Fatih’in 3 portresinden biri Katar’ın başkenti Doha’da!

 

   İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, Trabzon ve İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmet Han’ın, Venedikli ressam Gentile Bellini’nin fırçasından tuvale yansıyan 3 portresinden birini İngiltere’nin başkenti Londra’daki bir müzayedede satın alması, büyük ses getirmişti. Kimileri İmamoğlu’nu eleştirirken toplumun büyük kesimi övgüler yağdırdı.

   Profesyonel turist rehberi Dr. Elif Çamlıkaya, birkaç gün önce Fatih’in Venedikli ressam Bellini’ye yaptırdığı porteleri ile ilgili detaylı bir yazı kaleme aldı. Dr. Çamlıkaya, turist rehberliği ile Dolmabahçe’de tanıştı. Üniversite yıllarda, bir yandan eğitim alırken diğer yandan mesleğini ilerletti.

   Dr. Elif Çamlıkaya, birkaç gün önce Fatih’in Venedikli ressam Bellini’ye yaptırdığı portreleri ve daha sonraki süreci yazdı. İşte, Dr. Çamlıkaya’nın o yazısı;

  Fatih Sultan Mehmet’in, Venedikli ressam Gentile Bellini tarafından yapılan 3 portresinden biriyle Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Ulusal Müzesi galerinden birinde karşılaştığımda, gözlerimde yaşlar vardı. Bu portre İstanbul’da olmalı diye düşünmüştüm. Sultan 2. Mehmet, iyi bir asker ve yönetici olmanın yanısıra, çok sayıda yabancı dili konuşan, sanata saygılı ve sanatçıyı koruyan bir aydındı. Bellini tarafından yapılan üç portresinden biri, fethettiği şehir İstanbul’a döndü. Teşekkürler İstanbul Büyükşehir Belediyesi...fatih-1-004.jpg
***
   Osmanlı Devleti ve Venedik arasında yaklaşık 16 yıl süren savaş, Mart 1479’da imzalanan antlaşmayla sona ermişti. Savaş Osmanlı’nın kazanımlarıyla bitmişti ama Venedikliler barışı sevinçle karşıladılar. Fatih Sultan Mehmet 1479’dan sonra Venedik’le güçlü kültürel ve politik ilişkiler kurdu. İstanbul’dan gelen bir heyet, sanatçı ve usta zanaatkarlardan oluşan bir ekibi davet etti. Ağustos 1479’da bir ressam talebinde bulunuldu. Martin Sanudo (1510) günlüğünde Sultan’ın ‘iyi bir ressam ~ un bon pytor’ istediğini yazar. Bu sırada Gentile Bellini, Venedik Şehir Meclisi Salonu duvar resimlerini yapmaktadır. Osmanlı Sultanı’nın talebi üzerine bu işini bırakır ve yanında isimlerini bilmediğimiz iki yardımcısıyla birlikte Eylül 1479’da İstanbul’a ulaşır. Ziyareti sırasında bir anlamda kültür elçisi görevini de yapmıştır.
***
   Ressama, Sultan’ın üst düzey sanatçı, usta ve bilim insanlarına bağlanan maaş bağlanır. Sultan Bellini’den, onunla özgürce sohbet etmesini ister. Aralarındaki dostluk sonradan Büyük İskender ve ressamı Apelles arasındaki dostluğa benzetilecektir. Gentile Bellini, 15 Ocak 1481’de İstanbul’dan ayrılır. Sultan ona rütbeler vermiş, değerli bir kaftan ve zincirli bir altın madalya hediye etmiştir. Bellini’nin 1507’de yaptığı kendi portresinde bu madalya görülebilir.
***
   Bellini, İstanbul’da geçirdiği 18 aylık dönemde ve sonrasında Sultan’a dair çok sayıda esere imza attı. Ona verilen asıl görev bir portre yapmasıydı. Sultan’ın yağlı boya portrelerine ek olarak, uzmanlık alanı bu olmamasına rağmen madalyonlar da yaptı. Fatih Sultan Mehmet’e özgü bir madalyon tasarladı. Bu bronz madalyondan 15 tanesi biliniyor ama sadece 8 tanesinin birbiriyle çağdaş olduğuna inanılıyor.
***
Londra’da Victoria ve Albert Müzesi’nde sergilenen portre Bellini’nin sarayda yaşarken yaptığı, 25 Kasım 1480’de tamamlanan ve Sultan tarafından görülen ilk portre. Bu portre ve diğer eserlerin, Fatih’in oğlu olan muhafazakar Sultan 2. Bayezid tarafından tahrip edilip, çarşıda satılarak defalarca el değiştirdiğine inanılıyor. Uzun ve hüzünlü bir hikayesi var aslında.
***fatih-2.jpg
   25 Haziran 2020’de Londra’daki müzayede evi Christie’s de düzenlenen açık arttırma ile satış sonucunda £935.000 karşılığında İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından satın alınan portre ‘The Double Portrait’ olarak biliniyor. Portre 1950’lerde İsviçre’li oryantalist Rudolf Tschudi tarafından bir şekilde elde ediliyor. Bu tablonun diğer iki portreden farkı Fatih’in, karşısında henüz kim olduğu tam olarak bilinmeyen bir genç adamla birlikte çizilmiş olması. 15.yy’a ait olduğu için, çift portre örneklerinin en eski örneklerinden biri olduğuna inanılıyor. Portrenin Bellini tarafından Venedik’te yapıldığı düşünülüyor. İşte bu portre yakında İstanbul’da olacak. Mutlaka gidip görmelisiniz.
***
    Sizinle fotoğrafını paylaştığım ve Doha’daki müzede olan 3. portre, Katar Emiri tarafından 2007 yılında Londra’da Sotheby’s de düzenlenen bir açık arttırma sonucu alınmış. Üzerinde en az araştırma yapılmış olan portre bu ve kataloglardaki yerini 1933’de almış. 1510’da yapılan portrenin Bellini’nin ilk yaptığı tablodan ilham alan başka bir ressam tarafından yapıldığına inanılıyor. Nedeni üzerinde imza olmaması. Portrenin boyutları çok küçük. Görünce ben de çok şaşırmıştım. Bu boyutta portreler o dönemde sahip olan kişinin gücünü göstermek, hediye etmek veya evde bulundurup misafirlere göstermek için yaptırılırmış.
Portrelerden biri artık İstanbul’da olacak. Fatih Sultan Mehmet’in hatırasına sevgi ve saygıyla...

 

****

Adnan Günnar şaşırttı!

   Yaklaşık çeyrek yüzyıldır gündemde olan, 2000’li yıllarda yapılması için yasal alt yapısı bile hazırlanan Trabzon Güney Çevre Yolu’nu rafa kaldıran ve bu yol yerine Kanuni Bulvarı’nı tercih eden AKP’nin Trabzon Milletvekili Adnan Günnar, önceki gün muhabirimiz Gökhan Dihkan’a, ‘Güney Çevre Yolu mutlaka yapılmalı’ dedi.

   Karadeniz Sahil Yolunun adnan-gunnar-1.jpgiçi yol haline geldiğini işaret eden Günnar, ‘Bizim acil olarak Güney Çevre Yolu’na kazmayı vurmamız gerekir’ dedi.

   Adnan Günnar, bir yandan ‘Güney Çevre Yolu mutlaka yapılmalıdır’ diyor, diğer yandan İYİ Parti Milletvekili Hüseyin Örs’ün, Güney Çevre Yolu ile ilgili verdiği önergeye partisinin milletvekilleriyle birlikte ret oyu veriyor. Aradan kısa bir süre geçiyor, Adnan Günnar, ‘Güney Çevre Yolu şart, diyor.

   Trabzon’un öncelikli sorunu, yıllardır gündemde tuttuğumuz, Giresun il sınırından Rize il sınırına uzanan 77 km.’lik tünel geçişli Güney Çevre Yolu’dur. Bu yolla ilgili bugüne kadar onlarca yazı yazdık. Sahilden 2-3-4 km. içeriden geçecek olan yol, tünel geçişli olacağı için,  büyük bölümünde istimlak yapılmayacak. İstimlak yalnız ilçelere olan bağlantılarda yapılacak. Yolun güzergahını ve haritasını bile yayımladık. Hatta bu konuda birkaç yıl önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği ulaşım sempozyumunda ödül bile aldık. Günnar’ın dediği gibi sahil yolu artık şehir içi yolu olmuştur. Mutlaka alternatifi olmalıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.