EKSİK KALANI BELEDİYELER TAMAMLAMALI!

Belediyelerden bahsederken, vatandaşların mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını gidermek ve bu nitelikteki hizmetleri yerine getirmekle görevli kamu kurumları olarak ifade ederiz genellikle.

Mahalli müşterek nitelikteki hizmetlerin neler olduğu konusunda ise herhangi bir tanımsal düzenleme mevcut değildir, zaten olmamalıdır da!

Hukuken belediyelerimize yüklenen görevlerle verilen yetkilere baktığımızda; iktisadi, içtimai, sağlık, ticari, sosyal, sanat ve kültürel birçok görevle görevlendirildiklerini, hayatın her aşamasında yer aldıklarını görürüz. Sihirli kavram “mahalli müşterek ihtiyaç” kavramıdır. Bunun içini dolduracak olan belediyelerimizdir. Belediyelerimiz bunu yaparken hizmet sundukları alan içerisinde yaşayan kültürleri, kadim gelenekleri, insanların hasletlerini, beklentilerini iyice analiz ederek hareket etmelidirler.

Çağdaş yönetimin gerekleri, birlikte yönetmek olarak kendini göstermektedir. Yönetişim olarak ifade edilen bu kavram, yönetirken, karar verip uygularken karar ve uygulama süreçlerine vatandaşı, sivil toplum kuruluşlarını ve kent dinamiklerini katmayı gerektirir.

Kentlinin taleplerini, ihtiyaçlarını, memnuniyetsizlik ve beklentilerini analiz etmeyen, karar mekanizmalarına onların görüşünü alarak planlamalarına yansıtmayan belediyelerin vatandaş nezdinde başarılı olarak addedilmesi mümkün değildir.

Bunun en önemli sonucu, vatandaşın veya toplumun eksikliğini hissettiği hususları çok iyi tespit etmek ve hayata geçirmektir. Tam bu noktada, uzun süredir yaşadığımız pandemi süreci tüm pratiklerimizi değiştirmiştir. Hizmet üreten kamu kurumlarının pratiklerinin değiştiği gibi, hizmet talep etme durumunda olan vatandaşların da pratikleri değişmiştir.

Belediye sınırları içerisinde yaşayan herkes, o kentin hemşerisidir. Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi, hemşerilerin, belediye karar ve hizmetlerine katılma, belediye faaliyetleri hakkında bilgilenme ve belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları olduğu gibi belediyelerin de, hemşeriler arasında sosyal ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesi ve kültürel değerlerin korunması konusunda gerekli çalışmaları yapması bir gerekliliktir.

Belediyeler, vatandaş adına hareket etmek, onun yaşayamadığını yaşatmak, göremediğini göstermek, kısacası noksanını tamamlamak zorundadır.

Belediyeler, şehirlerde mevcut kültürleri, gelenekleri korumak gelecek nesillere taşımak mecburiyetindedir. Bunu yaparken, hiç şüphesiz toplum ve ülke bütünlüğünü önceliğine oturtmalıdır.

Daha önceleri salon etkinlikleri, sokak etkinlikleri şeklinde yürütülen bu tür çalışmalar artık günün gereklerine uygun olarak dijital ortama taşınmalıdır. En azından insanlarda farkındalık yaratacak etkinlikler, organizasyonlar ve planlamalar yapılmalıdır.

Belediyeler uygulayacakları sosyal, kültürel ve sanatsal etkinliklerle kent insanının sivil toplum kuruluşları, inanç grupları, değişik alt kültür oluşumları halinde süren toplumsal hayatları arasında ilişkiler ve iletişim kurmak zorundadırlar.

Belediyeler, halka en yakın olan ve yöneticileri doğrudan halk tarafından seçilmiş demokratik kurumlardır. Belediyeler, kültürel, sosyal, sanat ve benzeri alanlardaki görevlerinin ve bu nitelikteki hizmetlerin yerine getirilmesinde ve özellikle de geçmişten bugüne gelenekselleşmiş ve toplum kimliğiyle bütünleşmiş bu tür değerlerin, korunmasında, yaşatılmasında ve geleceğe taşınmasında en önemli ve güçlü kurumlardır.

Buna bugün her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır. Belediyelerimizin, insanımızın yaşadığı noksanlığı gidereceğine olan inancımızı ifade ediyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Haber yorum bölümünde Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.