26.07.2021, 10:30

Duyun Artık Bilimin Çığlığını... (1)

 

         Yoğun yağış sonrası afete maruz kalan Rize ve Artvin illerimiz ile aynı günlerde son yüzyılın en büyük afetini yaşayan Almanya, Belçika ve Çin. Yıkılan binalar, evler, sokaklar, sele kapılan araçlar ve gelen ölümler. Yıllardır bilim insanlarının, iklim değişikliklerinin sebep olacağı doğal afetlere karşı yaptığı uyarıların nedenli dikkate alındığının göstergeleri. Bugün yağmur, yarın fırtına diğer bir gün kasırga ve aşırı sıcaklar. Her biri dünyamızı ve insanlığı bekleyen tehditler. Küresel iklim değişikliğiyle ilgili yapılan onlarca çalıştay, sempozyum ve paneller, yüzlerce bildiri ve makaleler, her birinin sonuç önerileri bir şeyleri anlatıyordu aslında. Neyi mi?  Anlattıkları, bugün bu yaşanılanların yaşanmaması adına alınması gereken tedbirler ve yapılması gerekenlerdi. Ama bilimin sesini duyan olmadı. Evet bilim artık çığlık atıyor duyun artık beni diye...

            "Ülkelerin enerji politikalarında ve insanların tüketim alışkanlıklarında değişimlere gidilmezse, küresel afetler sonrası, yaşanabilir alanlar ve kullanılabilir kaynakların hızla tükenmesiyle, açlık ve yoksulluğa bağlı politik çatışmalar yakın geleceğimizin sorunu olacaktır" şeklinde bitiyordu tüm bilimsel çalışmaların sonuç bildirgeleri. Şimdi soruyorum suçlu kim? Tabii ki yağmur, metrekareye saatte 200 kilogram düşen yağmur. Hani kimi zaman el açıp yağması için dua ettiğimiz yağmur. Başka kim? Topografya, bölgemizdeki gibi eğimli arazi yapısı ya da Almanya ve Belçika’daki gibi eğimsiz arazi yapısı. Ne tuhaf ki her iki arazi yapısı da yoğun yağışlar sonrası afete maruz kalıp can kayıplarına sebep olmuş. Yeter artık kendimizi kandırdığımız. İnsanlığın kendisi ve dahası yaşam şekli diyemiyor hiç kimse,  küresel iklim değişikliğinin başlıca sebebine. Ama bugün doğa bu değişikliğe sebebiyet veren tüm varlıklarımızı alıyor elimizden. Evlerimizi, arabalarımızı, mahallelerimizi, kentlerimizi ve dahası canlarımızı. Evet biz söyleyemesek de doğa, suçlu sensin diyor insanoğluna.

            Daha başındayız aslında bu sürecin, iklim değişikliğinin kısa vadeli sonuçları olan yoğun yağış ve aşırı sıcaklarla yüzleşiyoruz şu an. Bilim insanları, önlem alınmadığı takdirde önümüzdeki süreçte kuvvetli kasırgalar, kuraklık ve orman yangınları insanlığın yüzleşeceğini ifade ediyor. Ya aşırı sıcaktan kaynaklı yaşamsal sağlık sorunları, içme suyu ve gıda tedarikinde yaşanacak problemler, mevsimsel düzensizlikler karşısında bitki ve canlı türlerindeki yok olma tehlikesinin ekosisteme olan tehdidi, deniz seviyesindeki artışla birçok ülkenin sular altında kalmasının yaratacağı uzun vadeli sonuçlar ve bizleri bekleyen hazin bir gelecek...

             Sera gazı etkisini artırıcı endüstriyel ve yaşamsal faaliyetler, fosil yakıt kullanımı, enerji israfı ve orman arazilerinin tahribatı bu hazin sona hızlıca sürüklemekte tüm insanlığı. Her birimiz sorumluyuz bugün yaşananlardan ve yarın yaşanacaklardan. Afetler sonrası geçmiş olsun temennileri, insan olmanın bir gereği elbette "geçmiş olsun Rize, Artvin, Almanya, Belçika ve Çin." Yapabileceklerimiz ise temennilerin çok ötesinde aslında, bilimin çığlığına kulak verip insanlığa katkı sağlamakta. Aksi takdirde yakın gelecekte lüksünden ödün veremediğimiz yaşamsal alışkanlıklarımız ve lüks yaşam alanlarımız sonumuzu hazırlayan bir araç olmaktan öteye gitmeyecektir. Ve bugün yönetimlerimiz afetler sonrası yara saran anlayıştan, afet öncesi tedbirler alabilen yönetsel anlayışı hakim kılmak zorundalar artık.

           

 

 

 

Yorumlar (0)
22
parçalı az bulutlu
Namaz Vakti 26 Eylül 2021
İmsak 04:41
Güneş 06:06
Öğle 12:18
İkindi 15:39
Akşam 18:20
Yatsı 19:39