Adil Hacıömeroğlu

Adil Hacıömeroğlu

DEVRİMCİ BİR ÖNCÜ YAŞAR NURİ ÖZTÜRK

Rahmetli Yaşar Nuri Öztürk Hoca’mızı, birçok kişi gibi basın yayın organlarından tanıdım. Önce yazılarımızla dostluk oluşturduk. Sonrasında, geç de olsa, kişisel dostluğumuz oluşup gelişti.

Türk halkının çoğu, Yaşar Nuri Hoca’yı medyadan tanıdı. Siyasal yelpazenin her kesimi, ilk başta temkinle yaklaştı Hoca’nın görüşlerine. Muhafazakâr kesim, alışmadığı bir söylem, bakış açısı ve yorumla karşılaşınca biraz afalladı. Çünkü alışılagelen İslamî bakış açısından farklı bir söylemle karşılaştılar. Geleneksel dinsel anlayışa karşı çıkıyordu Sayın Öztürk. Bu durum, muhafazakâr beyinlerde gerçek bir deprem etkisi yaratmaktaydı. Yaşar Hoca’nın halk üzerindeki etkisini kırmak için Emevî dincileri, önce Hoca’yı görmezden gelme, sonrasında ise suçlayıp karalama yolunu seçtiler.

Allah’la aldatanların, “Kur’an İslam’ı” diyen bir devrimci bilgini susturmaları olanaklı olmadı. Gerçeği savunmanın verdiği özgüvenle ve cesaretle Allah’la aldatanların ipliğini pazara çıkardı bıkıp yorulmadan. Önceleri Yaşar Nuri Hoca’nın karşısına çıkma cesareti gösteren bazı Emevî dincileri, giderek televizyonlarda bu tartışmalarda görünmez oldular. Özellikle Kur’an ile ilgili tartışmalarda bocaladılar. Bu tartışmalar, Emevî dincilerinin aslında Kur’an’dan hiç haberdar olmadıklarını ortaya çıkardı. Bu nedenle de her korkağın, her yalancının, her aldatıcının yaptığı gibi sahayı terk etmekte buldular işin kolayını. Tartışma alanında söyleyecek sözü, ortaya konacak bilgisi olmayanlar dedikodu silahına sarıldılar.

Laik kesim de tıpkı muhafazakâr kesim gibi ilk başta temkinli yaklaştı Hoca’ya. Din hakkında konuşanlara karşı dudak kıvırmak, küçümsemek alışkanlığı vardı laik kesimin önemli bir bölümünde ne yazık ki. Bu nedenle önce dikkate almadılar Hoca’yı. Sonraları onların kafalarında devrimci rüzgârlar estirdi Hoca. Kur’an’ı saptıran gericiliğe, yoksul halkın kanını emen Allah’la aldatanlara, gücünü sahte bir din anlayışından alan yobazlığa karşı savaşım için Öztürk’ün düşüncelerine gereksinimleri olduğunu geç de olsa anladı bu kesim. Böylece “Kur’an İslam’ı” ile Müslümanları köleleştiren Emevî dinciliği arasındaki fark kavrandı. Bu durum, laik kesimle muhafazakâr kitleler arasında sağlıklı bir tartışma zemini yarattı. Sağlıklı bir tartışma zemininin gerçeği anlamada önemli bir olanak yarattığı kesindir.

Yaşar Nuri Hoca, bir devrimcinin, öncünün davasına inanmışlığı içinde tüm olumsuzluklara karşın gerçeğin aydınlattığı sarp yolda kararlılıkla yürüdü. Haklı olmanın verdiği güvenle düşüncelerini kararlılıkla savundu. Ne sağ ne de sol kesimin önyargıları onu etkilemedi. O, “Hak bellediği yolda tek başına yürüdü.” duraksamadan. Allah’ın kelamını, insanlara anlatmak için çırpınıp durdu. Başarılı oldu mu? Evet, oldu. Büyük bir ateş yaktı. Bu ateşin alevleri her geçen gün büyümekte, ışığı, dünyanın dört bir yanını aydınlatmakta.

Hoca’mızın gazetelerde yazdığı yazıları alışkanlık yapmaktaydı.  “Bugün ne yazacak, yine ne öğreneceğiz ondan?” diyerek büyük bir merakla gazeteyi elimize alırdık. Halkın büyük bir çoğunluğu televizyon programlarının bağımlısı olmuştu. Kitapları elden ele dolaşmaktaydı. Okuyanlar, okumayanlara salık vermekteydi kitaplarını. Bu nedenledir ki, kitaplarının her biri onlarca baskı yaptı. Kitaplarında anlattıkları; yürekleri ısıttı, akıllara esin kaynağı oldu.

Devrimcilerin işi zordur. Çünkü devrimcilik, kurulu düzene meydan okumaktır. Yaşar Nuri Öztürk, yüz yıllardır İslam dünyasını mahveden bir şirk düzenine meydan okudu. Zoru başardı. Bundan sonrası bize kaldı. Yani, işin kolay yanı. Hoca’nın düşüncelerini halka anlatarak İslam dünyasında aydınlanma ışığını çoğaltmalıyız.

Hoca’mıza, cesareti, öncülüğü ve toplumumuza açtığı aydınlık ufuklar nedeniyle ne kadar minnet duysak azdır. O’nu ömrümüz boyunca hep saygı ve özlemle anacağız.

Not: Bu yazı, Sayın Öztürk’ün birinci ölüm yıldönümünde (Haziran 2017’de) çıkarılan “TÜRKİYE’NİN HOCASI PROF. DR. YAŞAR NURİ ÖZTÜRK ANISINA” adlı kitapta yayımlanmıştır.

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Haber yorum bölümünde Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.