük başarılar elde ediyor.

O nedenle bu bölgenin, bu ilçelerin halkı farklı kabul edilir. Çaykaralı, Maçkalı, Tonyalı... Ve ayrı il olsa da Artvin -Trabzon birbirine çok bağlı, dost. Bu ilçelerden yetişen gençler okur. Okur ve sınırsız okur. Yıllardır bu ilçelerden ünlü devlet adamları, bilim adamları, sanatkarlar yetişir. Öğrenim durumu  yüksek olunca, eğitilmiş insan farkı görülür.

 

BİRAZ ÖZELİNE BAKALIM, ÇAYKARA

Çaykara yıllardır kendi kaynaklarına göre en yoksul ilçelerden biri. Ancak gençleri en çok okuyan ilçe. Çaykara’da doğdum büyüdüm. En küçük köylerinden birindenim. O köyde öğretmen iken dergimiz için yaptığım araştırmada otuz otuzbeş yıl önce 24 tıp mezunumuz vardı. Diğer alanlarda da buna yakın bir sonuç vardı. Yıllar önce bu köyün halkı da yurt içinde yurt dışında gurbetteydi.

Daha sonra olanaklar gelişti. Birçok bilim adamı profesör yetişti. Valiler, kaymakamlar, komutanlar yetişti. Elbette diğer köylerde de buna benzer bir  sonuç var. Bu ilginç bir tablo... Bunun gizi nerde saklı. Toprağında mı, suyunda mı... Elbette kalıtımdan zeki bir soyun çocukları da zeki olur. Ancak salt kalıtım yeterli değil. Dedim ya çalışkandırlar, zekidirler. Anladığımca dürüst ve ahlaklıdırlar. Bu çok önemli. Hani  kimi tv haber programlarında gördünüz... Çaykara’da dükkanların önünde eşyalar gece gündüz dışarda durur çalınmaz. Bu çok önemli bir ahlaki görüntüdür. Hiç hırsızlık olmaz diyemem ancak bu dürüstlük dikkat çekicidir

Bu ilçede doğdum büyüdüm, bu ilçede uzun bir süre hizmet ettim insan yetiştirmede sorumluluk üstlendim. Bu gerçeği yakından gördüm. Elbette onur duyulacak bir durum. Diğer ilçelerden de arkadaşlarım var dostlarım var…  Onların da üstün özellikleri var. Belki bir Trabzon üstünlüğü denebilir.

Çaykara’ya bu ayrıcalığı sağlayan ne?... Çaykaralı neden okur, okumayı sever. Belki başka bir seçenek kalmadığından denebilir. Ancak olanakları Çaykara’dan daha da sınırlı birçok yer var, okumaz, okumaya ilgi duymaz ve cahil. İşte bunun nedenini aramalı. Evet çağımız bilgi çağı bilim çağı. Aramalı, okumalı, okutmalı . Karanlık ufukları aşmalı. Okumak salt diploma sahibi olmak değil. Yüksek makamlarda çıkmak değil. İnsan olmaktır insan olmak.

 

BU ÖZELLİKLERİ NASIL GELİŞTİRİP KORUMALI

Geleneksel güzel bir özeliğimiz var. Bu ilçelerden çok büyük adamlar ve gerçekten adamlar yetişti. İşte bu mayayı korumalı. Çağ gelişiyor, olanaklar artıyor. Bunları olumlu kullanmazsak zeki insandan başarılı bir hırsız da çıkabilir, katil de çıkabilir. İnsana verilen en üstün özellik akıl… Kimi bilim adamları aklı insanın içindeki peygamber olarak nitelendiriyor. Evet akıl çok üstün bir güç. Ancak bu gücü gerçek insan olmak için kullanabilirsek insanlık yücelir. Yoksa en ateşli silahlar da en öldürücü zehirler de insan aklının ürünü. Yeter ki akıl iyi kullanılsın.

İnsan beyni bir parça et. Yüz yıl yaşasa ve şuuru yerindeyse bu bir parça ete  milyarlarca  bilgi ve görüntü kaydedilir ve bu bilgiler arasında ilişki kurulur yeniden dizilir, çözülür. Yani insan bir mucize... Her yönü ile… Yeter ki bu üstün varlık önce kendi üstünlüğünü bilsin ve diğer insanları da tanıyarak hak ettikleri yere koysun. İnsan yaşamı bir kibrit şulesi kadar. Ancak işte o anı iyi değerlendirip kendine düşen yeri aydınlatıp bir ışık olarak doğup baksın. Güzel bir iz bıraksın.

 

BU İLÇELER ADLARINI KİRLETMESİN

Nasıl kirletmeyecek. Her yan kir pas. Aklınızı kiraya istiyorlar. Susun, görmeyin, duymayın, konuşmayın diyorlar. İşte size bir sus payı. Size de bu kirli sofrada bir yer açalım oturun yiyin. Sesinizi çıkarmayın…

Çaykaralı olmak, Maçkalı, Tonyalı olmak nüfus cüzdanınızla yazılanla olmuyor. Çok basit bir çıkar için üç günlük ömrü ipotek etmemeli. Beyni kiraya vermemeli. Anılırken, gerçekten iyi insan, dürüst insan, başarılı insan, insanlığın yararına kendini vermiş insan denmeli. Gidenlerin ardından zenginlikleri konuşulmaz. İnsanlıkları anılır.

Evet ben buralıyım ve bununla onur duyuyorum diyebilmeli. Çaykara’dan ve bu ilçelerden çok ünlü ve gerçekten adam gibi adamlar çıktı. Bu zincire eklenmek için çaba göstermeli. Kimliği ile onur duyarken o kimlikle de yanında yöresinde bulunanlar onur duymalı.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Haber yorum bölümünde Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum