DP’de moraller yerinde!

Demokrat Parti Genel Başkanı Süleyman Soylu, Doğu Karadeniz gezisine moralli başladı.


Soylu’yu, Hasan Saka Havalimanı’nda coşkulu bir partili topluluğu karşıladı.


Demokrat Parti, büyük badireler geçiren bir parti.


2002 seçimlerinde çok az bir oyla barajı aşamamış ve Meclise girememişti.


DP’deki yıkım aslında 2002 seçimlerinden sonra başladı.


2007 seçimlerinde ise iyice dibe vurdu.


Mehmet Ağar, ayrılmak zorunda kaldı.


Süleyman Soylu, teşkilattan gelen bir isimdi. Teşkilatın desteğiyle genel başkan seçildi.


Soylu, koltuğa oturdu.


Ancak, partinin ahı gitmiş vahı kalmıştı.


Soylu, kolları sıvadı işe başladı.


Genel merkez darmadağınıktı. Teşkilatların birçoğunun kapısına kilit vurulmuştu.


Partinin kasasında para yoktu.


Partinin önde gelen isimleri kenara çekilmişti.


Süleyman Soylu, bütün bu olumsuzluklara rağmen yola devam etti.


Soylu, partiyi toparlamaya başlayınca bazı teşkilatlar ve eski isimler öne çıkmaya, partinin iyi gitmediğini seslendirmeye başladılar.


Çoğu partili, Soylu’nun genel başkanlıkta tutmadığını, partiye hareket ve ivme getirmediğini söylüyor.


Bu tür eleştiride bulunanlar aslında dışardan gazel okuyor!


Elini taşın altına koymuyor.


Soylu’nun eksiği yok mu?


Elbette var. Ancak, bir siyasi parti özellikle de Demokrat Parti geleneğinde lider kadar hatta liderden daha çok partinin önemli olduğunu düşünüyorum.


Lider, partiye ivme, hareket kazandırır, heyecan, umut verir.


Türk siyasetinde dünden bugüne partinin kurumsal yapısından çok lider öne çıktı.


Bu bir gerçek!


Partilerde, kurumsal bir yapı olsa idi, bir seçimde yüzde 20 – 25 alan bir parti bir sonraki seçimde taban yapmazdı.


Bu da gösteriyor ki; Türkiye’deki partilerin yapıları rüzgara, havaya ve ekonomik çıkarlara, ekonomik göstergelere göre değişiyor.


Parti’nin başarısızlığında; aslında değişmesi gereken o partinin lideri ve kadrosudur.


Bu değişim olmayınca kitle partilere alabora oluyor.


İdeolojik partiler çekirdek oyunu muhafaza ediyor.


DP’de iki büyük mağlubiyetten sonra gelen değişim, bütün olumsuzluklara rağmen partiyi ayağa kaldıracaktır.


Ancak, bu yeterli değildir.


Demokrat Parti’nin bu işi Süleyman Soylu veya başka bir isimle yapma şansı yok denecek kadar azdır. Bu hamle salt genel başkan ile olacak iş değildir.


Burada yapılması gereken iş; Anavatan Partisi ile kısa süre içersinde birleşilmesi ve partiden kopan önemli isimleri tekrar partiye geri kazandırmak, topluma güven vermektir.


Soylu ve ekibi bunu yapabilir mi?


Yapmaması için neden yok.


Çünkü, Türkiye iyi yönetilmiyor. İşçi, köylü, memur, esnaf, tüccar iktidara tepkili!


Soylu, yeni ve iddialı söylemlerle halkın huzura çıkmalı.


Bunları gerçekleştirebilirse AKP’ye alternatif olur. Gerçekleştiremezse, partisi;  parti değil de bir kulüp veya bir dernek olarak faaliyetini sürdürür.


 


Karayel dergisi


 


Karadeniz Yazarlar Birliği Derneği Başkanı İsmail Fandaklı, ‘Trabzon’da güzel bir dergi çıkarıyoruz. İkinci sayısı çıktı, iki satır yazmadınız’ dedi.


Kültür ve sanat dergileri ticari olmadığı için, uzun soluklu yayınlamak kolay değildir.


Yıllar önce, ‘Ezgi’ diye aylık bir dergi çıkarmıştık.


Birkaç sayı çıkardık çıkarmadık, kapatmak zorunda kaldık.


Trabzon’da 1960’yı yıllarda birkaç sanat ve kültür adamı tarafından çıkarılan ve bugün Türkiye’nin en saygın dergilerinden biri olarak kabul edilen Kıyı dergisi’nin hangi zorluklarla yayın hayatını sürdüğünü bilenlerdenim.


Sonhaber matbaası sahibi Fethi Yılmaz’ın ne tür zorluklarla karşılaştığını görüyorum.


İsmail Fandaklı, İsmail Topal ve arkadaşlarının mevsimlik, yani üç ayda bir çıkardıkları Karayel dergisi de takdire değer bir çalışma ve emeğin ürünü.


İsmail Topal, önsözde şöyle diyor;


‘Sancılı bir dönemin ardından sizlere ulaştırdığımız ilk sayıya gelen olumlu tepkiler, bizlerin yükünü daha da ağırlaştırdı.


Ekibimizin yüklendiği sorumluluk, okurlarımızın beklentileri ile farklı değil. Daha güzeli yakalamakta yoğunlaşmamız düşüncesini ortaya koyuyor.


‘Ağaç meyvesi ile tanınır’ sözlerinden hareketle, bölgemizdeki birikimleri sizlere sunmayı sürdüreceğiz.


Tarih ve kültürel geçmişiyle öne çıkan bölgemizin süregelen gelenekleri de insanımızın farklılıklarını ortaya koymaktadır. Bu farklılıklar kimi zaman folklarik, bazen de sanatsal zenginlikler sergilemektedir.


…..Kış sayımızda ağırlıklı olarak Trabzonlu yazarların ürünlerine yer vermiştik. Bu sayı ile birlikte hedefimiz; bölgemiz ve ülke genelinden yeni imzalar…’


Karayel’in içeriği konusunda eleştiri getirmeyeceğim.


Ancak; dergide yayınlanan yazı ve şiirlerin elekten geçirilmesini bekliyorum.


İsmaillerin, bu konuya dikkat edeceklerini umuyor, emeği geçenleri kutluyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.