Gürol Ustaömeroğlu

Gürol Ustaömeroğlu

DÜTTÜRÜ DÜNYA

Ne güzel bir filmdir. Yönetmenliğini Zeki Ökten’in yaptığı, başrolde Kemal Sunal’ın oynadığı film tipik Kemal Sunal filmlerinden çok uzakta, sosyal bir yara olan geçim sıkıntısını sakin bir üslupla anlatan film olarak tarihe geçmiştir. 1988 yapımı Düttürü Dünya’nın görüntü yönetmeni ise kısa bir süre önce kaybettiğimiz Trabzonlu Aytekin Çakmakçı’dır.

Ankara’nın bir gecekondu semtinde eşi ve biri otistik 3 çocuğu ile kıt kanaat yaşayan Dütdüt Mehmet (Kemal Sunal) geçimini Ulus’ta bir pavyonda klarnet çalarak sağlamaktadır. Her gece sabaha kadar devam eden pavyon çalışmasından sonra uykusuz yorgun argın eve gelen Dütdüt Mehmet her şeye rağmen hayata pozitif bakmakta ve karısının asık suratından şikâyet etmektedir.

Oturdukları ev satılınca kayınbiraderi ve eşinin baskısıyla ek iş yapmaya zorlanan Dütdüt Mehmet müşterisi hazır olan bir seyyar çakmak tezgâhının başına geçer. Oysa gece pavyon gündüz seyyar çakmakçılık Mehmet’in altından kalkabileceği bir hayat değildir. O en iyi bildiği iş olan klarnet çalmaya devam edecektir.

Düttürü Dünya’da her oyuncu rolünü son derece başarılı oynamıştır. Kemal Sunal filmdeki rolü ile 2. Ankara Film Şenliği’nde en iyi erkek oyuncu ödülünü kazanmıştır.

Film dram türündedir. Ama seyirciye keyif verir. Çünkü konu hayatın kendisidir. Abartı yoktur. Olağanüstü sahneler yoktur. Mesela Kemal Sunal film boyunca belki de hiç gülmemiştir. Komik değildir. Ama izleyende tebessüm yaratmıştır. Çünkü filmin amacı izleyiciye kahkaha attırmak değildir.

Gecekondu semtindeki komşuları, eşi ve 3 çocuğunun karakterleri ve hayata bakışları, bunların yanında Dütdüt Mehmet’in içinde taşıdığı sevgiyle karışık biraz vurdumduymazlığı ve gamsızlığı, pavyondaki bütün çalışanların ve müşterilerin harika rol gücü, iş bilen uyanık kayınbiraderin sinir bozucu köşeyi dönme hevesi o kadar doğal ve gerçekçi ki izleyici adeta filmin bir parçası olduğu hissine kapılmaktadır.

Hele hele pavyonda bir solistin geç kalması üzerine kapıcının pehlivan kılığına girip boş bir sandalyeyle sahnede güreş tutması ve bu güreşi oradaki müşterilerin gerçek bir güreş gibi heyecanla, bağırarak, coşarak kendilerini kaybedercesine izlemesi filmlerde kolay görebileceğimiz bir sahne değildir. Bu sahne öyle etkilidir ki siz bile evinizde veya sinemada izlerken yerinizde duramayıp aynı heyecana kapılıveriyorsunuz.

Film borç içinde kıvranan Mehmet’in sabahın ilk ışıkları eşliğinde işten çıkıp Ankara Ulus Caddelerinde gamsız mutlu bir şekilde klarnetini çalarak yürümesiyle son bulur.

Televizyonda ne zaman haber izlesem, gazetelerde ne zaman haber okusam aklıma bu Düttürü Dünya filmi gelir. İnsanımızın her şeye rağmen hayata olumlu bakma gayretini takdirle karşılarım. Mutlu olmasa bile olabildiğince gamsız tavrına hayran olurum. Çaresizlik karşısında hayat bir şekilde devam ediyor duruşuna özenirim.

Bilmem belki de yaşadığımız gezegen düttürü bir dünyadır.

Hepimiz de başroldeki Dütdüt Mehmet.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Haber yorum bölümünde Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.