Efsane Trabzonsporlu Kazım Koyuncu’nın anısına!

Dün efsane Trabzonsporlu Kazım Koyuncu’nun aramızdan ayrılışının 15. Yıldönümüydü. Bu büyük sanatçıyı, bu efsane Trabzonsporluyu vefatından 2 ay önce Trabzon’da ağırlamıştık.

Aşağıdaki yazıyı 8 Kasım 2017’de yazmıştım. Efsane Trabzonsporlunun doğum günü nedeniyle yazdığım bu yazıyı ölüm yıldönümü nedeniyle tekrar köşemize aldık. İşte o yazı;

‘Trabzon Gazeteciler cemiyeti Başkanı idim. TGC’nin ödül verme kriterinde yöremizden yetişen ve başarılı olan kişiler vardı… TRT’den Kenan Nadi aramıştı… ‘Abi, sanat ödülünü neden Kazım Koyuncu’ya vermiyorsunuz’ demişti.

Adaylar arasında Kazım Koyuncu da vardı.

Jüri toplantısında, sanat ödülünü Kazım Koyuncu’ya verelim, teklifini getirdim. Jüri üyeleri oybirliği ile kabul ettiler… Birkaç gün içinde İstanbul’da Kazım’a ulaştım. Jürinin sanat ödülünü kendisine verdiğini söyledim ve Trabzon’a davet ettim. Hasta idi, kanser tedavisi oluyordu. ‘Hasan abi seni mi kıracağım, seve seve gelirim’ dedi.

29 Nisan 2005,  Cuma günü akşamı Zorlu Grand Otel’de muhteşem bir ödül töreni düzenledik. Dönemin Belediye Başkanı Volkan Canalioğlu da törene katılmıştı… Kendisine ödülünü takdim etmiştik. Ödül alan gazeteci arkadaşlar hatıra fotoğrafı çektirmişti.

Ertesi gün Trabzon’da kalmıştı…

KTÜ’nün o günkü rektörü Prof.Dr. İbrahim Özen, benden Kazım’ın KTÜ’de birde konser vermesini istemişti… Kazım’a konseri söyledim, düşünmeden kabul etti.

Cumartesi günü KTÜ Atatürk Kültür Merkezi’nde hasta hasta sahne aldı… Yer yerinden oynamıştı.

Ertesi gün 1 Mayıs’tı… Maçlar Cumartesi’ye alınmıştı.

Trabzonspor’un İstanbul’da Fenerbahçe maçı vardı.

Trabzonspor kazansa, şampiyonlukta önemli bir engeli aşmış olacaktı…

Rektör Prof. Dr. İbrahim Özen: Fenerbahçe maçını izlemek için bizi konutuna davet etti. Rektörlük konutunda yan yana maçı izliyorduk…

Karşılaşmanın hakemi Cem Papila, Trabzonspor’u adeta biçiyordu…

Maçı izlerken bir ben bir o tepki gösteriyorduk… Çok üzülmüştü…

Rektör Özen, ‘Heyecanlanmayın’ diyordu…

Ve sonuçta Fenerbahçe’ye değil Cem Papila’ya mağlup olmuş ve şampiyonluk yarışında telafisi olmayan büyük bir yara almış ve maçı da 2-1 kaybetmiştik.

İkimizde tepkili ve hakem Papila’ya ateş püskürüyorduk…

Oradan kalktık, KTÜ sahil tesislerine indik…

Tıp Fakültesi’nde birkaç doktor ve öğrenci… Onları kırmadı, gitarın teline vurdu… Bir süre sonra ertesi sabah buluşmak üzere kendisini Zorlu Otel’e bıraktım…

1 Mayıs Pazar sabah saatlerinde Maraş caddesi ve Meydan bölgesi polis kaynıyordu…

1 Mayıs törenlerine katılacak olan gruplar, Maraş caddesinden meydana gelecek ve orada miting yapacaklardı…

Yürüyüş başlamadan kısa bir süre önce, yürüyüş tertip komitesinden birkaç kişi geldi.

Kazım’dan, yürüyüşe ve mitinge katılmasını istediler…

Bana döndü…

Hasta olduğunu bildiğim için gelenlere, ‘Kazım, Hopa’ya gidecek. Orada bekleyenleri var’ dedim ve mitinge katılmasını engelledim…

Sonra bir ticari taksi çağırttım…

Kazım’ı yanındaki yardımcısı ve arkadaşı ile taksiye bindirdim ve Hopa’ya yolcu ettim.

Kazım, birkaç gün Hopa’da kaldı, ailesi ve yakınları ile görüştükten sonra İstanbul’a döndü… Hopa’ya son gelişiydi…

3-5 gün sonra İstanbul’da kendisini aradığımda, ‘Abi iyiyim, tedavim için ABD’ye gidebilirim’ demişti…

Kötü hastalığa fazla direnemedi ve 2 ay sonra 25 Haziran 2005 tarihinde 33 yaşında bu dünyadan göçtü…

İstanbul’daki cenaze töreni muhteşem olmuştu…

Şenol Hoca başta olmak üzere çok sayıda Trabzonsporlu onu son yolculuğunda yalnız bırakmamıştı.

Cenazesi, Hopa’ya geldiğinde kalktık Hopa’ya gittik…

Atay Aktuğ, Özkan Sümer başta olmak üzere Trabzon’dan onca insan Hopa’ya koştu.

Hopa meydanında görkemli bir tören sonrası ebedi istirahatgahına defnedildi.

Kazım Koyuncu, devrimciydi… Trabzonspor’u da İstanbul dükalığına karşı devrim yapan bir takım olarak sevmişti ve gerçekten efsane Trabzonsporluydu…

‘Ben bir müzisyenim, ondan sonra biraz Karadenizliyim; ama hepsinin ötesinde ben bir devrimciyim. Ve gerçekten doğru bildiğim bir şeyi en azından çok zorlanırsam ortaya koymaktan çekinmem’ diyordu…

Neden Trabzonsporlu olduğunu şöyle açıklamıştı;

‘Trabzonspor’u tutmak sadece o yörenin çocuğu olmakla açıklanabilecek milliyetçi bir davranış değildir. Benim için Trabzonspor, en güçlülere karşı koyan ve herkesi yenen hayali kahramandı. Öyle bir kahramandı ki statükoyu bile devirmişti’…

Hastalığı için de şunları söylüyordu;

‘Çok fiyakalı bir hastalığa yakalandım baba... Birbirimizi anlamamız için, aynı dili konuşmamıza gerek yok, ezildikten sonra, hepimiz aynı şarabız... Her şeye rağmen yeryüzünde şarkılar söyledik... Beni radyasyon değil, Türkiye'deki sistem kanser etti.’

Efsane Trabzonsporluyu sevgi ve selamlarımızı iletiyor, ruhu şad olsun diyoruz…         

 Hasan Kurt

Orhan Aydın’a söz verildi!

Trabzon kamuoyunda ve üniversite kampüsünde bugünlerde konuşulan konu, KTÜ’nün yeni rektörünün kim olacağı… KTÜ rektörü olmak için çok sayıda akademisyen hummalı bir çalışma içerisinde. Rektör adayları bir yanında siyasi destek ararken diğer yandan medyada olası adayları yazıyor. Gazete ve internet sitelerindeki rektör adayları şunlar; Prof. Dr. Orhan Aydın, Prof. Dr. Kemalettin Aydın, Prof. Dr. Asım Ören, Prof. Dr. Hikmet Öksüz, Prof. Dr. Habip Aslan, Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı, Prof. Dr. Atakan Aksoy, Prof. Dr. Tevfik Özlü, Prof. Dr. Fazıl kırkbir, Prof. Dr. Murat Ekinci, Prof. Dr. Yüksel Aliyazıcı…

KTÜ’de bugüne kadar 4 rektörle çalışmış olan bir akademisyen, rektör adayları arasında 3 veya 4’ünün şanslı olduğunu belirtti. Akademisyene göre, en şanslı isim KTÜ eski rektör yardımcısı ve Tarsus Üniversitesi rektörü Orhan Aydın... KTÜ’deki seçimde rektörlüğünün son anda engellendiğini söylüyor. KTÜ’de adaylar arasında hangi ismin tercih edileceğine Cumhurbaşkanı karar vereceği için tahmin yapmak zor.

Bu arada KTÜ rektörü Prof. Dr. Süleyman Baykal, kampüste taşınacağı lojmandan onarım yaptırıyor. Trabzon Üniversitesi rektörü, KTÜ eski rektör yardımcısı Aşıkkutlu ile aynı lojmanda oturacak olan Baykal’ın lojmanında elektrik, su tesisatları, balkon camları, dış yalıtım, kapılar, sokak lambaların vs. hepsi üniversite bütçesinden yenileniyormuş.

Rektör ve rektör yardımcılarının oturdukları lojman sil baştan yenilenirken,  Prof.Dr. Hülya Kalaycıoğlu ve çok sayıda öğretim üyesinin oturduğu lojmanın asansör bakımı için 100 lira istenmesi gündem olmuş. İsmini açıklamak istemeyen bir öğretim üyesi, ‘Rektör ve yardımcılarının oturdukları lojman saray gibi diğerleri ise virane’ dedi.

KTÜ lojmanlarında oturanlar yakıt ve su parası dahil 850-900 lira arasında kira ödüyor. Yakıt ve su parasını çıkarsanız, özel otoparklı, bahçeli ve kampus içerisindeki bir lojmanın aylık kirası 400 ila 500 lira arasında değişiyor. Rektör konutu ise ayrıcalıklı. Tüm masraflar ve hizmetçilerin maaşları devlette.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.