İsmail Kansız

İsmail Kansız

ESKİ HÜKÜMET KONAĞI'NIN  ESKİMEYEN HİKAYESİ: TAŞINMA

Ortahisar tarih boyunca yönetim merkezi olmuş.Trabzon Kralı'nın sarayı, Osmanlı'nın payitahtı, Cumhuriyetin Valilik Konağı hep Ortahisar'daydı.

Trabzon'un ortası neresidir dediğinizde hiç tereddüt etmeden Ortahisar diyebiliriz.Osmanlı'da Hükümet Konakları fikri sonralardan gelişmiş.

Önceleri vali görevini yürüten devletin eyaletteki en büyük ve en yetkili  kişinin  ikamet ettiği yerin adı "saray"diye geçerdi. O yüzden Ortahisar'ın adı ORTASARAY  diye de adlandırılır.

eskimeyen.jpg

Bugünkü anlamda Hükümet Konakları yapı tarzı Tanzimat’tan sonra gelişmeye  başladı. 

1876/1900 yılları arasında 77 hükümet konağı inşa edildi. Bunların çoğu 2.Abdulhamit dönemine aittir.

1857 yılından önce inşa edilen ahşap Trabzon hükümet konağı 1862’de zemin katında bulunan borçlular hapishanesinde çıkan bir yangınla  harap oldu. Bu sefer 1864 yılında kagir olarak yeniden yapılmaya başlandı.Osmanlı döneminde hapishane ile hükümet konakları yan yanaydı. Nitekim sonradan Kültür Merkezine çevrilen hapishane de hükümet konağının hemen arkasındaydı.

Dolgu bir arsa üzerine yapılan bina sık sık Cumhuriyet dönemine kadar  onarılarak kullanılmaya başlandı. 15 Eylül 1924'de Atatürk Trabzon'u ziyarette binanın harap durumunu görünce yıkılıp yeniden yapılması talimatını verdi.

1930 da yeniden yapılmaya başlanan konak nedeniyle Valilik, bugün Trabzon Müzesi olarak hizmet veren ve  Kostaki Binası olarak da bilinen binaya taşındı.

Milli Mimari tarzında yapılan eski hükümet konağı 29 Ekim 1933’te hizmete açıldı.Eski Hükümet Konağı'nın  hem mimarı hem de müteahhidi zamanın en önemli müteahhitlerinden Hasan Tahsin Kırali idi. Hasan Tahsin Kırali mimarlığını Alman Bruno Taut'un yaptığı Trabzon Lisesi'nin de müteahhidi idi. Rusya'da da önemli işler yapan Hasan Tahsin Kırali eski Trabzonspor yöneticilerinden Özcan Kırali'nin babasıydı.

Konağın yapımında ödenekle ilgili sıkıntı çıkınca hak edişin yarısı Kırali'ye ödenmiş. Diğer yarısının da bedeli olarak Santa'daki  yaylaların yarısının yapım bedeli olarak Hasan Tahsin Kırali'ye verilmiş. Santa’daki bu yerleri de Kırali, eşi Ayşe Kırali üzerine yapıp tapusunu almış.

Geçen zaman içinde, kadastral çalışmalar neticesinde Kırali ailesine ait olan yerlerin tapuları konusunda karışıklık çıkınca konu mahkemeye intikal etmiş ve halen süreç işlemektedir.

Eski Hükümet Konağı'nın bu hikayesi de çok ilginç.1987 yılına kadar Valilik olarak hizmet verilen bina, kentsel sit alanında 2.derecede koruma grubunda tescillenerek koruma altına alındı.

Valilik Trabzon Lisesinin yanındaki eski fuar alanında yapılan yeni binasına 1987 yılında taşındı.

1989 yılında da restore edilerek, 1991 yılında Trabzon Kültür İl Müdürlüğün hizmet binası olarak kullanılmaya başlandı.Kısaca tarihinden bahsettiğimiz binanın köklü bir restorasyonunun yapıldığı dönemde vali  Enver Hızlan'la  Kültür Müdürlüğü ve  bayındırlık müdürlüğünce yürütülen titiz bir çalışmayla binanın işler hale gelmesinde emekleri çok geçmiştir.

Boş zamanlarında binanın korunması kollanması hep kültür müdürlüğünce sağlandı.

Harap  bir şekilde önünde sadece belediye tahsilat bürosu olarak yazılan tabelası ile bir müddet kaderine terk edilen bina Kültür Bakanlığının ödenekleri ile restore edilip hizmete açıldı.

O döneme kadar Trabzonlu Sanatçıların çok zor şartlarda Uzunsokak'ta Erkuloğlu İş hanının zemin katında sergileme yaptıkları eserleri için geniş ferah tarihi mekan içinde Devlet Güzel Sanatlar galerisi oluşturuldu.

Kültür Bakanlığı yayınlarının satıldığı Kitap Satış Yeri ve Çocuk Kütüphanesi kültür insanları ve eğitimciler tarafından büyük ilgi gördü.Hatta Kültür Varlıkları Koruma Kurulu ve Röleve ve Anıtlar Müdürlüğü ile Kültür Merkezi müdürlüğü de bu binada hizmet vermeye başladı. Tarihi yapı bir nevi taşradaki Kültür Bakanlığı birimlerini bünyesinde toplamıştı.

Kültür ve sanata hizmet eden bina bu sefer farklı kurumların da dikkatini çekmeye başlayınca kuruma yönelik istekler artmaya başladı.Bu binanın Kültür Müdürlüğüne fazla geldiğini bir kısmının başka müdürlüklere ve kurumlara verilebileceğini dillendirenler oldu.

Rahmetli Vali İsmet Gürbüz Civelek döneminde çok ilgi gören Geleneksel Yaşam Sergisi Salonları ziyarete açıldı. Ayrıca valilik kabul salonu oluşturularak prestij bina hüviyetinde vali misafirlerini burada ağırlamaya başladı. Daha sonra gelen vali Adil Yazar döneminde de devam eden valilik makam odası işlevi sonraki dönemlerde  kaldırıldı.

Bu arada Devlet  Güzel Sanatlar Galerisi her yıl artan izleyici ve sergi potansiyeli ile Türkiye'nin en prestijli Sergi Salonu oldu.

eskimeyen.pngArtık salonlarda Trabzonlu sanatçıların yanısıra tanınmış yabancı ve yerli sanatçıların sergileri de açılmaya başladı.

2005 yılı bina ve Trabzon Sanat hayatı için beklenmedik bir gelişmeye sahne oldu.

Adliye kendi binasının yetersiz kalması nedeniyle ek bina arayışına girdi.

Eski Hükümet Konağının üst katı için zamanın yöneticileri uygundur kararı verdi. 

Ve bir gecede özensiz, düzensiz, arşiv hassasiyeti gözetilmeksizin binanın üst katı boşaltıldı. Kültür İl müdürlüğü birinci kata sıkışmak zorunda kaldı. 

Adliyenin icra ve aile mahkemeleri kısımları kamyonlarca dolu evrak ve dosyalarla kendilerince bir düzenleme yaparak binaya taşındı.

Bina resmen iki başlı bir yönetimle ayakta duruyordu.Giriş çıkış kapıları ayrıldı.  Bina içi koridorlar bölündü. Özgün yapı formu bozuldu. Bu yanlış ve kültürel hayatı olumsuz etkileyen bir karardı. Sanat camiası bu durumu kabullenmediler.Trabzonlu sanatçılar hemen birlik oldular. Kentin tek sanat kurumunun yerinden edilmemesi için tarihi binanın önünde gösteriler yaptılar.

Konu kamuoyunca da eleştirildi. Güzel Sanatlar Galerisi ile binada hizmet veren kültür sanata yönelik  kurslar,Türk Sanat Müziği Korosu,el sanatları ve geleneksel yaşam sergisinin işlevsiz hale gelmesini önlemek adına gösterilen çabalar sonuçsuz kaldı.Ama bu arada Trabzon sanat adına bir kazanım elde etti. Trabzon Sanatevi kuruldu.

Valilikçe kültürel faaliyetlerin yürütülmesi adına Zeytinlik mahallesindeki boş bulunan valilik konutu  Kültür Müdürlüğü koordinesinde kullanılmak üzere   kültürel  derneklere tahsis edildi.

Kültür ve sanata büyük değer veren önceki dönem milletvekili ve bakanlarımızdan   sn Faruk Özak'ın çabaları o dönemde böyle bir binanın sanat derneklerine tahsisinin önünü açmıştı.

 2014 yılına kadar üst katta faaliyette bulunan adliye yeni binasına taşınınca yine binanın isteklileri arttı.Hatta bakanlık binayı yeni müze binası yapılacak diye önerileri reddetti.

Valilik ısrarlı bir şekilde binayı istiyor ama Kültür Turizm Müdürlüğüne uygun bir yer bulma konusunda hiç bir öneri getirmiyordu.

Bu tartışma 2016 yılının ortalarına kadar sürdü. Sonrasında hem Kültür ve Turizm  il müdürü hem de valiler değişince bir müddet duran istekler yine başladı. Bugünlerde Kültür ve Turizm Müdürlüğü tekrar  taşınma aşamasında.

Valilik buraya taşınacak. İçişleri bakanlığınca tahsisi yapılmış.Kültür Turizm Müdürlüğü de  Uzunsokak'taki eski adliye binasında faaliyetlerini sürdürecek...

Şimdi yine döndük başa...Devlet Güzel Sanatlar Galerisi ne olacak?

Türk Sanat Müziği Topluluğu devam edecek mi? Geleneksel El Sanatları Kursları sona mı erecek?

Çocuk Kütüphanesi  kapatılacak mı?

Yaklaşık 3000 metrekarelik bir alandan  1000 metrekarelik bir yapıya taşınacak olan kurumun kültürel etkinliklerini yapabilecek mekanlar konusunda ne düşünülüyor?

Eski adliye binasının onarılıp Kültür ve Turizm Müdürlüğüne  verilmesi ve düzenlemelerinin yapılabilmesi için yeterli ödenek var mı?

Görünen o ki bu iş aceleye getirilmiş. Bu arada büyük harflerle yazalım:

TRABZON'UN  ACİLEN KÜLTÜR MERKEZİNE İHTİYACI VAR...

GÜLCEMAL  BALIKÇILIĞI TEHDİT EDİYOR...

gulcemal-1.jpg

Çocuktuk Ayasofya'nın altında Uzunkum'a özgü  kuzguni siyah kumların yer aldığı sahilde denize girerdik.Yol geçti.

Kemerkaya Ganita'da denize girdik ve lise çağları idi.Yol geçti.

Üniversitede iken denize girmekte yer bulmaya zorlanmaya   başladık. Yollar geçti.

Dolgular başladı .Evlendik çocuklarla denize girmek için ilçelere gitmeye başladık.

Dolgular başladı.Torunlar oldu deniz Trabzon’dan uzaklaştı.

Deniz bizden uzaklaşır da balık yerinde durur mu?

İsmi kalmış yadigar. Denizi var gemisi yok Trabzon'un sahilinde ,Trabzon limanlının eskide kalmış yolcu gemisi Gülcemal gemisine izafeten adı verilen doldurma işi son sürat devam ediyor.

Nerdeyse Aksular Otelinin önüne kadar dayandı.Ama  nasıl bir deniz doldurma...

Tarım toprağı olduğu gibi denize...Dalga yağmur derken sahil çamur içinde.

Meslek odalarının  bu vahşi doldurma işinin durdurulmasını isteyen açıklamaları var.

Konuyla ilgili bilim insanları, profesyonel, amatör balıkçılar, küçük balıkçı esnafı hep bir ağızdan yapılan işin yanlış olduğunu belirtmiş.

gulcemal-2.jpg

Doğu Karadeniz Balıkçı Kooperatifleri Birliği Başkanı Ahmet Mutlu bu konuda çok dertli:

"Toprak dolgu devam ederse Faroz Limanı dolar. Tehlike arz eder.

Tarım toprağı kıyıdan 50/100 metre ötede zemine balçık olup yapışır. Balık yuvaları tarumar olur. Balık nesli biter.

Trabzon /Akçaabat arası kıyı balıkçılığı ölür. Kefal,barbun,istavrit,mezgit,palamut,tirsi daha görünmez olur...

Ayrıca deşarj sistemi de sağlıklı bir şekilde  çalıştırılmıyor. O da büyük tehlike arz ediyor" diyor.

Ama doldurma işi devam ediyor. Deniz manzaralı yürüyüş yolunda nerdeyse deniz görünmez oldu.

Madem böyle olacaktı yürüyüş ve bisiklet yolları için yapılan masraflar  ne olacak? Toprağın altında kalacak tabi ki...

Usta balıkçılar diyor ki bir balık yuvasına ancak beş yılda alışır.

Biz beş yıla kalmadan yuvalarını bozuyoruz. Ondan sonra da Norveç'ten gelen şoklanmış uskumruyu Karadeniz'in tam da kıyısında, balık ekmek yiyerek sahilin tadını çıkardığımızı sanıyoruz.

İnsanoğlunun  beş yılda bir yuvasını yıkın yapın bakalım insan nesli kalır mı? Bu dolgu Faroz Limanını da tehdit ediyor.

Trabzon'un marka değeri olan balıkçı limanının yok olması büyük kayıp olur.Sadece Faroz mu?

Sahil boyunca tüm balıkçı esnafı biter.Yani beşbin yıllık tarihi olan deniz kentinde balıkla birlikte balıkçılık da ölür.

Doldurma işi bir an evvel bitirilip mevcudunun düzenlenerek zararın hemen kenarından dönmek gerekiyor.

Dünyada örneği yoktur herhalde Balıkçı limanları yok edilirken sorumlu makamdakiler sessiz kalmazlar.Sahi ilgili kurumlarımızın bu konudaki görüşleri nelerdir?

Keşke kamuoyunu aydınlatsalar.Yani görevlerini  yapsalar.

Kamu yöneticiliği yapmış biri olarak peşinen hiçbir kurumu suçlamak istemem. Ama bu konu çok önemli.İlgililer işin ciddiyetine varmalılar artık.

Büyükşehir Belediye Başkanı sn Zorluoğlu bu konunun uzmanlarını dinledikten sonra bu kentin yararına olan düzenlemeyi yapacağına inanıyorum.

TRABZON'U DENİZDEN KOPARMAYALIM,

BALIKÇILIĞIMIZI YAŞATALIM...

 

TURİZM VE TURİSTİ  ÇEŞİTLENDİRMEK

Corona ile mücadelede mesafe kat edilince normalleşmeye başlayan hayatın gündeminde, biraz da mevsimi olması nedeniyle Turizm ön planda yer almaya başladı.

Her bölge ve il yeni döneme ait planlamalarını yapmaya başladı.

Trabzon'da da hem bakanlık düzeyinde hem de il içinde yapılan  toplantılarda turizmin bu "yeni normal"  günlerdeki durumu görüşüldü.

Her ne kadar Trabzon'da gerçekleşen  ön toplantıda turizmin bütün aktörleri bulunmamış ya da çağrılmamış olsa da toplantının yararlı sonuçlar vermesi dileğimizdir.

Fakat ortak aklı oluşturmak adına turizmde yer alan tüm aktörlerin  bu tür istişari toplantılarda yer alması kent adına önemlidir.Bu konuda organizasyonu hangi  kurum yapmışsa  eksik yapmıştır.

Kültür ve Turizm Bakanı'nın katılımıyla telekonferans yöntemi ile yapılan toplantı Trabzon için çok önemli sonuçlar ortaya çıkaracak diye düşünüyorum.

Toplantıya katılan Trabzon Milletvekili Adnan Günnar'ın bilinen bir gerçeğe  vurgu yapması doğru bir teşhistir:

"Turizm de turistte çeşitlenmelidir" Tek bir pazara bel bağlamak doğru bir strateji değildir.Arap turizmi baz alınarak yapılan yatırımlar görüldüğü gibi olası krizlerde telafisi zor zararlar oluşturmakta.

Trabzon turizmde yıllar önce batılı turistle tanışmıştı. Turizmi çeşitlendirmek için  cazibe merkezlerinin de çeşitlenip zenginleştirilmesi gerekiyor. 

Yeme içime, eğlence merkezleri, kış turizmine yönelik tesisler, doğa, sağlık, macera, spor, kültür, deniz, gastronomi vb. aktivite alanlarının oluşması, çoğalması hem turizmi hem de turisti çeşitlendirecek unsurlar.

Farklı ülke insanlarının farklı eğilimleri vardır.Araplar kültür varlıklarını pek umursamazlar. Onlar su ve doğaseverdir.Japonlar güneşten uzak dururlar. Kültür varlıklarını ziyareti çok severler.

Ruslar, İskandinav ülkeleri, güneş ve deniz için can atarlar.

Amerikalılar kruvaziyer gemilerle seyahati severler... Tabi genelleme yapmak doğru olmaz ama eğilimler olarak turistlerde bunu gözlemleyebiliriz.Şu da bir gerçek;tüm turistler yeme içme ve eğlence tesislerine her zaman ilgi gösterirler.Hatta tatilin vazgeçilmezi sayarlar...

O zaman Trabzon'da turisti çeşitlendirmek adına neler yapabilirizi düşünmeliyiz...

Sayın Günnar'a önerimdir...

Başlatılan Kış Turizm Merkezimiz vardı. Yol sorunu nerdeyse çözülmek üzere... Çakılgöl Kış Turizm ve Kayak Merkezi  projesinin canlandırılması konusunda bakanlık nezdinde çalışmalarda bulunması turizmi ve de turisti çeşitlendirmek adına yerinde bir girişim olacaktır... Bu sadece bir çeşit. Ama şimdiye kadar Trabzon ve bölgede değerlendirilmeyen bir potansiyel... Kaldı ki geçmiş dönemlerde plan proje fizibilite raporları karın kalitesine kadar her şey hazırlanmış.

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.