Emniyet raporlarına göre Kafato ailesi!

  ‘Pontusçu mu Casus mu Masum mu? Kafato Biraderler’ başlıklı yazıma, makaleyi yazan Doç.Dr. Yücel Yiğit’ten açıklama geldi. 
  Yiğit, makalenin tamamını okumadan eleştiri yaptığımızı belirterek, ‘Araştırmamızın giriş ve sonuç bölümü üzerine yorum yaptınız. Tamamını okusaydınız bu yargıya varmazdınız. Tüm emniyet ve diğer kayıtlarda Pontusçu veya casus olduklarına dair belge ve bilgi yok’ dedi.
  Yiğit’e, ‘Yazınızın sonuç bölümünde Kafato ailesi veya Mimiko hakkında emniyet Pontusçuluğa, casusluğa dair kayıtlarında bir belge bilgi olmadığını belirtiyorsunuz. Doğru. Ancak, buna rağmen makalenize, ‘Pontusçu mu, casus mu, masum mu’ başlığı atıyorsunuz. Dolayısıyla daha başlangıçta kuşku yaratıyorsunuz, kafa karıştırıyorsunuz, insanları töhmet altında bırakıyorsunuz.  Yönlendiriyorsunuz. Mesela bu makaleyi ‘Emniyet kayıtlarına göre Kafato ailesi’ başlığı ile yayımlayabilirdiniz. Ayrıca bu yazı bir akademik makale de değil. Makalenin girişi ile sonuç bölümü arasında çelişki var vs’ dedim.
Yiğit, telefondaki sohbet sonrası ‘makalenin tamamını gönderiyorum, bir göz atın’ dedi ve gönderdi. 
***

  ‘Makale’de daha önce yazdıklarımın dışında yeni bilgiler var. Bu bilgileri paylaşacağım… 
  Aslında bu ‘makale’ Türkiye’de bugünü bilmem ama düne kadar çoklarının ve özellikle de komünist meyilli olanların izlendiğini ortaya koyuyor. Herhalde Devletin güvenliği vs. ile ilgili olsa gerek!
***

  Yazar, Kafato ailesinin Rum mu Ermeni mi olduğunu irdelemişler ve sonuçta Kırım Savaşı sonrası Trabzon’a yerleşen İtalyan generalin İtalyan olduğuna karar vermiş! 
  Yazıda Trabzonluların Rus işgali sırasında Kafato biraderlerin tavırlarını affetmediklerini iddia ediyor. Emniyet belgelerinde Trabzon’u terk eden Mimiko’nun Tiflis’e Anesti’nin Rusya’ya kaçtığı, Mondros mütarekesi imzalanması ile tekrar Trabzon’a döndükleri belirtiliyor. Şehre döndüklerinde İbrahim Efendi ile Yeşilyurt lokantasını açıyor. Belgelerde Trabzon’un karışık günlerinde (1918-20-21) arası işyerlerine Yunan bayrağı astıkları yazılı.  Mimiko’nun Milli Mücadele başladığında İstanbul’a gittiği, İngiliz istihbaratının muhbiri olduğu kaydediliyor. Anesti askerken firar etmiş sonra 5 ay daha askerlik yapmış. Anesti vefat ettiği 10 Ekim 1955’e kadar takip edilmiş.
***

  Mimiko Türk Ordusu 1922 sonbaharında İstanbul’a girince Mimiko Trabzon’a kaçmış, abisinin işlettiği otelin altında alkollü içecek sirke işine başlamış. Mimiko hükümete ve Türklüğe hakaretten mahkemeye verilmiş ceza almamış! Emniyet belgelerinde belgeyi yazanın ve ‘makale’yi yazanın yorumlarına göre Mimiko’nun içki satması ve diğer eylemleri halk arasında infial yaratmış. Hatta, geleneksel kültür ile dinin ön plana çıktığı Trabzon’da homurdanmalar artmış…(Bu satırları her kim yazmışsa tamamen uydurma olduğunu söyleyebiliriz)
Trabzon’da o günlerde bugünkü gibi arabesk bir kültür ve din anlayışı yoktu. Trabzon o günlerde daha çağdaştı. Ayrıca Trabzonluların affetmediği kişinin mekanı Trabzonluların nasıl buluşma yeri olur.
Bunca takibe rağmen Mimiko’nun tek cezası, sirke imalatından olmuş. Bir ay hapis ve 10 lira ceza almış ve ceza da tecil edilmiş.
vvvv-018.jpg  Mimiko A-1, Anesti (Krino’nun babası) A-2 numarasıyla fişlenmişler ve şehrin en tehlikeli birinci ve ikinci adamlarıymış. Ve bu tehlikeli adamlar, Atatürk’e ve İran Şanı Pehlevi’ye yemek hazırlamışlar! Mimiko, 11 Eylül 1956 da eceliyle ölmüş ve Maşatlıkta toprağa verilmiş.

İŞTE YENİ BİLGİLER
  20 dip notta; Emniyetin A-3 fişinde Sovyet uyruklu Rum vatandaşı Lambo Fikilidi hakkında bilgi var. Lambo, geçimini emlakçılık ve Yunanistan’a göç eden Rumların işlerini takip ederek elde ettiği komisyonla sağlıyormuş. Ayrıca kızı ve oğluna da maddi açıdan yardım ediyormuş. 
  Belgede bir A-$ koduyla Sovyet uyruklu Haralambo oğlu Viya Zaharyadis’in adı geçiyor. Bu iki isim Rus uyruklu olmalarına rağmen Rumdurlar. Zaharyadis, Trabzon Ramada Otelin sahibi Hüseyin Başaran’ın dedesi fındık tüccarı Yakup Başaran’ın yanında katipmiş. Fırsat buldukça o da fındık alıp satarmış.
A-5 kodundaki Kristohor oğlu Haralambo, fındık tüccarı Sağıroğlu Ömer ile gaz ve benzin tüccarı Hacı İbrahimoğlu Osman ve kardeşlerinin yanında katiplik yapıyormuş.
  A-6 kodunda ise Nazarat kışı Kasruhi Hekimyan’ın adı yazılı. Hekimyan. Trabzon Osmanlı Bankasının müdürünün eşi ve ev hanımı.
Yine dip notta, fişte yer almayanların da takip edildiği yazıyor. Mahmut Natıkoğlu. Halit Rıfkı Kulaç... Kulaç Trabzon Halkevi’nin dergisi İnan’da yazıyormuş, fındık müstahsili imiş. Kulaç; Sürmene’deki kayınbiraderi ile Erzurum’daki kardeşine de maddi yardımda bulunuyormuş. Beşikdüzü Köy Enstitüsünde Türkçe öğretmeni Hayimoğlu Ziya Işıkdemir ile Yomra Tekel satış memuru Salih Ünlüsoy da takip ediliyormuş.
***

  ‘Makalede Mimiko’nun takibinin Trabzon Valisi Galip Pekel’in Ankara’ya çektiği bir telgrafla başlamış! Resmi yazılarda Mimiko’ya atfedilen Pontusçuluk, İngiliz casusluğu suçlaması var ancak ne bir kanıt ne de bir belge var. Mimiko’ya gelen mektuplar bile didik didik edilmiş. Hatta bir firmanın reklam broşürü bile incelenmek üzere merkeze gönderilmiş. Broşür, şifreli mi değil mi, diye.  
16 Kasım 1939 tarihli yazıda Kafato biraderlerin Fransız Ajanı ve Kürt isyanına teşvik eden Jan Sübliyer ile de temasta oldukları bilgisi yer aldı. Trabzon’dan uzaklaştırılmaları istendi. Ancak, DV ve MAH; Üçüncü umum müfettişliğinin, valiliğin, emniyetin görüşüne katılmadı. Zira suçlamalar 15 yıl öncesine dayanıyormuş, ayrıca sürgünde mesnet olacak somut bir delil sunulmamış.
11 Aralık 1950’de Kars valiliğinin bir muhribi, Mimiko hakkında, ‘Sovyet Rusya hesabına çalıştıkları ve evlerinde telsiz olduğu’ ihbarında bulunmuş. MAH ve Trabzon Valiliği yaptığı incelemede ihbarın asılsız olduğu görüldü. 
Mimiko, Demokrat Parti döneminde de adım adım takip edildi. İzmir’e gittiği, akrabası Jesefina’da misafir olduğu, akrabasının Polonya asıllı kocası ile görüştüğü sonra İstanbul’a gittiği istihbarat kayıtlarında yer almış.
***

  Yazar,  sonuç bölümünde kriminal olaylar dışında Kafato ailesinin casusluklarına dair hiçbir veri bulunmadığını, Rus işgali yıllarında kazananın yanında olma dürtüsü onları aşırılıklara yöneltse de Pontusçuluk faaliyetine rastlanmamıştır, diyor.  Zaten, istihbarat ve emniyet belgelerinde de haklarında bu suçlamalara yönelik bir belge yok. 
  İster yabancı ister yerli olsun, bir insanın hakkında belge bilgi vs. yokken, bu kişi için ‘Pontusçu mu casus mu masum mu’ başlığı nasıl atılır?
Bir de yazar; sicili kabarık Kafato biraderlerin izlenmesinin de doğal olduğunu söylüyor. Makalede ise belge ve bilgiler ışığında sicilinin temiz olduğu belirtiliyor. 

Hasan KURT60_b-008.jpg

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar