‘DOLMUŞ'A GELMEYELİM...

 

dolmusa-002.jpg

Trabzon'da belki de bundan 20-30 yıl önce yapılması gereken tartışma bugünlerde bütün hızıyla devam etmekte.

Trabzon kent içi ulaşım sorununu bir türlü çözemedi.

Yıllar yılları kovaladı.

Araç sayısı arttı.

Kent içi nüfus  giderek kırsalı geçti.

Okullar çoğaldı.

Üç tane üniversite hizmette.

Özel ve devlet hastaneleri kentin farklı bölgelerinde hizmet vermeye başladı...

Derken geleneksel taşıma yöntemleri ile ulaşım giderek içinden çıkılmaz bir hal aldı.

Burda sadece günah keçisi olarak dolmuşları suçlayamayız.

Trabzon'un yıllardır yükünü, kahrını çeken bu araçlar da yoruldu...

Artık istenilen, günümüz şartlarına uygun çağdaş hizmeti veremez oldular.

Bizim kuşak avuç içi kadar anadol, murat, kartallarla önde iki kişi olmak üzere beş kişilik taksilerde yolculuk yaptı senelerce.

Çok samimi idik.

Tanımadığınız kişilerle kucak kucağa seyahat ederdik...

Kimse de ses çıkarmazdı.

O dönemlerde inanın belediye otobüsleri en modern taşıma araçları idi...

Sonrasında bugünkü minibüsler devreye girdi.

Biraz rahat ettik.

İlk başta araçlar yeni idi.

Sağlamdı.

Temizdi.

Bunca yıl sonra milyonları geçen kilometre yapan araçlar da  haliyle ilk günkü gibi kalmadı.

Kalamazdı da...

Şimdi değişim zamanı.

Teknoloji ilerledi.

Elektronik dünyası hayatımızın her safhasına girdi.

Bırakalım dünya toplu taşımadaki yenilikleri, ülkemizin birçok ilinde hizmet en üst seviyeye yükselebilmiştir.

Bugün Belediye büyük bir dönüşümü gerçekleştirme hazırlığında.

Şoför esnafı ile görüşmeler sürüyor. 

İş belli bir noktaya gelmiş durumda.

Araçların yolcu sayısı ve ortaklıklar konusunda henüz fikir birliğine varılmamış.

Yolcular yani Trabzon halkı bir an evvel "yenileşme ve değişim"in gerçekleşmesini istiyor.

Yapılacak iş belli.

Ortak noktalarda birleşmek.

Kuralları bozulmamak üzere şimdiden belirleyerek hem şoför esnafını hem de Trabzon halkını memnun edecek sonuca ulaşmak gerekiyor. 

"Dolmuşa Gelip" ortamı germemek gerek...

Unutmayaım:

Yenilik şart

Değişim şart

Bir de referanduma gidelim sözleri dolaşıyor.

Refarandum tek taraflı olmaz. Hizmet veren ile hizmet alan bu refarandumun taraflarıdır. Halk yenilik ve değişim istiyor. 

Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın kararlı tutumunu devam ettirmesi, şoför esnafının da bu değişime destek vermesi ile sorunun en kısa zamanda çözüleceğine inanmaktayız.

Karar verilmiş.

Ayrıntılarda yer alan hususlar giderilir.

Sonuçta hepimiz bu kentte yaşıyoruz.

Çalışan düzgün şartlarda çalışacak.

Hizmet alan da aldığı hizmetten memnun kalacak...

Haydin bu işi daha uzatmadan çözelim...

SURİYE'DE  DİPLOMATİK İKİYÜZLÜLÜK

suriyede-001.jpg

Gözümüzün önünde tam bir diplomatik kaypaklık yaşıyoruz.

Soçi, Astana ve Ankara mutabakatları çok kısa zamanda kağıt üzerinde kaldı.

Rusya yükümlülüklerini yerine getimediği gibi Türkiye aleyhine tutum almaya başladı. Şehitlerimiz ardı ardına gelmeye başladığında anlaşıldı ki Suriye rejim kuvvetlerinin, destek almadan "arkandayım" diyen birisini bulmadan Türk gözlem noktalarına saldırmaları mümkün değil.

O "birisi"nin kim oluğunu tahmin etmek zor değil. Bunca temas bunca görüşme ve Rusya’nın değişen tavrı şunu gösterdi:

Rusya Suriye'yi kimseye bırakma niyetinden değil. Bir de İran var.

Herkesin hesabı ayrı.

Rusya Akdeniz'e açılan kapıyı tutmak istiyor. Zaten Suriye ile eskiden beri ittifak halinde. İran da dini ve diğer menfaatler doğrultusunda Suriye'nin yanında.

Amerika  da var.

O da YPK ve PYD ile Suriye'nin kuzeyine hakim olma yolunda önemli adımlar atmış durumda...

ABD Türkiye'yi, Rusya ile ilişkilerinde kırılma olunca hatırladı. Temsilcilerinin biri gidip diğeri geliyor.

Mülteciler sorununda kılını kıpırdatmayan ABD, sizinleyiz diyerek Rusya ile Türkiye'yi içinden çıkılmaz bir ilişkiler yumağına doğru taşımak istiyor.

ABD attığı her adımda petrol bölgelerini ele geçirmekle birlikte İsrail'in geleceğini sağlamlaştırma çabasında. 

Rusya da ABD  de kendi çıkarları doğrultusunda ikiyüzlü politikalarını sürdürüyor. 

Türkiye yüzlerce km.ye sahip Suriye sınırını korumanın yanısıra gelecekte şekillenecek bu coğrafyada kendi milli çıkarlarını da düşünmek zorunda.  

Suriye sorunu her geçen gün değişik boyutlara evrilmekte.

Çok akılcı politikalar üretmeliyiz.

Ortadoğu'da dengeler çok hızlı değişiyor.

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar