02.10.2020, 06:00

ERMENİ ELİYLE KAFKAS OYUNU

Ermenistan'ın Azerbaycan topraklarına saldırısı sıradan bir şey değildir.ermeni-eliyle.jpg

Karabağ'ı işgal ettiği yetmezmiş gibi şimdi de Azerbaycan'a saldırısının altında Türkiye yi doğuda da sıkıştırmayı amaçlayan bir planın sahneye konmasıdır.

Ege'de Fransa destekli Yunanistan görüntülü krizler bitmemişken şimdi de Rusya, ezeli dostu Fransa ve diaspora destekli Ermenistan provokasyonları sahne aldı.

Rusya yayılmacı politikasını Ortadoğu’da, Akdeniz’ de, Kafkasya'da sürdürüyor.

Sovyet politikalarını yeniden canlandıran Rusya Kafkasya'da Ermenistan eliyle enerji hatlarına sahip olmaya çalışıyor.

Kafkasya’daki Gürcistan ve Azerbaycan dahil olmak üzere hiçbir devlet ve özerk yapılar Rusya'nın bu politikaları karşısında rahat değiller. 

Batıda Fransa destekli Yunanistan kışkırtmaları, doğuda Rusya destekli Ermenistan saldırganlığı.
Suudilerin Türk mallarına ambargosu,
İran'ın Ermenistan'a lojistik desteği,
Arap Birliği'nin Türkiye karşıtlığı...
ABD, İngiltere v.b ülkeleri saymaya gerek yok...

Bu arada  Sovyet tesirinden kurtulamayan bazı Türk Cumhuriyetleri de sessiz kalarak Azerbaycan'a desteklerini esirgemiş oluyorlar.
Nedir bu Türk Milletinden korkuları?

Hadi hepsini anladık...

"Onlar kâfir,onlar iman etmemiş,onlar gayrimüslim..." 

Peki din kardeşi dediğimiz,ümmet diye güvendiğimiz, ensar diye kucak açtığımız,bu müslüman ülkelere neler oluyor.

Yine l. Dünya savaşında olduğu gibi "gayrimüslim"lerle işbirliği içine niye girerler?

İsrail’le birlikte peşisıra neden antlaşmalar imzalarlar?

Soruların cevabı çok net...

Herkes kendi çıkarının peşinde...

Hava ağır... 19.y.y. geri mi geliyor?
Azerbaycan kendi topraklarını işgalden kurtarmak için savaşıyor.

Ermenistan bir yerlerden emir ve destek almadan bu cüretkarlığı gösteremezdi.
Hadi Azerbaycan fırsat bu fırsat kurtar işgal altındaki Karabağ'ı...
Türk Milleti yanında...

Bu bir tarihi fırsattır.

BM kararları Ermenistan'ın işgalci olduğunu kabul ederek Azerbaycan topraklarından çekilmesi yönünde 

Uzun yıllar bu kararlara uymayan Ermenistan şimdi de çok cüretkar bir tavırla saldırıya geçiyor.

Azerbaycan meşru müdafaa hakkını kullanarak topraklarını geri almalıdır.

Başlatılan harekat son vatan toprağı özgürlüğüne kavuşana kadar devam etmelidir.

Üç milyonluk fakir ama maşa olarak kullanılmaktan hiçbir zaman çekinmeyen Ermenistan'a artık gereken cevap verilmeli.

10 milyonluk petrol ve doğalgaz zengini Azerbaycan bunu başaracak güçtedir...

Kafkaslarda oyun bitmez.

Ama Kafkasya'da Şeyh Şamiller de tükenmez...

 

*************

 

ÜLKEMİN İNSANLARININ KORONA GÜNLERİNDE SON SÖZLERİ

ulkemin-insanlari.jpg

Bursa’da maske takmadığı için 900 TL ceza yiyen vatandaş memurlara çıkıştı:

"Neden alıştıra alıştıra ceza yazmıyorsunuz. 900 TL çok. Şimdi durumu ben karıma nasıl anlatacağım. Kızacak bana.."

Karısından korktuğu kadar virüsten korkmayan yurdum insanı şimdi bir de karısına nasıl hesap vereceği korkusuyla yaşayacak.

Antalya'da bir düğün.

Zaman geçti, vakit doldu, izin bitti...

Karakol polisi uyardı.

Devreye "Sen benim kim olduğumu biliyor musun"  beylik sözü girdi.

Virüs çok mutlu, DÜĞÜN  DEVAM EDECEK diye...

Polis başka ilçeye sürülünce o zatın kim olduğunu öğrenmiş...

Ama ne olmuş biliyor musunuz?

"Benim kim olduğumu biliyor musun" diyen ilçe başkanı ailesi ile birlikte CORONA  olmuş.

Yeri değişen polise de ilçe başkanına geçmiş olsun demek düşmüş sosyal medyasından...

Bazı illerimizde  yolda sigara içmek yasaklandı.

Gerekçesi de çok haklı idi.

Yolda sigarasının dumanını  savura savura giden kişi etrafını sadece dumanla rahatsız etmiyor.

Olası bir hastalığının ki bu COVİT  de olabilir, mikroplarını da etrafa saçabilir.

Bu yasağa karşı vatandaş ne diyor Peki?

"Lise öğrencileri gibi sigaralarımızı kaçak göçek tuvaletlerde mi içeceğiz?"

"Sen Corona oldun ya. Evet.Geçmiş olsun. Ama bir ricam var. Sakın benle konuştuğunu, tokalaştığımızı, söyleme..."

Kime söylemeyecek?

Sağlık Müdürlüğü COVİT takip ekibine.

Peki neden. O da karantinaya alınacak her ihtimale karşı ya...

Hatta hastalığa yakalanan esnafsa ricacılar bütün arasta oluyor...

Adam CORONA olmuş. Teşhis konulmuş. Eline reçetesi verilmiş.

Git şu ilaçları al.

Evinde istirahat et.

Ateşin filan çıkarsa ara biz gelir seni alırız diyor sağlık kurumu.

Buraya kadar güzel...

Ama hasta bakın eve gidene kadar neler yapıyor.

Otobüse  ya da dolmuşa biniyor.

Eczaneye gidiyor.

İlacını bulamadıysa bir başka eczaneye de uğruyor.

Evine giderken bir ekmek alıyor. 

Biraz da meyve filan.

Eğer ekmeği seçmemişse, meyveleri elleyip elleyip poşete koymamışsa ahali çok şanslı.

Siz hesap edin hastane ev arası yolculuktaki bulaş riskini...

Adam CORONA olmuş teşhisi konulmuş.14 gün evden çıkma diye de kendisine tembih edilmiş.

Filasyon ekibi (hasta takip görevlisi sağlıkçılar) bulaştırma risk yüksek olan hasta evinde mi diye kon trole  gittiler.

Evet hasta evdeydi.

Ama evde bir anormallik vardı.

Ekip saydı tamı tamına 20 kişi  hasta ziyaretindeydi.

Ankara'da olan bu olayda hasta sokağa çıkmamış ama, sokak hastanın evine taşınmıştı...

Bu sefer 20 kişiye de ayrıca karantina verildi...

Eh o 20 kişiye de 20 şer misafir gelirse seyret sen gümbürtüyü.

Bu da benim şahit olduğum bir olay.

İki arkadaş yolda yürüyorlar. Lise çağlarındalar.

Maskeleri kollarında. .

Kamusal görev addedip kendilerini uyardım:

"Maskeler yine kolunuzda, ağzınıza taksanıza gençler"

Aldığım cevap çok enteresan ve düşündürücü idi...

"Corona koldan bulaşıyor dayı..."

Bu bilimsel açıklama karşısında söz söylemeye eğitimim deneyim ve yaşamışlıklarımın yetmediğini düşünerek maskeme daha bir düzen vererek yoluma devam ettim...

 

**************

 

kadiralak.jpgKADIRALAK'TA AHŞAP  CAMİİ

Tonyalı bir hemşehrimiz yazmış.

Yaylacılar bilir. Yaz aylarında çıkılan yaylada camiye de ihtiyaç duyulur.

Hem ibadet için hem de çocukların dini eğitimi alabilmesi amacıyla küçük şirin mescitten biraz daha büyücek camiler yapılır ve bir imam da burada görevli olarak bulunurdu.

Ezan okunur. Özellikle cumalarda cemaatle namaz kılınır. Çevre yaylalardan gelen de çok olurdu. 

Çocuklar da oyundan, inek koyun peşine girmekten arda kalan zamanında da dini bilgiler öğrenirdiler. Bu camilerin çoğu da ahşaptı.

Bakın o günleri yaşayan Tonyalı bir arkadaşımız neler anlatıyor:

"Bizim çocukluğumuzda Kadıralak' da böyle bir camimiz vardı. Pencereleri açıldığında cam yoktu direkt içeriye hava girerdi. Pencereler menteşe ve karak iĺe açılır ve kapanırdı. Tamamı ahşaptan yapılmış harika bir kültürel mirastı. Sonraki yıllarda hangi akla hizmetse bunu yıkıp yerine bugünkü beton cami yapıldı. Keşke imkan olsa da bu caminin aynısı tekrar Kadıralak  Yaylasına  inşa edilebilse."

Tonya turizmde gereken payı almak için birçok değere sahip.

Kadıralak mavi çiçekleri ile bilinen bir yer. Dünya literatüründe yeri var.

Küçük şirin ahşap bir cami bu yaylanın eski kültürel zenginliğine kavuşmasına katkı verir.

Tonya Belediyesi bu konuyu gündemine alırsa bir de yayladaki özgün yapıyı koruyabilirse Kadıralak'ın zaten var olan tanınmışlığına bir değer daha katmış olur.

Yaylalarda betonarme binalar moda olmuş.

Özgün yapı kaybolmuş.

Yine de zararın neresinden dönülürse kârdır diyerek bir yerlerden başlamak gerek...

Tonya Belediyesi'nin bu konularda duyarlı davranacağına inanıyorum.

(Foto: Hasan Kalyoncu)

 

*************

 

 

GÜVEN TAZELEMEK Mİ OLUYOR?guven-tazelemek.jpg

Bu aralar siyasi partilerin kongreleri gündemde.

Trabzon'da hemen bütün partiler kongrelerini yapıyor.

Büyük bir olgunluk içinde geçen kongrelerin sonucunda başta başkanlar olmak üzere yönetim kurulları seçiliyor.

Seçimlerin akabinde gazetelerde haber başlıkları hemen hiç değişmeden "Güven Tazeledi" diye çıkıyor. 

Partilerin il ilçe kongreleri sonunda işbaşına geçenlerin yeniden güven tazeledikleri  haberlerde belirtilirken delegelerin tek adayı oyladıklarını da cümlede açıklanıyor.

Takip ettiğim kadar  iki adaylı seçim yapan parti ve ilçe teşkilatı çok az.

Şimdi nasıl güven tazeleniyor tek adaylı seçimlerde?

İki ya da üç adayla girilen seçimler ayrılık ve küskünlüğe neden oluyor gerekçesi ile kimi partiler mevcut başkanları ile kimi partiler de  üzerinde anlaşılan adayla kongreye gidiyor.

Netice itibariyle demokratik bir yarış yok.

Tek aday var ve o tek aday güven tazeliyor.

Güven alternatif olabilecek adayların demokratik mücadele ve yarışması sonunda tercih edilirse tazelenmiş olur.. 

Mevcut başkan da aday olur ve göreve talip olan bir başkasıyla yarışıp seçimi kazanırsa güven kazanmış olur.

Yoksa karşısına aday çıkmayan, çıkartılmayan kongrelerden yeniden başkanlık ünvanını alıp göreve devam etme  ile atanmanın bir farkı kalmıyor.Yani tek kale maç gibi...

Genel Başkanlıklarda da durum aynı...

Şartlar gereği bu çoğu zaman kabul edilebilir bir durum olabiliyor...

Bıraktık genel başkanlık yarışını il ve ilçe seçimlerinde yarıştan niçin çekinilir?

İl ve ilçelerde demokratik yarış her zaman heyecan ve canlılık kazandırır.

Değişim her zaman iyidir.

Siyasetçiler bürokrat atamalarında öyle demiyorlar mı?...

Hatta ekliyorlar taze kan lazım diye...

Bürokrasiye gelince taze kan...

Siyasetçiye gelince,"Güven tazeledi"

 

***********

 

GÜZEL

ŞEYLER

SÖYLE

 

Güzel şeyler söyle dostum
güzel şeyler.
Mesela havanın güzel olduğunu,
yağmurun bereket,
bugünün dünden,
yarının bugünden
daha güzel olacağını,
hastanın şifa
Ölünün rahmet
Bulacağını...
Denizde balık
Oltada solucan
Balık mı şanslı
Yem buldum diye
Oltayı denize salan mı?
Düşünme sen onları
Balığını afiyetle ye
Yanında da güzelce bir somun ekmek,
Öyle çekine çekine değil
Bandıra bandıra ye...
Sana ne solucandan
Sana ne oltaya takılmış balıktan...
Sen keyfini çıkar...
Sonra sokağa at kendini
Islan yağmurda
Öyle bedavadan işte...
Git deniz kenarına
Denize taş mı atarsın
Sahile uzanıp mı
Yatarsın...
O da senin bileceğin iş
Ama unutma bir de güneş olsun yanında...
Güzel şeyler söyle geçmişten kalan
Mesela güzele güzel de...
Çirkini de incitme...
Martıya bir parça simit ver o uçarken havada
Sen giderken gemide
Rüzgâra bırak saçlarını
Dağılıversin...
Sonra?
Sonrası  yok işte
Yaşa gitsin...
Ha bir de
Bugününe şükret.../İsmail Kansız

 

 

Yorumlar (0)
24
açık
Namaz Vakti 20 Eylül 2021
İmsak 04:34
Güneş 06:00
Öğle 12:20
İkindi 15:46
Akşam 18:30
Yatsı 19:50