Çocuklarımız için endişeliyim!

Harun Çelik

Şahit olduğum olay. Sokağımızda bulunan bakkaldan bir şeyler alıyordum. Bakkalın önünden, bir kadın, bir adam ve bir küçük kız çocuğundan oluşan üç kişilik Suriyeli bir aile geçiyordu. Ne oldu ise artık, Suriyeli adam, en fazla üç-dört yaşında olan küçük kızına öyle bir vurmaya başladı ki, insan olan insanın bunu izlemesi mümkün değil. Kendi öz çocuğuna değil, babasını öldürmüş düşman askerine vurur gibi vuruyordu çocuğa ve tabii ki seyirci kalmadık. Bakkaldaki abi, "Ne yapıyorsun lan sen, öldürecek misin çocuğu?" diye bağırdı. Suriyeli baba da yarı Türkçe yarı Arapça, size ne diye bağırmaya başladı ve bakkal abinin üstüne yürüdü. Karısı Arapça bağırarak adamın kolundan tutup çekti, adam bakkala saldırmak için etrafında bir şeyler aranıyordu. Hülasa, bundan çıkartılacak sonuç: Kendi öz çocuğuna bile düşman gibi davranan bu insanların büyük çoğunluğunun psikolojisi bozuk ve birçoğu şizofren. Bu insanlar rehabilitasyondan geçmek zorunda, Birçoğunun psikolojisi bozuk ve bir o kadar da saldırgan bu kadar insan, toplumun içine saçılmış mayın gibidir, nerede ne zaman kime patlayacakları belli değil. Ben Arap, Ermeni, Rum, Yunan hiçbir millete düşman değilim. Irkçılığa hayatımda yer yok. Bu sosyolojik bir durumdur ve bu işin sorumlusu olan insanların yani siyasilerin kulaklarının üstüne yatıp, "Hele bir bakalım bu işin sonucu ne olur" deme hakları yoktur. Ben etrafımdaki, sokağımdaki, mahallemdeki kanı kaynayan genç çocukları sakın Suriyeliler ile kavga etmeyin diye tembihliyorum, çünkü yumruk kavgası yapmayacaklarını, bıçaklara sarılacaklarını ve öldürmekten çekinmeyeceklerini biliyorum. Çocuklarımız için endişe ediyorum ve bizim en tabii hakkımız.

çocuklarimiz-için.jpg

Karan da yürüdü!

CHP Genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasından sonra Ankara’dan İstanbul’a başlattığı ‘Adalet’ yürüyüşüne Trabzon’dan da katılım oldu. CHP Trabzon eski il başkanlarından Yavuz Karan da Kemal Kılıçdaroğlu’nu yalnız bırakmayanlardan. Trabzonspor forması ile yürüyüşe katılan Yavuz Karan da ‘adalet, adalet, adalet’ dedi.

Bu arada CHP Trabzon milletvekili adaylarından Ali Türen Öztürk’ün de yürüyüşün son günü Kemal Kılıçdaroğlu’na eşlik edeceği ve Maltepe’de olacağı öğrenildi.

karan-da-yürüdü.jpg

Karakaş Hakkari’ye!

Gazeteci Fatma Yavuz, sosyal medyada Sadi Karakaş’ı Hakkari Turizm il müdürlüğüne atamış. Trabzon Turizm il müdürlüğünde çalışanların bir bölümü ara sıra işyerine uğrarmış… Ayasofya’da görevli olan Uzungöl’de; merkezdeki Uzunsokak’ta veya siyasilerle mesai yaparmış. Sadi Karakaş, işe gitmeden maaş alan personelden değil. Çalışkan ve üretken bir kardeşimiz. Şair ve yazardır… Geçenlerde bir şiir kitabı yayınladı. Sadi’nin şiirleri güzeldir. Sadi Karakaş, gerekirse Hakkari’ye de gider.

Bu arada film yapımcısı, sanatçı Emin Albayrak, Fatma Yavuz’a önümüzdeki günlerde çekimlerine başlayacakları bir filmde rol almasını teklif etmiş. Fatma Hanım, filmlerin senaryolarını okumadan ben varım, demez. Önce senaryoyu okuyacak sonra karar verecek.

karakaş-hakkari.jpg

Ören nerede kamp kurdu?

Trabzonspor Denetleme Kurulu Başkanı, TS eski yöneticisi Mahmut Ören birkaç yıl önce Ortahisar ilçesine pek de yakın olmayan bir köyden, birkaç dönüm arazi almıştı. Mahmut, orada bir de ev yaptırmıştı. Yaz ve sonbaharda birkaç kez orada kalmıştı. Mahmut Ören ve ailesi doğu tutkunu... Ören’in kızı iyi bir yüzücü.

ören-nerede.jpg

Mahmut Ören’i geçenlerde aradık.  Bir konu hakkında bilgi alacaktık. Çal mağarasının üzerindeki ormanın kenarında kamp kurduğunu söyledi. Ne yalan söyleyelim, Mahmut’a imrendik. Çadırı, yiyeceği vs. al, dağa çık, orman kenarında kamp kur. Birkaç gün kal ve işine dön. Mahmut’un neden bu denli zinde olduğunu şimdi daha iyi anlıyoruz.

Bayramlık

Temel bilim adamlığına kafayı takmıştır.

Yeni icadına(fare kapanı) telif hakkını almak için Dursun'a gider.

- Ula Dursun, ha bunun telif hakkını ver!

Dursun: Hele icadı bi anlat!

Temel başlamış anlatmaya:

- Fare köprünün üstünden geçecek, Köprünün sonuna gelecek, Jiletin arkasındaki peyniri almak için yerde duran jiletin üstüne gelecek, jilet kafasını kesecek ve ölecek!

Dursun, diklenir; Olmaz! Çünki bu jilet sağa sola hareket etmiyor!.. Kafasını nasıl kessin farenin!..

Temel:

-‘O zaman bunun üzerinde biraz daha çalışayım’

der ve kapanı alıp gider !..

Aradan birkaç gün geçer, Dursun'un yanına gelir ve;

- Ula Dursun, bu sefer yaptım fare kapanını, ver telif hakkını!

Dursun kapana bi bakmış kapan aynı kapan!!

Sadece peynirin olmadığını görmüş..:

-Anlat bakayım nasıl yaptun oni?..

Temel;  

-Bak şimdi; fare köprüyü geçecek, jiletin üstüne gelince bakacak ki peynir yok!.

Çok şaşıracak ve ‘Allah Allah’ diyerek kafasını sağa sola sallayacak ve ölecek!!!  (Aydın Aydın) bayramlik.jpg

 

Önceki ve Sonraki Yazılar