Mehmet Nuri Sunguroğlu

Mehmet Nuri Sunguroğlu

CEHENNEM VADİSİ VE BÖLGENİN TIMARLARI

ALMAN SEYYAH PROF. DR. KOCH İLE K-DOĞU ANADOLU 1843-44

Vadiyi çevreleyen dağlardan daha önce bahsetmiştim, güneyde Kelidgedutj, batıda Şerian ve kuzeyde Şah Yolu Dağları. Şah Yolu Dağının doğusunda Megen ve Sinek Dağı adını taşıyan iki önemli kolu var ve kuzeyinde Ala Dağın devamı olan Erciş dağı bulunuyor. Bu iki dağın arasındaki vadinin küçük bir bölümünden ise Murat Suyu akmaktadır. Karşıdan gelen Şerian suyu ile düz bir çizgide ortaklaşa kullandıkları vadide o kadar düz akmaktadırlar ki, sanki iki nehir tek bir nehirmiş gibi aynı yatağı kullanarak Apahunik tımarına doğru yollarına devam ederler.

Burada birleşen Ala Dağ ile Kelidgedutj Dağı bölgenin idaresinden sorumlu alt valiliklerin (Kaymakamlıkların) sınırlarını belirlemektedir. Bunlardan birisi daha önce sözünü ettiğimiz Muş ve öteki ise ileride uğrayacağımız Beyazıt Kaymakamlıklarıdır. Beyazıt Kaymakamlığının idare alanı Muş Kaymakamlığından daha küçük olarak Murat Suyunun yukarısı ve Aras Nehrinin bir kolu olan Makut(?) Maksut(?) Çayı ile sınırlandırılmış olup 6 tımardan oluşmaktadır. Buna göre:

333.png

1. Makut Çayı'nın en üst kısmını kapsayan Beyazıt bölgesi.

2. Murat'ın kaynak alanlarından oluşan Diyadin tımarı.

3. Kara Kilise ve Eleşkirt'in doğusundaki ünlü Üç kilise manastırıyla Nahm tımarı.

4. Ve güneyinde olan Hamur tımarı. İçeride Hamur'un uzağında olmayan eski Şah Kale var.

5. Eleşkirt.

6. Eleşkirt'e bağıl olan Haliyazi tımarı 6 köyü ile.

Bu tımar Şerian Dağı'nın doğu tarafında yer alır ve Şerian Suyunun kaynak alanını içerir. Belki de dağların karşısındaki Karayazı bozkırıyla aynı çukur-vadiyi oluşturmaktadır.

Şansımız vardı ki Toprakkale ‘de çok iyi atları olan Kağızmanlı insanlara rastladık ve sabit fiyat üzerinden anlaşarak atlarını kiraladık.

Önümüzdeki önemli dağları aşmak için en azında 12 saatlik zamana ihtiyacımız vardı. Kolaylık olsun diye aynı gün içinde; 2 Kasım'da ½ saatlik mesafedeki Haşlü köyüne geldik. Duyduğumuza göre birkaç gün önce buradan geçen bir kervanı yağmalamışlar ve bir kişiyi de öldürmüşler. Netice de Toprakkale ‘den koruma amaçlı 3 kişinin daha bize refakat etmesini sağladık.

Aras-Murat Suyunun ayırım havzasının güçlü dağlarını geçtiğimizde Kasım ayının 3. günüydü ve yeryüzünü kaplayan karanlık hala daha güneşi bekliyordu.

Bazı çokbilmiş bilgeler Ksenophon'un 10 bin kişilik ordusuyla Eleşkirt vadisinde Murat Suyunu geçtikten sonra kışın ortasında bu dağları aştığını iddia etmektedirler. Henüz Kasım ayının başında iken yüksekliği 2900 m'ye varan bu dağların aşılmasında bizim yaşadığımız zorlukları takip ederseniz, kışın tam ortasında 10 bin kişilik ordu ile bu dağları aşmanın hangi zorlukların eşliğinde olabileceğini tahmin etmeniz hiçte zor değildir.

Haşlü ama Haşlü-Gedik olarak bilinen köyün bir koyutundan önemsiz bir tepeye tırmanarak Cehennem Vadisine doğru yolumuza devam ettik. Tepeyi aşarak bir koyuttan indikten sonra ulaştığımız Cehennem Vadisinin bu ad ile anılması hiçte tesadüf değildir. Çünkü bu vadide istisnasız her yıl soygunlar ve katliamların eksik olduğu görülmemiştir. Anlattıklarına göre henüz 3 gün önce buradan geçen bir Ermeni kervanı 13 Kürt tarafından basılarak soyulmuş ve korkak Ermenilerin birçoğu kaçmayı tercih etmişler. Bunu gören iki İranlı yardıma koşarak Kürtleri kovalarken birisini de öldürerek başını kesip Toprakkale’deki yetkililere teslim etmişler. Ortada kalan başsız bedeni taşlarla örtmüş olsalar da Kürtler gece yarısı gelerek cesedi alıp götürmüşler.          Devam edecek…

Önceki ve Sonraki Yazılar