EVLİYA ÇELEBİ İLE TRABZON CAMİLERİ!

Trabzon ve bölge tarihi ile yabancı ve yerli gezginlerin, yazarların yazılarını tercüme eden, Trabzon tarihi hakkında önemli yazılara imza atan Mehmet Nuri Sunguroğlu, önceki gün Evliya Çelebi’nin Trabzon seyahatinde yazdığı Trabzon Camilerini günümüz Türkçesi ile şöyle aktardı;

Sultan camileri ve başka büyük ileri gelenlerin ve vezirlerin camilerinin vasıfları:

Evvelâ Ortahisar’da kefere elinde süslü bir kilise imiş. 1461 târîhinde bu kaleyi Fâtih Sultan Mehmet Hân Gazi fetih edince açık Allah emri ki şerefli fermanı üzere bu büyük kilisenin mihrabını doğudan kıble tarafına çevirip apaçık nurlu bir cami yapmıştır ki cami içi nur ile doludur. Mihrabı ve minberi eski usulde yapılmıştır. Ama bu camiin doğu tarafına bitişik bir Padişah toplantı yeri vardır.

İnce işli marangoz ustası buna bıçkı, keser ve törpü vurup ustalığını sergileyerek öyle bir mahfil yapmış ki seyretmeye değer. Tümünden ahşapları servi levhası, ceviz levhası ve şimşir levhası ile yapılmış, Padişahlara mahsus toplantı yeri yüce kürsüdür. Gece ve gündüz açık durur yüce bir makamdır.

Bu yüksek sütunlar üzere mahfiller vardır. Cemaati çok olduğunda cemaat bu mahfillerde ibadet ederler. Kapısı ve güzel bir minaresi vardır ve dış avlusu dört tarafında medrese odaları var. Bu cami, aydınlık yapı baştanbaşa [kurşun] [terek] ile örtülüdür. Bu cami ile kulede olan Yeni Camiinden başka camiler sur dışındadır ki Trabzon’un batı tarafıdır. Orada olan yerleşim yerinde iki cami vardır. Ama Orta Kule Cami gayet bakımlı ve süslü bir minareli şirin camidir.

Ve batı tarafındaki yerleşim yerinde Hatuniye Cami:

Sultan I. Selim Hân, bu Trabzon’da doğduğundan dolayı saygı değer annesi yapmıştır. Aydınlık bir camidir. Temiz [kurşun] örtülü bir minareli nurlu camidir. Gayet sağlam vakıfları vardır. Hatta Polata/Polathane pazarı adıyla bilinen kasaba bu Hatuniye vakıflarına aittir ve nice köyleri de vardır. Tek parça olan parlak kubbesi içinde her gece kandiller ile süslenip bütün cemaat ibadet ederler. Ve bir kat süslü minaresi uzun servi ağacı gibi göklere baş uzatmıştır. Ve bu caminin duvarlarının taşlarının bir sıra taşları cilâlı taşlardır, bir sırası beyaz ve parlatılmış taşlar ile yapılmıştır. Camiin tarihi budur: Ezbe-hâhı beytü‟l-ibâd âmed-sene 1514. Camiin tamamlanmasına tarih “fe-temmet” lafzı uygun düşmüştür. Sene 1514

Ve Süleyman Bey Cami:*1)

Hatuniye Camiinin batısındadır. Bu iki camiin arası bir mildir. Süleyman Bey Cami Kabak Meydânında yapılmış bol cemaatli bir camidir. Bir minareli (…) örtülüdür.

*1) 1970’li yıllarda yıkılarak 1977-80 yılları arasında günümüzdeki biçimiyle aynı yerde yeniden inşa edilen İncirlik Camiinin özgün yapısı 20 yy. başlarına tarihlendirilmektedir. Tuluk ve Düzenli Osmanlı kayıtlarında Câmii Süleyman Bey ve Kabak Meydanı Câmi olarak geçen caminin bugünkü İncirlik Caminin yerinde yer aldığını iddia etmektedirler. Dolayısıyla bugünkü İncirlik Camiinin, aynı yerde inşa edilmiş en az üçüncü cami olduğu söylenebilir.” (Trabzon Kent içi Kültür Envanteri, T.C. Trabzon Valiliği İl Turizm Müdürlüğü Yayınları, s. 70)

Ve Ayasofya Câmii:

evliya-celebi-(1).jpg

Süleyman Bey Caminin batı tarafındadır ve deniz kenarında yapılmıştır. Kâfir zamanında inşa olunmuştur. Daha sonra vilâyetin Kürt Ali Bey adında bir vilâyet valisi padişaha [düşüncesini] arz edip sultanın emriyle Hristiyanların elinden alıp bir lâtif, yüce mahfil ve bir minber ilâve edilerek 1574 târîhinde kalabalık cemaat ile cennet bahçesi gibi gönül açan bir cami ibadete açılmıştır. Kıble kapısından mihraba doğru uzunlamasına yapılmıştır. Cami içinde çeşit çeşit mermer, sarı ve gri mermer [ile] sütunlar var ki övülmesinde diller yetersiz kalır ve yüksek ve düzgün bir minare kapısı var. Mihrabı ve minberi eski tarzda sade güzeldir. Etrafında İrem bağı gibi zeytin bağları ve bahçeleri vardır.

Ve Erdoğdu Bey Cami:

Bu cami Hatuniye Caminin güneyinde yapılmıştır. Bu iki câmiin arası yarım mildir ve bu cami Tekfur Sarayı mahallesindedir. Eski zamanlarda mescit olarak yapılmış, daha sonra Turgud Bey Padişah emri ile cami etmiş. Cami olmasının tarihi budur sene 1577. Kapısı ve düzgün bir minaresi var, gayet süslüdür.

Ve Yeni Câmii:

Bu cami önceden kilise imiş ve daha sonra “Müslüman Mahallesi içinde küffar kilisesi yasaktır” diye Padişah emriyle kâfirlerin elinden alıp cami yapılmıştır. Zemini yüksek bir yerde kurulduğundan havadar aydınlık bir camidir.

Ve İskender Paşa Câmii:

Kâfir Meydanı adıyla meşhur büyük bir meydanın doğu tarafında tek parça kubbesi lacivert renkli kurşun ile örtülü[dür]. Kapısı ve içeriden yapılmış düzgün bir minaresi var. Ve bu şehir içinde bilip [bizzat] ibadet ettiğimiz cami ve eski mabetler bu yazılan sultanlar ve vezirlerin camileridir.

Evliya Çelebi 1641

Not: Resim; St. Eugenius Kilisesi Trabzon/Yenicuma cami

 

Tayfun abinin

misafirleri!

tayfun-abi.jpg

Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, haftanın belirli günlerinde esnaf ziyareti yapar. Genç, geçenlerde Kunduracılar caddesinde TTSO eski başkan ve yöneticilerinden, eczacı ve sarraf Tayfun Sezeroğlu ve gazetemiz sahibi Hasan Kurt ile bir süre sohbet etti. Sezeroğlu sohbet esnasında Ahmet Metin Genç’ten bir ricada bulundu ve ‘Başkan, Mart ayının ilk haftasında oğlum Fatih’in nikahı var. Nikahı sizin kıymanızı istiyorum’ dedi. Genç te, ‘Bir aksilik olmazsa seve seve’ diye karşılık verdi. Tayfun Sezeroğlu’nun oğlu Fatih, üniversite tahsili sonrası ABD’ye gitti, mastır yaptı daha sonra Türkiye’ye döndü. TAV’da bir süre görev yaptı sonra İstanbul’da Halk Bankası’nda çalışmaya başladı.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar