09.08.2021, 08:14

Duyun Artık Bilimin Çığlığını... (3)

 

         Son günlerde ülkemizde ve dünyada küresel iklim değişikliğinin etkileriyle yaşanan doğal afetler, artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını bizlere ne yazık ki yaşatarak öğretti. Bilim insanlarının "Sanayi Devrimi ile fosil yakıtların kullanımındaki artış, ormanların tahrip edilmesi, arazi kullanımındaki değişiklikler, sanayi süreçleri, hızlı nüfus artışı ve insan faaliyetleri atmosferde sera gazlarının birikmesine sebep olarak küresel ısınmayı hızlandırmış ve iklim değişikliğini, insanoğlunun hayatını tehdit eden en önemli sorunlardan biri haline getirmektedir" yönündeki uyarıları yarım yüzyıldır yapılmaktadır. Bugün yaşanılanlar bu tespitler ve alınmayan önlemler doğrultusunda maalesef sürpriz sonuçlar değildir. Ya peki şimdi ne yapılmalı? Özellikle küresel iklim değişikliğine en büyük katkıyı veren şehirlerimizde ne gibi önlemler alınmalı?

            Dünyada bölgelere göre farklılık gösteren iklim değişikliğinin etkileri, sanayisini sürdüren bir Akdeniz ülkesi konumundaki ülkemizde de çok fazla hissedilmektedir. Dünya ölçeğinde bölgelerin iklim değişikliğinden etkilenebilirliği ele alındığında; Avrupa’daki en çok etkilenebilir bölgelerin Güney Avrupa ve ülkemizin de içerisinde yer aldığı Akdeniz Havzası olarak görülmektedir. Bununla birlikte dağlık bölgeler, özellikle Alpler, adalar, kıyısal ve kentsel alanlar ve yoğun nüfusa sahip olan sele açık düz alanlar, küçük ada devletleri etkilenebilirliği yüksek bölgeler arasında yer almaktadır.

            İnsanoğlunun, yaşamı sürdürmek için hayatının her alanını etkileyen iklim değişikliği ile baş edebilmek, etkileri en aza indirebilmek için birbiri ile bağlantılı iki yol izlemelidir. İklim değişikliği ile mücadele amacıyla izlenen yöntemlerden ilki, olumsuz sonuçların hafifletilmesi yani sera gazı emisyonlarının azaltımı, diğeri ise etkilere uyum sağlanmaktır. Dünyanın sera gazı emisyonlarını sınırlandırmayı ve giderek azaltmayı başarması durumunda bile, gezegenin şu anda atmosferde bulunan sera gazlarından ve etkilerinden kurtulmasının zaman alacağı bilinmektedir. Bu bağlamda küresel emisyonların azaltılması çabalarının başarılı sonuçlar vermesi durumunda bile, mutlaka iklim değişikliği etkilerinin hissedileceği, dolayısıyla iklim değişikliğine uyum sağlamanın zorunluluk olduğu açıkça görülmektedir. Uyum sağlama için alınacak önlemler arasında; tarım sektörünün kuraklıklara karşı dayanıklılığının artırılması; daha fazla depolama ve altyapı yönetimi yoluyla sel risklerinin azaltılması; su kaynaklarının bütüncül yönetimi, ekosistemlerin korunması gibi önemli konular yer almaktadır. İnsan hayatını tehdit eden sera gazı emisyonlarının etkilerinin tam olarak telafi edilmesinin mümkün olmaması nedeniyle, ikinci yola, yani iklim değişikliğinin etkilerine uyum sağlamaya öncelik verilmelidir. Bu kapsamda küresel ölçekte, ulusal ve bölgesel düzeyde iklim değişikliğine uyum sağlama çalışmaları hızlandırılmalıdır.

            Bilimsel çalışmalar kırsal kesimden kentlere göç edilmesi plansız yapılaşmayı ve nüfus artışını tetiklemekte olup bunun neticesinde şehirlerde ısı adası etkisiyle ısınma artmaktadır. İklim değişikliği kaynaklı riskleri azaltmak için özellikle şehirlerimizde, ulusal ölçekte politikalar belirlenerek bu politikaların yerel yönetimlerce uygulanması hayati önem arz etmektedir. Yerel yönetimlerce “İklim Dostu Şehircilik” anlayışı doğrultusunda hazırlanacak eylem planları ile imar planlarının iklime duyarlı hazırlanması, atıkların ayrı toplanması ve güvenilir şeklide bertaraf edilmesi, atıklardan enerji elde edilmesine yönelik çalışmalar yapılması, kentin tamamında akıllı ve sürdürülebilir ulaşım seçeneklerinin sunulması, bisiklet yollarının yapılması, araç filolarında düşük karbon emisyonuna sahip araçlara yer verilmesi, yeşil alan miktarının arttırılması gibi iklim değişikliği ile mücadeleye yönelik hedeflere yer verilmelidir. Yerel ölçekte belirlenecek politikalar ve hazırlanacak eylem planlarının ana amacı, kent ölçeğinde sera gazı emisyonlarının hesaplanması ve azaltılması, iklim değişikliği kaynaklı riskleri minimize etmek olmalıdır. Böylece iklim değişikliğinin kısa ve uzun vadeli etkileriyle mücadele edebilen, risk yönetimi güçlü, enerji, ulaşım, konut ve arazi planlaması ve atık yönetimi gibi konuları birlikte ele alan bütüncül bir şehir yönetimi ile marka şehirler oluşturulacaktır.

 

 

 

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 29 Kasım 2021
İmsak 05:47
Güneş 07:17
Öğle 12:14
İkindi 14:40
Akşam 17:02
Yatsı 18:27
23
parçalı bulutlu