Dr. Zengin nereye koşuyor!

   Trabzon Kaşüstü Eğitim ve Araştırma Hastanesi doktorlarından Onkoloji Uzmanı, aynı zamanda Çaykara ve Dernekpazarı Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Dr. Ahmet Zengin’in sosyal medyada, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı için, “Buna bayram diyen şerefsiz ve şahsiyetsizdir, din düşmanı zihniyeti kınıyorum” şeklindeki paylaşımı büyük tepki çekmişti. Dr. Zengin, tepkiler sonrası, “Sosyal medya hesabım çalındı, ben böyle bir şey yazmadım” mealinden bir şeyler paylaşsa da tepkileri dindiremedi.
  Dün, Dr. Ahmet Zengin’in kim olduğunu neden böyle bir paylaşım yaptığını araştırdık. İlk aradığımız isim Trabzonspor eski yöneticilerinden eczacı Ömer Gürsoy oldu. Dr. Zengin, Ömer Gürsoy’un dayısının oğlu… Ömer, Atay Aktuğ’un belediye başkanlığı döneminde CHP’den meclis üyesiydi. Zengin ise Gürsoy’un tam zıttı bir kutupta, sağın İslamcı kanadında.
Ömer Gürsoy, Dr. Zengin’in paylaşımı nedeniyle Türkiye’nin dört bir yanında arandığını ve arayanlara cevap veremediğini söyledi.  Gürsoy, Ahmet Zengin’in paylaşımını kabul etmelerinin söz konusu olamayacağını belirtti.
   Gürsoy, Ahmet Zengin’in Ankara’da bir sendikada pratisyen doktor olarak çalıştığını, burada fikirlerinin değiştiğini tahmin ettiğini söylüyor. 
İnsanların düşüncelerinin zamanla değişmesi doğal bir süreç ancak doğal olmayan bu tür söylemler.  Doktor Zengin’in ailevi bir sıkıntısı var mı yok mu bilemiyoruz. Zengin’in eşi Trabzon’da bir fizik tedavi merkezinin ortağı ve doktorlarındandı.  Ancak bir yıl kadar önce otistik yavrusunun tedavisi için Bursa’ya gitmiş. 
   Doktor Ahmet Zengin’in AKP’li veya bir başka parti yanlısı, görüşte olması, makam ve mevki peşinde koşması, bu tür çirkin sözleri söylemesini gerektirmez.
19 Mayıs’ı bayram olarak kutlayanlara hakaretin ötesinde küfür edeceksin… Olacak iş değil!
Gerçekten akıl tutulması… Bu Cumhuriyet kurulmasaydı, ya Çaykara yaylalarında sığır bekleyecektin ya da 10-15 yıl askerlik yapacaktın,  posan çıktıktan sonra da bu dünyadan göçüp gidecektin. 
Doktor Zengin, bu ve benzer söylemleriyle tahminimiz o ki, bir yerlere mesaj veriyordur. Türkiye’de milli mücadele yıllarından bugüne milli mücadeleye, Cumhuriyete ve kazanımlarına yönelik onca eylem oldu. Ve bu eylemleri sürdürenlerin bir kısmı bölücüler, büyük bir kesimi de dinciler! Ve ne hazindir ki, bu eylemleri yapanlar her dönem elini kolunu sallayarak geziyor. 
***
      Hasan Güven’in açıklaması!
dr-zengin.jpg   Trabzon kent merkezindeki ilçe dernekleri arasında en etkili olanların başında Çaykara- Dernekpazarı Kültür ve Yardımlaşma Derneği gelir. Derneğin İskele Caddesindeki lokali, yalnız Çaykaralıların değil Solaklı Vadisi ve çevresinde yaşayanların kent merkezindeki karargahıdır. Derneği, etkin hale getiren isim de eski başkan Hasan Güven’dir.  Dr. Ahmet Zengin, son seçimde AKP’lilerin de desteği ile başkan olmuştu. 
Zengin’in, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramına yönelik çirkin sözleri derneğin hemen hemen tüm üyelerinin de büyük tepkisine neden oldu. Eski Başkan Hasan Güven ise, Dr. Ahmet Zengin’in dernek başkanlığından ayrılmasını istedi. 
Güven şöyle dedi, 
“Çaykara-Dernekpazarı Kültür ve Yardımlaşma Derneği  mevcut başkanı Dr. Ahmet Zengin' in 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı ile ilgili paylaşımı hepimizi üzmüştür. Doğru olduğuna inanmak istemeyiz. Sayfasına bir başkası tarafından eklenmiş ise mazur görülebilir. Ancak doğru ise,  geçmişte 20 yıl bu derneğin başkanlığını yapmış biri olarak derneğin mevcut başkanının beyanını ve merhum Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili  görüş ve paylaşımlarını asla kabul etmiyoruz. Bu yanlıştan derhal dönmelidir. Bu konuda hiçbir Çaykara ve Dernekpazarlının onun beyanını tasvip etmesi mümkün değildir. Dernek başkanlığı temsili bir yerdir. Kişilerin özel görüşlerinin paylaşıldığı bir makam değildir. Paylaşım kendisine ait ise özür dileyerek, derhal başkanlıktan da ayrılmalıdır. Kamuoyuna  arz ederim.”

     İYİ Parti’den suç duyurusu!
  iyi-parti.jpg İYİ Parti Trabzon İl Başkanlığı, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı ile ilgili hakaret ve küfür içeren ifadeler kullanan Dr. Ahmet Zengin hakkında suç duyurusunda bulundu. 
İYİ Parti’den yapılan açıklamada şöyle denildi;
“Çaykara-Dernekpazarı Kültür ve Yardımlaşma Derneği başkanı, kişisel sosyal medya hesabı Facebook üzerinde yaptığı paylaşımlarda Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlığı yaptığı, Mustafa Kemal Atatürk'ün manevi şahsiyetine alenen yapılan hakaret, sarf edilen küfürler ile Cumhuriyetimizin kuruluşunda düşmana karşı kahramanca mücadeleye karşı ağır hakaret içeren, Türk milletini ayrıştırarak halkı kin ve düşmanlığa sevk ve tahrik suçundan Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığına İYİ Parti İl başkanlığı olarak suç duyurusunda bulunduk. Bu güruh bilmelidir ki, işledikleri suç hukuk önünde cezasız kalmayacaktır.”

                                                 **************************************

   1990'lı yıllarda SSCB dağıldığında Rusların varlıklı olanları Lada marka demode otomobillerine atlayıp Karadeniz sahillerinde incik boncuk satılan tezgâhlar kurdular. Ruslar için en önemli amaç biraz para kazanıp hayata tutunmaktı. Yalnız Karadeniz'e doluşmuş bu Ruslarda ilginç bir hâl vardı. Sanki bir yerlerden onları KGB ajanları izliyormuş gibi her daim tedirgindiler. Hayatla ilgili hiçbir şeyden emin olamıyorlardı. Meselâ Dolar ya da Alman markı gibi döviz bozduracakları zaman kafaları karışıyordu. Uzun yıllar Sovyetler Birliğinin baskıcı rejimi altında yaşadıklarından büyüklük küçüklük gibi ölçüleri kaybetmişlerdi. Çünkü Polonya sınırından başlayıp ta Sibirya'ya kadar devam eden arpa tarlasında bir sınır ya da mertek yoktu. Hepsi o uğursuz komünistlere aitti. Her şeyin devlete ait olduğu bir ülkede insanların hayatla ilgili büyüklük, küçüklük, azlık çokluk gibi nicel yargıları yamulur. Her şeyin sahibi Moskova'daki komünistlerse, Politbüro, KGB ise onların dışındaki hiçbir şeyin değeri yok demektir. Böyle bir ülkede de insanın gök kubbesi başına yıkılır. Böyle bir siyasal atmosferde insan, hayata, dünyaya, evrene, tanrıya, coğrafyaya değen sahici bir akla sahip olamaz. Bütün vakıaların zamanların, coğrafyaların, insan düşüncelerinin iç içe geçtiği bir sürü şey yaşandıktan sonra insan sonunda o en büyük, ulaşılmaz, erişilmez, dokunulmaz, tartışılmaz neyse onu yıkar, parçalar. Ve tuhaftır aynı insan onun yerine aynı büyüklükte başka bir şey koyar. Bu durum milletlerin hayatında böyle tekrar edip gider. Şimdi büyük heykelleriniz var, büyük saraylarınız var, çok çok büyük bayrak direkleriniz de var maşallah! Dokunulmaz, eleştirilmez siyasî, tarihi figürleriniz de var. Ben de bir yerde ne kadar büyük şeyler varsa insan o yerde o denli böcekleşir. Firavunun çok büyük piramitleri vardı ama aynı şekilde köleleri de vardı. Stalin kırosunun koca bir ülkesi vardı ama halkı antenleri titreyen böcek ruhluydu. Şimdi siz de kendinize bu açıdan gerçek bir değer biçin de göreyim sizi. (Metin Kondel)

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum