Devrim yapıyormuş!

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Gümrükçüoğlu, ‘Altyapı çalışmalarımızda devrim yapıyoruz’ demiş.
Devrim’in sözlük anlamı; bir toplumun yaşamında önemli işlevi olan kurumların hızlı ve geniş kapsamlı bir biçimde kökten değiştirilmesi ya da yenileştirilmesi, yeniden biçimlendirilmesi ya da belli bir alanda birdenbire gerçekleşen kökten değişikliğidir.
Başkan Gümrükçüoğlu; tahminimiz o ki, toprak üzerine beton dökmeyi, Galyan’dan Akçaabat’a gidecek suyu, dolambaçlı olarak Ortahisar ilçesinden geçirmeyi ve her tarafın köstebek yuvasına çevrilmesini veya Çömlekçi’nin yarısını yıkıp moloz yığını halinde bırakmayı veya Tabakhane vadisindeki taş toprağı kaldırmamayı veya Atatürk Köşkünde tabi ormanı betonlaştırmayı devrim olarak nitelendiriyor.
Trabzon’da söylemde de olsa ‘devrim’ yapan başkanı kutluyoruz.

Soylu, aday gösterilir mi?

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 24 Haziran’da yapılacak erken seçimde milletvekilliğine aday olacağını söylemiş. Soylu, birkaç ay önce Trabzon’da da siyasete veda ettiğinin mesajını yayınlamıştı. Neyse, Süleyman Soylu’nun Trabzon’dan hiç değilse bir dönem daha vekil olmasını isteyenlerdeniz. Süleyman Soylu, duruşu, eylemleri ve söylemleri ile Trabzon’a gerekli bir isimdir. Ali Savaş, her ne kadar vekil gösterilip gösterilmeyeceğini fifti fifti olarak değerlendirse de, bize göre Soylu aday olmuşsa direk liste birdedir.

Çay-Kur satılacak mı?

CHP Trabzon milletvekili Haluk Pekşen, Çaykur’un bilinçli bir şekilde yağmalandığını ve borç batağına sürüklendiğini öne sürdü. Pekşen; ‘Özel sektör çay fabrikaları kar ederken Çaykur nasıl olur da 267 milyon (trilyon) lira zarar eder. Çayı bire alacaksın 5’e satacaksın ve sonra da zarar edeceksin. Bu olay şeker fabrikalarında olduğu gibi Çaykur’un yakın bir zamanda satılacağının işaretidir’ dedi.
Pekşen, eleştirilerinde yerden göğe haklı. Çaykur, bölgede binlerce kişi çalıştıran bir kuruluş. Çaykur’un özelleştirilmesi üreticiden çalışanına kadar bu sektörden geçimini sağlayan onbinlerce kişinin mağdur edilmesi demektir.

Demiryolu ve
Atatürk’ün hayali!

CHP Giresun milletvekili Bülent Bektaşoğlu, ‘Doğu Anadolu’dan Karadeniz’e demiryolu hattı Atatürk’ün hayaliydi’ demiş. Bektaşoğlu, doğru söyledi. Atatürk; Trabzon ile Erzurum demiryolunun yapılması konusunda açıklama yapmıştı. Gazi’nin bu açıklamasından sonra Trabzon Mebusu Muzaffer Bey ve arkadaşları "Trabzon-Erzurum Hattı ile Erzincan bağlantısı ve Trabzon Limanı İnşaatı" ile ilgili bir kanun teklifi verdiler (10.4.1924). Bu teklif 1924'de keşif ve hazırlık yapılması 1925'de inşaata başlanmasını öngörüyordu. Kanun teklifi, müzakeresi yapıldıktan sonra kabul edildi. Ancak imkansızlıklar nedeniyle bu proje de uygulanamadı. TBMM’de kabul edilen kanun teklifinin üzerinden onlarca yıl geçti. Trabzon, Giresun, Ordu kısaca Karadeniz illeri hala demiryolu bekliyor.
 
24 Haziran’da
biz kazanacağız!

Saadet Partisi Trabzon il başkanı Cevat Kurt, 24 Haziran erken genel seçimlerinde kazanan partinin Saadet Partisi olacağını söyledi. AK Parti’yi eleştiren Kurt, ‘Halkımız ya mevcut siyasal iktidarı ve yandaşlarının çevirdiği filmleri izlemeyi tercih edecek ya da onurlu ve büyük Türkiye’nin kurulması için bize destek verecek’ dedi.
Cevat Kurt, seçimde hangi partilerle ittifak yapacakları konusunda genel başkan Temel Karamollaoğlu’na yetki verdiklerini söyledi.

Akçaabat’ın parlayan
yıldızı Emre Akgün!

AK Parti Akçaabat teşkilatının en sevilen isimlerinden biri olan ilçe başkanı Emre Akgün, çevresinde gelen milletvekili aday adayı ol baskısı karşısında kararsız kaldı. Akgün’ün ilçe genelinde ve Trabzon’da takdir edildiğini söyleyen işadamı Tayfun Sezeroğlu, ‘Emre kardeşimiz, her göreve layıktır’ dedi. Akçaabat’ın tüm yerleşim birimlerinde etkili olan Emre Akgün’ün vekil adayı olmaması halinde yerel seçimde Akçaabat Belediye Başkan adayı olacağı söyleniyor.  

Fazlı Aydın’ın
peynir siparişi!                                                                                                                                 

KTÜ Tıp Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Fazlı Aydın, esprili ve sevilen bir hekimlerimizdendir. Fazlı Hoca’nın Trabzon medyasında en sık görüştüğü isimlerden biri TRT spor servisinin başarılı muhabiri Barış Yurduseven’dir. KTÜ Tıp Fakültesi öğretim üyelerinin hemen hepsi yurt içi ve dışındaki kongrelere davet edilirler. Fazlı Hoca, iki ay kadar önce gazetemiz sahibi ve yazarı Hasan Kurt’a ve Zorlu Otel müdürü Ali Şahin’e ‘Arkadaşlar, Kars’a gidiyorum bir isteğiniz var mı’ diye sorar. Hasan Kurt, Ali’nin yüzüne bakar. Ali, ‘Hocam, Kars’ta gravyer veya çeçil peyniri isteriz’ der… Fazıl Hoca, ‘emriniz olur’ der… Bir süre sonra Hasan Kurt, Fazlı Hoca’ya peynirlerin akıbetini sorar… Fazıl Hoca, ‘Sayın Kurt, Kars’a gidemedim. Giden arkadaşa söyledim. O da unutmuş. Ama size söz gittiğimde getireceğim’ cevabını verir. Geçenlerde Barış Yurduseven’e bu olayı aktardık. Barış, ‘Ömrünüz yeter mi bilemiyorum bildiğim çok bekleyeceğiniz’ dedi.
Barış, Fazıl hocanın arkadaşı dostu ama hocayı tanıyamamış. Fazıl hoca, söz vermişse eninde sonunda yerine getirir!

***************

Artık defalarca şahit olduğum bir durum olduğu için bu konuda ciddi bir sosyolojik saptama yapmak mümkündür. Trabzon’un bir futbol takımı ile Karadeniz’in dışından bir futbol takımı karşı karşıya geliyor. İşin garip tarafı çoğu rakip takımda 61 numaralı Trabzon kökenli bir futbolcu mevcut. Ve o 61 numaralı futbolcu her defasında sonuca etki eden profesyonel çaplı bir vakıanın tam göbeğinde boy gösteriyor. Trabzon takımının taraftarları ise galiz küfürlerinde, sözlü sataşmalarında ilk olarak tek suçu Trabzon’a olan özleminden dolayı 61 numaralı forma giyen o futbolcuyu hedef alıyorlar. Sanki attığı golle, yaptığı asistle ya da gösterdiği performansla profesyonel futbolcular değil de eski çağlarda yaşamış atalarının ruhuna ihanet etmiş birer hainler! Her maç bitiminde başları önde, sessiz ve de mahcuplar. Oysa sırf sırtlarında 61 numaralı bir forma taşıyor olmalarının hatırına onların terli saçlarını elimizle değilse bile gözbebeklerimizle okşama erdemi gösterebilmeliydik.
(Metin Kondel)

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar