CHP’NİN ÖNÜNDEKİ FIRSAT

 

Cumhuriyet Halk Partisi’nde geçtiğimiz hafta sonu Trabzon il kongresi yapıldı. Delege Trabzon’da değişimden yana tercihini kullandı ve il başkanı Güzide Uzun’a görevi bıraktırarak, bayrağı Ömer Hacısalihoğlu’nun ellerine teslim etti. Önümüzdeki süreçte ise büyük kurultay yapılacak. Kongre ve kurultay süreçlerinden geçen CHP’nin seçmen kitlesi, tabanını genişletmesi için bu kongrelerdeki değişimler aslında bir fırsat sunuyor. Bu fırsatı analiz etmeden önce CHP tabanının nasıl bir alt yapı üzerine oturduğuna bakmakta fayda var. CHP’de bir dönem Genel Başkan Yardımcılığı ve milletvekilliği de yapmış Prof. Dr. Hurşit Güneş ‘Adalet Çağrısı’ isimli kitabında CHP tabanını şöyle tanımlıyor: 

“CHP tabanı sosyoekonomik ve kültürel olarak farklı niteliklere sahiptir. CHP seçmen profili görece eğitimli, buna bağlı olarak daha yüksek gelirli, büyük oranda sermayedar olmayan fakat sosyal pozisyonu yüksek işlerde çalışan, temelde Türk kökenli, dini inançları olan ancak ibadetlerini tam olarak yerine getirmeyen bir kesimden oluşmaktadır”

Hurşit Güneş’in yaptığı bu tespitler son derece önemli. Türkiye’de sol tandanslı bir parti olarak CHP, sosyokültürel değerlerin muhafazasını isteyen geniş geleneksel kitlelerin muhafazakar siyasal hareketlere daha çok destek verdiklerini iyi yorumlamalı. Gelişmekte olan ülkelerde solun göreli zayıf kalmasının en temel toplumsal sebeplerinden biri de budur. Batı’da sol gelir dağılımı, sosyal adalet ve işsizlikle mücadele gibi kavramlara yoğunlaşırken, Türkiye’de son yıllara kadar CHP çağdaşlık, laiklik vb. kavramlar üzerinden siyaset yaparak ön plana çıkmıştır. CHP dini konularda genelde mesafeli bir duruş ortaya koymuş, bu tutum da daha çok laikliğe bağlanmıştır. Ne var ki bu durum aynı zamanda toplumda geleneksel değerlerden uzaklaşmayı yaratmış ve CHP bu konu özelinde şiddetli eleştirilere maruz kamıştır.

***

 

Çarpıcı bir örnek olması bakımından Konda Araştırma Şirketinin 2011 yılında yaptığı ve Türkiye’deki seçmenlerin dinin inanç eğilimlerine ilişkin bir araştırmasına bakmakta fayda var. Bu araştırmaya göre Türkiye’de kendisini inançsız olarak tanımlayan nüfus yüzde 2, inançlı olarak tanımlayan nüfus ise yüzde 30 kadardır. CHP bu kesimin oylarının 1/3’nü almaktadır. Yani CHP seçmeninin neredeyse yarısı inançlı ama dini vecibelerini yerine getirmeyi tercih etmeyen kesimden oluşmaktadır. Bu araştırmaya göre İslam’ın şartlarını ve dini vecibelerini yerine getirmeye çalışan dindarlar ise ülke genelinde yüzde 57’lik bir kısmı oluşturuyor. Bu kesim ise AK Parti seçmeninin 2/3’ünü oluşturuyor.

Tablo ortada. CHP örnek araştırmadan da anlaşılacağı gibi kendini dindar olarak tanımlayan kesimden istediği oyu alamıyor. Bu yüzden CHP’nin Türkiye’de İslam’ın toplum yaşamındaki siyasal rolüne dikkat etmesi, buna göre politikalar belirlemesi gerektiği ortadadır. CHP; laiklik ilkesini temel almak suretiyle misyonu olarak belirlediği aydınlanma ve çağdaşlaşma ülküsünü geleneksel ve dini değerler manzumesiyle çatıştırmadan nasıl sürdürebileceğinin tartışmasını yapmalı ve bu soruna bir an önce çözüm bulmalıdır. Bu problemin üzerine gidilmez ve üstü örtülmeye çalışılırsa kendini inançlı, dindar olarak tanımlayan nüfusun kahır ekseriyetinin tercihi yine muhafazakar nitelikteki partiler olacaktır. Hal böyle olunca CHP de muhalefette kalmaya mahkum olmaya devam edecektir.  CHP iktidarı gerçekten istiyorsa bahsettiğimiz sorunu bir şekilde aşabilmenin yollarını bulabilmelidir. Bu anlamda bir fırsat partinin önündedir.

***

Trabzon özelinde ise CHP’de yaşanan değişimi şahsen olumlu bulmaktayız. Trabzon’da çiçeği burnunda İl Başkanı Ömer Hacısalihoğlu seçilmesinin ardından verdiği ilk mesajında Trabzon’da seslerinin daha gür çıkacağını ve sürekli sahada olacaklarını kaydetti. Biz Hacısalihoğlu’nun söylemlerinden; kendisinin Rahmetli Yavuz Karan’ın il başkanlığı dönemindeki gibi hareketli, enerjik, heyecan dolu bir il başkanı portresi çizeceğinin ilk sinyallerini aldık. Bizce Hacısalihoğlu Trabzon’da CHP’nin seçmen tabanını genişletmek, daha fazla milletvekili çıkarmak, CHP’nin aldığı oy oranlarını yukarılara taşımak istiyorsa yukarda çerçevesini çizmeye çalıştığımız tabloya ve soruna Trabzon ölçeğinden de bir çözüm aramanın da peşinde olmalıdır.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar