Eddie Newton kararı doğru mu?

eddie-newton.jpgTrabzonspor, geride bıraktığımız sezonda sportif ve ekonomik alanda çalkantılı bir dönem geçirmesine rağmen şampiyonluğu son haftalarda kaçırdı, Türkiye kupasını ise müzesine getirme başarısını gösterdi.  Diğer yandan ise UAFA’dan Avrupa kupalarına bir yıl katılmama cezası aldı.

Bordo- Mavili takım;  geride bıraktığımız sezon ligde iyi mücadele verdi, kazanacağı maçları hakemlerin yanlı kararları ile kaybetti. Son haftalarda ise iyice tekledi…

Yönetim, ekonomik olarak da bir iki konu haricinde kimileri eleştirse de bize göre iyi işler yaptı. Uçurumun eşiğindeki kulübü, eşikten kurtardı, düzlüğe çıkardı. Ancak, önümüzdeki sezon ile birlikte ertelenen borçların ödenmesi var... Ki, bu borçlar ancak takım iyi giderse, zirveye oynarsa ödenebilir. Başka türlü kolay kolay ödenmez.

Trabzonspor’un ligde iyi sonuç alması, yönetim ve camianın birlik içinde olması ve iyi bir kadro ile mümkündür.

Yönetim ve camia, bugünlerde pek moralli değil. Bunun nedeni şampiyon olunmaması ve Avrupa’dan men cezası alınması.

Şampiyonluk gidince, oklar ister istemez yönetime ve teknik direktöre yönelir. Yönetim, eleştirilerin önünü kesmek için teknik direktör Hüseyin Çimşir’in biletini kesti. Abdullah Avcı’yı gündemine aldı. Görüşmeler yapıldı, ancak camiadan ve taraftardan gelen tepkiler sonucu Avcı’dan vazgeçti ve bir yıldır takımda 3. teknik adam olarak görev yapan Eddie Newton ile anlaştı. Yönetimin Avcı’dan vazgeçmesi ve takımı tanıyan Newton’u takımın başına getirmesi doğru bir hamleydi.

Getirilecek bir yeni ismin başarısız olması halinde gidecek olan yeni hoca ile birlikte yönetimdi. Yönetim, Newton ile birlikte ikinci bir hamlenin de önünü açmış oldu. Bu hamlelerin saha sonuçlarıyla ve ekonomik tablo ile ilintili olduğunu unutmayalım.

Trabzonspor’da kaçan şampiyonluğun yanı sıra UEFA’nın men cezası da tartışılan bir başka olaydır.

UEFA’nın ekonomik istek ve talimatlarının yerine getirilmemesi, Avrupa kupalarına katılmama cezası getirdi. UEFA talimatlarını, Trabzonspor’da kim veya kimler takip edeceği de belli. Başkan, yönetim ve kulübün profesyonel genel müdürü ve hukukçular.

Özellikle de kulübün profesyonelleri…

Kulüp Genel Müdürü, süreci ve gelişmeleri tüm ayrıntılarıyla yönetim kurulunun önüne koymuş mudur?

Genel müdür, bu soruya ‘evet’ diyorsa sorun nerededir. Cevap, hayırsa, sorumlu kimlerdir?

O nedenle gerçekleri gizlemeden, suçlamalara ve eleştirilere cevap verecek, akılcı detaylı tatmin edici bir açıklamaya ihtiyaç vardır. Yönetim bu talebe kısa sürede cevap vermek zorundadır. Kulüp yönetiminde güvenin sarsılması, yönetim zafiyeti doğurur. Bu zafiyetin doğmaması için yönetim mutlaka gerekli açıklamaları yapmalıdır.

Amerika’dan gelen mesaj!

amerikan-002.jpg

-Sosyal medyada da tesadüfen tanışmıştım.  1968-69 yılında Trabzon Lisesinden mezun olmuştu.  ‘Ben, İstanbulluyum, babam Trabzon’da görevli askerdi. 1968 yılında babam kalp krizinden vefat etti. Yatılı olarak liseye devam ettim. Rahmetli babamın mezarı Sülüklü’de. Bir yolunuz düşerse bir Fatihayı eksik etmeyin. Hasan Demirarslan Jandarma Yüzbaşısı diye kitabesi var başucunda…

-Ne demek üstad, hemen not aldım Corona işi gevşesin gidip bir resim çeker atarım.

-Eksik olmayın. Birçok okuldaşım yaptı bu görevi, onlara ve sizlere hatta Trabzon Halkına teşekkür ederim.

Trabzon’da nerede oturuyordunuz?

-Tarif etmeye çalışayım. Saray sinemasından bakınca, kayalıkların üstünde ikiz o zamanın köşkü vardı. Birinde… Ev sahibinin iki tane kara saçlı esmer kızlarını hatırlıyorum. O çevrede bir askerlik şubesi veya seferberlik benzeri bir yapı vardı.

-Şimdi sizin tarif ettiğiniz evler yanılmıyorsam Ali Kemal Aytaçların evi…

-Şimdi hatırladım, tamam. Ağabeyim de Boztepe radarının kapanışı için gelmişti. Bir iki yıl kalıp kapanışı yaptılar ve döndü. Babam rahmetli olmuştu.

-Faruk bey, Trabzon merkezde olmamız ve bu kentte 40 yılı aşkın süredir gazetecilik yapmamız nedeniyle eskileri hemen hemen tanırım. Tabi biraz da tarihe meraklıyım.

-Çok iyi bir hafızanız var. Trabzon da çok özel bir şehir… En son sanırım 1980’lerde bir günlüğüne geldim ve döndüm. Anılarımda hala o güzel yeşil ve tarih kokan Trabzon var. Şimdiki Trabzon değil.

***

Faruk beyle yazışmamız ve sohbetimiz özetle bu şekilde…

Faruk bey, Trabzon lisesi sonrası yüksek öğrenimini tamamladı ve ABD’ye göç etti. ABD’de işine de büyüttü, vatandaşlık da aldı. İsmini de Frank olarak değiştirdi…

Frank beyle, ara sıra da olsa yazışırız. O da sosyal medyada paylaşımlarda bulunur.

Bu yazışmadan bir ay kadar sonra… Arsin’e gidiyoruz. Değirmendere kavşağına geldiğimizde hanıma, ‘Sülüklü Mezarlığına uğrayacağım’ dedim.

Hanım, ‘Hayırdır, ne işin var Sülüklü Mezarlığında’…

-ABD’de yaşayan bir sosyal medya arkadaşım, babasının mezarının resmimi çekip atmamı rica etti, dedim…

Mezarlığın ana kapısından içeri girdim Küçük odada bilgisayarın başındaki sorumlu ‘abi hoş geldin, hayırdır’ dedi. ‘Yüzbaşı Hasan Demirarslan’ın mezarı nerede, biri göstersin bana’ dedim. Hemen bilgisayardan mezarın yerini tespit etti ve bir görevli beni mezarın bulunduğu yere getirdi. Görevli, ‘Abi, Osman Çebi bey de bir iki kez geldi. Mezarı yaptırdı’ dedi. Osman Çebi, teyze kızı mimar Nazan Çebi’nin beyi… Önce Fatiha okuduk ardından birkaç kare fotoğraf çektim ve çektirdim, sonra mesajla Frank’a gönderdim.

Birkaç saat sonra Frank’tan şu mesaj geldi;

‘Sabah sabah ailem adına hayırlı bir işe başlamadan önce bu resimleri aldım. Günün hayırlı ve uğurlu olacağı belli… Size ne kadar teşekkür etsem az. Allah sizden binlerce kez razı olsun. Ailem adına binlerce teşekkür’…

Bu satırları, ABD’de yaşayan Frank’tan yani Faruk’tan izin almayarak paylaştım. Kimilerine göre yanlış iş yapmış olabilirim. Ama olayı bir başka açıdan değerlendirdiğimizde, dünyanın neresinde olursak olalım bu dünyadan göçen büyüklerimizi ara sıra da olsa hatırlayalım. Hiç değilse mezarlarını ziyaret edelim. Faruk adına bizde yıllar önce Trabzon’da vefat eden ve Trabzon’a defnedilen babasının mezarını ziyaret ettik. Dini bayramlar özellikle de mezarlıklarda yatan büyüklerimizi ziyaret etmemize vesile oluyor. Sonuçta, hepimizin gideceği yerler o mezarlıklar değil mi?

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum