DOKTOR CİVANIM…

Uzun süre birbirini görmeyen iki ahbap  yolda karşılaşmışlar… Sohbetin sonlarına doğru laf çocuklara gelmiş…

“Benim kızım öyle bir işe girdi ki; patronu ona ev aldı, araba aldı, yazlık aldı, sık sık yurt dışına tatile gidiyor, lüks otellerde kalıyor… Ya seninki ne yaptı?”

- Benim kızım da kötü yola düştü ama senin gibi güzel anlatamıyorum…

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, “Eğitim Bilişim Ağı” (EBA) adı verilen uzaktan eğitim sisteminin çöküşünü “memnuniyet verici” bulmuş…

Ona göre sistemin çöküşü EBA’ya gösterilen yoğun ilgiden kaynaklandığı için, bu duruma aslında sevinmemiz gerekiyormuş… 

Doğrusu kırk yıl düşünsem; aklıma böyle “güzel” açıklama gelmezdi…

Ah şu dış mihraklar! Şimdi de çocuklarımızın eğitimine saldırıyorlar” deseydi, herkes inanırdı oysa…

Ne de olsa eğitim bakanı tabii, kültürlü adam; diğerleri gibi “dış güçlerin işi” demedi…

Yalnız şunu anlayamadım, nasıl olur da Milli Eğitim Bakanlığı EBA’yı kaç kişinin takip edeceğini bilemez, sistemi ona göre kuramaz? Sonuçta öyle ahım şahım bir teknoloji gerektiren şey de değil. Mart ayından beri bu durum bilindiğine göre, 8 ay ne yaptılar acaba?

Bence yıllardır “Açık Öğretim” gibi teknik bir altyapı kurup, başarıyla yöneten Milli Eğitim Bakanlığı için bu iş, ücretsiz maske dağıtmaktan daha kolay olmalıydı…

Çocukların bir kısmının kabakulak çıkaracağını, bir kısmının dersi ekip sinemaya gideceğini düşünmüş olabilir mi acaba?

Oysa aynı bakan, “Türkiye uzaktan eğitimde dünyada ilk 3-5 ülke içinde” demişti…

Milli Eğitim Bakanımız eğitimdeki atılımlarımızla övünedursun,  gerçek hiç de onun söylediği gibi değil…

Ekonomik İşbirliği Kalkınma Örgütü OECD’ye göre, üye ülkeler arasında eğitime en az bütçe ayırmada 3. sıradayız…

Yalnız Meksika ve Kolombiya’yı geçebilmişiz.

Eğitime en çok bütçe ayıran ülkeler ise ABD ve Lüksemburg imiş…

Tabii bu arada başka bir paradoks da gözlerden kaçmıyor:

Bildiğiniz gibi Sağlık Bakanlığı her akşam, turkuaz tabloda korona verilerini  yayınlıyor…

Bizdeki hastalığa yakalanma, yoğun bakım ve ölüm sayılarına bakılırsa; Avrupa’dan çok daha iyi durumda olduğumuz görünüyor…

Hükümet yetkilileri de aynı şeyi söylüyor zaten;

Pandemiyi en iyi yöneten ülke biziz

Ama Avrupa’da Fransa, Almanya, İspanya ve pek çok ülke, gerekli pandemi koşullarını sağlayıp okulları açtı…

Biz neden açamıyoruz acaba?

Bunun iki sebebi olabilir; ya çocuklarımızın eğitimi üzerinde Avrupalılar kadar titizlenmiyoruz, ya da halka televizyonlarda gösterilen verilerle Milli Eğitim Bakanlığının elindeki veriler farklı…

Bu durumda Bahçeli’nin Türk Tabipleri Birliği’ni yalan yanlış bilgi vermekle suçlamak yerine, Sağlık Bakanlığına bu çelişkinin sebebini sorması gerekmez mi?

Tabii bu arada Bahçeli, Türk Tabipleri Birliği’ni suçlamakla kalmadı , Türk doktorlarının en büyük örgütünün kapatılmasını da istedi…

Bahçeli’nin eleştiri ve nezaket sınırlarını aşan bu sert çıkışlarına, hükümeti eleştiren, kendi gibi düşünmeyenlere yönelttiği hakaretlere alıştık…

Başta ortağı AKP olmak üzere kimsenin Bahçeli’yi ciddiye almadığını da biliyoruz…

Bahçeli, 3 Ekim 2001’de o zamanki koalisyon ortaklarıyla birlikte kaldırdığı idam cezasını geriye getirmek istemiş; ortağı AKP hiç oralı olmamıştı…

Fakat bu sefer Türk Tabipleri Birliği’nin kapatılmasını isteyerek, baltayı fena halde taşa vurdu.

Pandemi ile savaşta en önde, özveri ile mücadele eden doktorları hedef alan bu çıkışı, halkın vicdanına çarparak geri döndü.

Daha önce barolara yapılan operasyona fazla ses çıkarmayan kamuoyu, bu sefer ayağa kalktı.

Türk halkı çok değer verdiği, saydığı, sevdiği, başının üstünde tuttuğu meslek kuruluşuna, doktoruna sahip çıktı…

Bahçeli’nin dikkate almadığı, gözden kaçırdığı şey;

Doktorların Türk halkının gönlündeki yerinin, diğer meslek gruplarına benzememesiydi…

Bir kere doktor yetiştirilen tıp fakültelerine, Türkiye’nin en zeki, en yetenekli, en çalışkan çocukları girer.

Herkes çocuğunun doktor olmasını ister…

Kızını doktora vermek, doktorla komşu olmak, evini doktora kiralamak, 2. el araba alacaksa bile onu doktordan almak ister…

Doktor onun için dermandır, çaredir, umuttur, yaşamdır…

En güzel türkülerini ona yakar, en güzel sözlerini ona söyler.

“Doktor Civanım”

Mazhar Osman, Türkiye’de  ruh hastalıkları biliminin gelişmesine önayak olan ünlü bilim insanımızdır… Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin de kurucusudur…

Bir gün Mazhar Osman’a, “Menderes senin için ‘deli’ dedi, buna bir cevap vermeyecek misiniz?” diye sorarlar

Mazhar Osman’ın tepkisi bu gün olanları görmüş gibi,  Bahçeli’ye tam bir cevap niteliğindedir:

Menderes’in bana ‘deli’ demesi önemli değil, asıl ben ona ‘deli’ dersem seyret gümbürtüyü!”

Bahçeli, yalnız doktorların değil,

Avukatların da

Mühendislerin de

Mimarların da

Öğretmenlerin de

Emeklilerin de

İşçilerin de

Hatta siyasi partilerin de

Kısacası iktidara söz söyleyen, eleştiren, karşı çıkan kim ve hangi demokratik oluşum varsa, hepsi kapatılsın istiyor…

Dikkat etmesini öneririm, ilk seçimde bunlar toplanıp kendisini kapatmasın sakın!

Mümtaz’er

Türköne

meselesi

 

4 yıldır FETÖ davasından tutuklu bulunan Zaman gazetesi yazarı Mümtaz’er Türköne tahliye edildi.

Bir süre önce MHP Genel Bahçeli, Mümtaz’er Türköne’nin yeniden ve titizlikle yargılanmasını talep etmişti…

Hükümet, sadık yol arkadaşı ve ateşli Erdoğan savunucusu Bahçeli’nin bu talebini  (Alaattin Çakıcı olayında da gördüğümüz gibi) geri çeviremezdi… 

Mümtaz’er Türköne,  Fethullah Gülen taraftarı olmasından başka, koyu bir Atatürk karşıtıydı da.

Türköne’nin tahliyesine karşı çıkıp, tenkit edecek değilim…

Ancak,

Nazlı Ilıcak, Mehmet Altan, Osman Kavala gibi isimlerin tahliye edilmelerini istediği için Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP’yi Fetöcülükle suçlayanların bu işe ne diyeceklerini merak ediyorum…

Nedim Şener’in, Doğu Perinçek’in ve bilumum yandaşların yüzlerinin alacağı şekli görmek istiyorum…

 

 

 

 

 

    

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum