Çimento ve Çernobil!

KTÜ’den bir öğretim üyesi, Çimento fabrikası sökülürken 2. Çernobil faciası yaşanmasın, diye görüş belirtti. Öğretim üyesi, ‘Bu eski fabrikanın bacaları ve kazanlarının etrafı dışarı sıcak çıkmasın diye kanser yapan asbest malzeme ile sarılmıştır. Bu malzeme beyaz sıvı gibi bir malzemedir. Yeni fabrikalar böyle değil ama eskiler böyledir’ demiş ve ardından sökülmenin Çernobil’den bile tehlikeli olabileceğine işaret ederek yıkımın gözetim altında yapılmasını belirtmiş.
KTÜ öğretim üyesi, hayatında Çimento fabrikası kurdu mu, fabrikalarda inceleme yaptı mı bilmiyoruz. İşin uzmanı olsa idi, bize göre böyle bir açıklama yapmazdı!
Dün, Trabzon Çimento Fabrikası’nın kuruluş aşamasında görev alan Belediye eski başkanlarından yüksek makine mühendisi Orhan Karakullukçu’yu aradık. Karakullukçu’ya hocanın söylediklerini aktardık. Karakullukçu, ‘Fabrikayı biz kurduk. Fabrikanın yapılmasında görev üstlendim. Bir kere fabrikanın bacasında asbest kullanılmaz. İkincisi biz kazanlarda asbest kullanmadık. Bizden sonra kazanlarda böyle bir madde kullanıldı mı bilmiyorum. Hocamız herhalde fabrikanın gelişigüzel yıkılmaması gerektiğini söylemiştir’ dedi.

çimento-ve-çernobil.jpg
***
Türkiye Şeker Fabrikaları ve Çimento fabrikalarında 40 yılı aşkın süre, makine vs. bakım işini yapan, bir ara Trabzon Çimento fabrikası makinelerini vs. elden geçiren emekli makine teknikeri Ragıp Kurt ise, ‘Çimento fabrikalarının bacalarında asbest kullanılmaz. Kazanların iç bölgesinde bazı fabrikalarda eskiden bu madde kullanılmış olabilir. Fabrikalarda genellikle ısıya dayanıklı tuğla kullanılır. Trabzon’da da yanılmıyorsam tuğla kullandı. Dışarıya sıcaklık vermesin diye. Asbest kullanılmış olsa bile, söylendiği gibi büyük tehlike yaratmaz. Türkiye’de o dönemlerde yapılan birkaç çimento fabrikası söküldü, yıkıldı, çevreye de tehlike saçmadı. Bu tür fabrikaların beton kısımları iş makineleri ile yıkılır, geri kalan aksam sökülür. Kullanılacak malzeme alınır, geri kalan hurdaya gönderilir’ dedi.
Trabzon Çimento Fabrikası’nın yıkımı ve sonrasında çevreye tehlike verip vermeyeceğini biri üniversite hocası diğer ikisi fabrikanın yapımında ve bakımında görev almış iki uzmanın görüşünü aktardık. Bu konuda konuşacak bir başka kişi de Çimento fabrikasında uzun süre müdürlük yapan, Trabzon eski çevre il müdürü Muhammet Mazlum’du…
Muhammet Mazlum, ‘Bu hocamız boş konuşuyor. İnsan, böyle bir açıklama yaparken gider orada bir inceleme yapar. Hocamız, masa başında konuşmuş. Çimento fabrikalarında, ısı yalıtımı için ısıya dayanıklı tuğla kullanılır. Ereğli Demir Çelik Fabrikasında 1600- 1700 derece ısıya dayanıklı tuğla kullanıldı. Bizim fabrikada aynı tuğlalar var. Benim söylediklerime inanmayan gider Değirmendere’de fabrikanın bir değil her yerini inceler’ dedi.
***
Çimento fabrikasını kuran ve fabrikanın bakımını ve müdürlüğünü yapan uzmanlar, KTÜ öğretim üyesi Doç.Dr. Hamdullah Çuvalcı ile aynı görüşte değil. Fabrikanın son müdürü, iki uzmandan daha iddialı konuştu ve ‘Benim söylediklerime inanmayan gitsin fabrikayı incelesin’ dedi.  
KTÜ öğretim üyesi Çuvalcı, kendisine yönelik eleştirilerden sonra herhalde Çimento fabrikasında inceleme yapar. Ve son görüşünü açıklar!

Altunbaş tasfiye mi edilecek?

AKP Ortahisar ilçe başkanı Temel Altuntaş’ın yeniden aday gösterilmemesi için, birileri kulis atıyormuş. Altuntaş’ın yerine ise Ahmet Karadeniz veya Halil İbrahim Demirtaş’tan birinin getirilmesine çalışılıyormuş. Altuntaş’ın yerine getirilmek istenenlerin biri Tonyalı diğeri Arsinli. Temel Altuntaş, başarılı bir ilçe başkanlığı yaptı ve yapıyor.  AKP il Başkanı Haydar Revi, ilçe başkanlığı için çok sayıda ismin konuşulduğunu söylemekle yetindi.

albunbaş-tasfiye.jpg

Akgün’ün misafirleri!

AKP Akçaabat ilçe Başkanı Emre Aygün, önceki akşam Cemil Usta köfte salonunda eski bakanlardan Hayati Yazıcı, Spor Bakanı Osman Aşkın, Trabzon milletvekili Ayşe Sula Köseoğlu ve il başkanı Haydar Revi’yi ağırladı.

akgünün-misafirleri.jpg

Arhavi Kaymakamı!

Artvin’in başarılı Vali yardımcılarından Hasan Ongu, Arhavi kaymakamlığına atandı. Aslen Erzurumlu olan ve Bursa’da doğan Hasan Ongu, ‘Bursa’da Artvinlilerle bir arada büyüdüm. Doğu Karadeniz’in bu güzel beldesinin güzel insanlarına hizmet etmenin mutluluğunu yaşıyorum’ dedi.
Ongu’na yeni görevinde başarılar dileriz.

arhavi-kaymakami.jpg

************

Türkiye’de bir spor basınının olmadığının kanıtı şudur. Beşiktaş-Leipzing maçında Beşiktaş taraftarının yaptığı gürültüden etkilenen Leipzigli genç oyuncu Werther ilk yarıda oyundan alındı. Bu sıra dışı vakıaya en uygun başlık Genç Werther’in acılarıydı. Lakin Türkiye’de sofistike zekâ yoksunluğu sebebiyle bu konu güme gitti. Artı Beşiktaş belediyesi nasıl Boğaz’da ses desibelini aşıp gürültü yapan barlara, gazinolara ceza yazıyorsa formalite icabı da olsa Beşiktaş kulübüne ceza yazmalıydı. (Metin Kondel)

***
 
Türk Dil Bayramı

(1932'de İlk kez yapılan dil kurultayı, dil bayramı olarak kutlanmaktadır.) Dil Devrimi, M. K. Atatürk’ün tam bağımsızlık anlayışının bir parçası, Türk Devrimi’nin vazgeçilmez gereğiydi. Onun dil konusundaki yargısı, “kendi dili ile düşünmeyen, okuyup öğrenmeyen, kendi dilinde eğitim almayan bir ulus, bağımsız olamaz; hiçbir ulus, dilindeki yabancı kültürlerin etkisini önlemeden kendini bulamaz; dilde ödün verenler, ulusal savunma silahlarından birini elinden bırakmış, güçsüz düşmüş, birliğini yitirmiş demektir” biçimindeydi. Dil Devrimi’ni başlatırken, yabancılaştırılarak örselenmiş bu dil için; “yaşam yolunda bu denli kararlılıkla ilerleyen Türk ulusuna uygun olamaz” diyordu. Türkçeye hak ettiği yüksek değeri verecek ve “kendi benliği içinde daha da varsıllaştırarak” onu, “büyük bir kültür dili durumuna” getirecekti. (Türkçe’nin Diriliş Hareketi'nden alıntı)

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar