DEĞİRMEN & SABAHATTİN ALİ

Sabahattin Ali (1907-1948) Gümülcine’de gözlerini açan usta yazar Kırklareli’nde öldürülür. Kısa hayatında Almanca öğretmenliği, Yayın Müdürlüğü, Dramaturgluk, tefrika yazıları, Markopaşa mizah dergileri ve 10 kitap bırakmıştır. Hayatının bir kısmı çoğu yazar gibi 4 duvar arasında geçmiş.

Değirmen’de 11 öykü yer almaktadır. Edebiyatın ince ustalıklarıyla betimlenmiş acıklı güzel öyküler. Anadolu’da özgürce akan bütün derelerin kenarında su değirmenleri vardı. Hiçbiri derenin özgürlüğünü kısıtlamaz, canlıların yaşam alanlarını yok etmezdi.

Çingeneler, köyden köye kafilece göçer, sepet, elek, külek gibi kaplar yapıp satarak, düğünlerde çalgı çalarak bazen de tavuk, koyun apararak vur patlasın çal oynasın misali geçinirler. Bir gün Çingene kafilesi Edremit’te söğüt ağaçlarıyla kaplı bir derenin kenarındaki değirmenin yanında konaklar. Yaşlı değirmencinin güzeller güzeli kızı küçükken kolunu değirmenin çarklarına kaptırmıştır.  Çengi Başı kafilesini yerleştirmiş, obanın yakışıklı, klarnet ustası Atmaca değirmenin bin bir nağmeli sesiyle klarnetin sesini özleştirmeye başlamıştır. Atmaca’ya birçok yerli kızı âşık olsa da o pas vermemiştir. Şimdi durum farklıdır. Çeri başı farkında olsaydım hem obayı toplardım dese de geç kalmış ateş bacayı sarmıştır. Atmaca Değirmencinin kızına, kız da Atmaca’ya aşıktır.

Atmaca kızla konuşmuş fakat olumsuz yanıt almıştır. Artık klarnetin sesi eskisi gibi çıkmamaktadır. Atmaca’nın neşesi kalmamıştır. Kız benim kolum yok, sen beni, ben seni ne kadar sevsek bile olmaz demektedir.

Yağmurlu bir akşam Atmaca, obayı değirmende toplayıp şölen yapar. Gözünü kızın gözlerinden ayırmadan klarnetiyle değirmenin sesi ezgilerini birleştirmiştir. Coşkunun bir anında klarneti elinden atan Atmaca kolunu değirmenin çarkları arasına verip kolunu koparır. Her yer kan gölüdür. Aşk dediğin işte böyle bir şey.

Şengül Gedik, İlhan Ateş’in “Değirmen” adlı şiirini okudu.

 “Dünya bir değirmen

Dünya bir değirmen öğütür durur.

Üstünde ne varsa kırıp un eder

Bir şekilde canı dağıtır durur

Birbirine katar kırıp un eder.”

                                                                                

Satır Arası Kitap Kulübü

 

 

  GECENİN MELEKLERİ

          TÜRK POLİSİ

 

Gece gündüz görev başında

Sıcak çorbayı bulamaz aşında

Hırsız, yankesici, zanlı karşısında,

Bomba kalleş, polis musalla taşında.

 

Hız kontrolü yapar, uzatır çiçekleri

Radara girme, makbuzdadır elleri

Suçluyu yakalar, seçmez renkleri,

Canımızı korur gecenin melekleri.

 

Son parasıyla zanlıya alır çorbayı,

Çocuğuna götüremez çikolatayı,

Nöbet var, düğünde çekemez halayı,

Her ülkenin polisi korur bu dünyayı.

 

Nöbette geçer gece ve gündüzleri,

Yakalar suçluyu, takar kelepçeleri

Bin sekiz yüz kırk beş başlar günleri

Türk Polisidir Gecenin Melekleri.

 

 Mustafa Gümüştaş / Kocaeli

 

 

Filiz Gibi Sevmek

 

geceden düşüyor ihtiyar kaldırımların soluğuna

sarhoşluğu lilyum tazeliğinin

sevdanın kızıla aşeren tutsaklığında

yanıyor yer yanıyor gök …

tan ağızlarda yarılıyor içtikçe coşan öpüşler

tende mor salkımlı şakrak melodiler

tütüsü ayak uçlarına kalkan rüzigârların altında

koynuma siniyor fesleğen kanatlı nehirler

ah! Küçük bir kızın beyaz siluetinden iniyor kumsallarıma

ince kemerli aşüfteler

ürkek adımlarında rastların

imdada sözleşiyor şımarık sokuluşlar

hayal boyu sarılışların şavkında salgılanıyor

telaşesinden boşalan cemreler

riyakar müttefikliği yosma kaçamakların

safir sütuncukların üstünde ayak ayak

dağlanıyor çimdiklendiğimiz bildiğin elmacığı allıklı gülüşler

gözlerinde ağarıyor dargınlığı esmer salınımların

bakire çığlıkların çırpınışlarında sonsuzluğa silkeleniyor

sek içtiğimiz hareler

ruhundan damlıyor seher sancılarının sedef yeleli baharlar

otuz beşinci senfonisinde fısıldıyor

aşkın deseni giyinmiş filiz filiz nazendeler

kucağımda vakit

bakışlarının akışında titriyor çiylenişler

diniyor fırtına diniyor ah

derinliklerde düşlere emzirdiğimiz sevişler vuruluyor!

 

Filiz Kalkışım Çolak

MASAL DEDE & CEMAL USTAOĞLU

Trabzonlu tiyatro sanatçısı Cemal Ustaoğlu, evlere kapandığımız pandemi döneminde çocuklara çevrimiçi masal anlatmaya devam ediyor.

Toplum olarak evlere kapanıp kültür ve sanattan uzak kaldığımız şu günlerde çocuklara ulaşabilen 35 yıllık tiyatro sanatçısı Cemal Ustaoğlu, işini yapan ve bundan haklı olarak gururlanıp mutlu olan ender insanlardan biri.

Türk Telekom’un kız isteme reklamıyla kız babası olarak evlerimize konuk olan Cemal Ustaoğlu, sekiz yıldır çocukların yanı sıra büyüklere de masal anlatıyor.

Masal okulu kurucusu olan sanatçı Marmara Basın Yayın mezunu olup çocukluk yıllarını Trabzon’da geçirmiştir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.