20.12.2019, 10:39

DEĞİRMENDERE'DE YER VAR YA OTOGAR DA GELSİN

  Trabzon Rus işgali altında… İşgalci güçlerin Trabzon-Maçka arası ulaşımını sağlaması gerekiyor. En pratik ve en verimli ulaşım aracı olarak da tren hattını seçiyorlar.
  Tren raylarını döşerken köprüleri yaparken bir parça "tayın ekmeği" karşılığında kadın kız, çoluk çocuk demeden çalıştırmışlar...
Değirmendere o yıllarda kendi yatağında özgür bir şekilde akarken kenarından geçen kimilerinin tren yolu kimilerinin da dekovil hattı dediği ulaşım ağıyla Trabzon-Maçka birbirine bağlanıyordu.
degirmendere-yazisi-icine-(1).jpg 
Çocukluğumuzda kendi köyümüz olan Dolaylı'dan Trabzon'a yaya gitmişliğimiz vardır. Hacımehmet Köprüsüne girmeden Değirmendere'nin kendi yatağından akıp gittiği  rotayı takip edip güle oynaya şehre gelirdik.
Ne manzaraydı… O ne güzellikti. Dere dupduru akıyor. Susadıysan eğil iç o kadar temiz. Deliklitaş'a yakın yerde ahşap Sırt köprüsünün altı Değirmendere’nin en derin yeriydi. Köprünün üstünden dereye atlayan çocukların mutluluk çığlıkları etrafı şenlendiriyordu. Vadinin ortasında kıvrıla kıvrıla akan derenin kenarlarını süsleyen kavak ağaçları ve  hayvanların otladığı meranın çiçeklerle bezenmiş hali tıpkı bir tablonun güzelliğini tamamlıyordu.

  Balık tutulan bu derede artık canlı bir organizma yaşıyor mu diye merak ediyorum. Çocuk halimizle kayaların altına elimizi sokar balık yakalardık.
Yıllar geçti.

 Önce gecekondulaşma hastalığı sardı sarmaladı Değirmendere'yi, sonrasında kentin su ihtiyacını karşılayan havza sanayileşme adı altında kirletildi.
Suyun rengi değişti.

 İçilecek kıvamdaki derenin suyu her türlü madeni yağ artığı, ağır metaller, kanalizasyon ve kömür tozları ile kirlilikten öte yok edildi.
Bu arada dere nerdeyse görünmez oldu. Etrafı kuşatıldı.
Yatağından koparılıp  doğal ortamından uzaklaştırıldı. 
Değirmendere havzası doldu.
Trabzon’un doğuya, Ortadoğu’ya, Ortaasya ve Uzakdoğu’ya açılan kapısı tam bir karmaşa içinde.
Trafik, çevre kirliliği üst seviyede...
Değrmendere'nin bu yükü nasıl hafifletilir diye gayret edilmesi gerekirken yeni bir yoğunluk getirilmeye çalışılıyor.
degirmendere-yazisi-icine-(2).jpgOTOGAR'ın DEĞİRMENDERE'de eski su kuyularının olduğu yerde yapılması düşünülüyor.
Bu bölge bu trafiği kaldıramaz.
Su havzası yeterince kirlendi.
Yeni bir yük durumu daha da kötüleştirir.

Mevcut durumda Değirmendere'nin denize döküldüğü yer dahil bütünüyle özgün yapısından uzaklaştığını görmekteyiz. Artık tarihte üzerine şiirler yazılan dere gitmiş ekolojik yapısı bozulmuş canlılığını yitirmiş bir Değirmendere var.
Otogarla durumu daha da zorlaştırıp hem trafiği yoğunlaştırmak hem de bölgeye yeni bir kirlilik ortamı kazandırmak çok ta mantıklı değil.
LÂKİN; YENİ, MODERN, TRABZON'A YAKIŞIR OTOGARA ACİLEN İHTİYAÇ VARDIR.  
Yeri ortak akılla bulunur .
Mesela İtfaiye ile Belediyenin eski Makine İkmal'in ve dolgu  alanının bulunduğu yer ve çevresi bu iş için düşünülebilir.
Umarım Büyükşehir Belediyesi her türlü alternatif görüşe açık olur ve doğru bir yer seçimi yapar.

 

YORULDUK

YILLARCA;
Trabzon'a demiryolu ne zaman gelecek diye tartışmaktan,
Güney Çevre Yolu Trabzonun olmazsa olmazıdır deyip bir türlü başlamamaktan,
Çömlekçi Kentsel Dönüşüm'ün yıllardır bitirilememesinden,
Raylı Sistem tartışmalarından,
Bitmeyen deniz dolgularından,
Şehir hastanesi ve yerinin belirsizliğinden,
Sözde kalan çöp depolama alanı ve çöpten enerji üretme söylemlerinden,
İşsiz güçsüz ünivesite mezunu kızlı erkekli gençlerin Uzunsokak'ta avare avare turlamasından,
Çoğu miadını doldurmuş en yenisi milyonun üzerinde km yapmış kışın donduran yazın yandıran dolmuş sisteminin sürüp gitmesinden,
Bitmek bilmeyen trafik çilesinden,
Yavuz Selim Sahası'nın yerinde ne yapılacak merakından,
Denize uzak küskün kent sakinleri olarak hergeçen gün sahillerimizin yok olmasından,
Trabzon kültür ve sanat kentidir söylemine rağmen kültür ve sanata yeterince değer verilmeyişinden,
Trabzonspor'un önüne gelen her fırsatı tepmesinden,
Denizlerin derelerin doğanın kirletilmesinden,
Yaylaların "yaylacılık" yapanlar hariç herkes tarafından tatil yeri olarak kullanılmasından...
Deniz dibinde ne var ne yok silip süpüren anlayış ve kurallara uymadan avlanma yüzünden balık neslinin yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalmasından....
Herkesin her konuda uzman kesilmesinden
YORULDUK ARTIK...
Not: Bizi yoran konuların listesi çok uzar gider... 

                        Hasan KURT

Yorumlar (0)
24
açık
Namaz Vakti 20 Eylül 2021
İmsak 04:34
Güneş 06:00
Öğle 12:20
İkindi 15:46
Akşam 18:30
Yatsı 19:50