Fazıl Aşıkkutlu’nun açıklaması!

Diyanet İşleri Başkanlığına getirileceği açıklanan ancak henüz ataması yapılmayan KTÜ rektör yardımcısı ve KTÜ İlahiyat Fakültesi kurucu dekanı Prof.Dr. Emin Aşıkkutlu hocamızın oğlunun, Tabakhane camisinde imamlık yaptığını ve cami içinde ve de çevresinde görünmediğini yazmıştık.

Dün sabah erken saatlerde Aşıkkutlu hocamızın oğlu Fazıl Aşıkkutlu, Elif Çavuş’u aradı. Fazıl Hoca, Tabakhane camisinde 2013-15 yılları arasında vekil imamlık yaptığını belirterek, ‘Camiye uğramadığım söylemleri doğru değil. Tabakhane camimizde üzerime düşeni yerine getirdim’ dedi.

Fazıl Hoca, şu anda Çarşıbaşı Kaldırım Yaylası camiinde görevli olduğunu söyledi.

Elif Çavuş ise 3 çocuk babası Fazıl Hocanın çevresinde sevilen bir din görevlisi olduğunu belirtti.

Biz, Fazıl Hoca ile ilgili bir söylemi köşemize taşıdık. Hoca da iddiaların doğru olmadığını belirtti. Hocamıza, açıklaması nedeniyle teşekkür ediyoruz.

Yalnız, Çarşıbaşı Kaldırım Yaylasında iki-üç ay sonra pek yaylacı kalmaz. Hocamız, Kaldırım yaylasında acaba cemaat bulabilecek mi? Ve kış aylarında yaylada mı kalacak?

Gerçi bu konuda hocamızı eleştirmek de yanlış! Atamayı sonuçta Trabzon Müftülüğü yaptı. Trabzon Müftülüğü ayrıca yalnız Kaldırım yaylasına hoca atamadı, kış aylarında inin cinin kar topu oynadığı diğer yaylalara da atama yapmıştır. Müftülüğü de eleştirmek pek doğru değil. Belki de yaylalara sezonluk imam-müezzin atıyordur!

Akçaabat yerine Eceabat’a!

Bayındırlık ve İskan Bakanlığı eski müsteşar yardımcısı kimya mühendisi Arif Korkmaz’ın babası eski müftülerimizden Raif Korkmaz’dır. Raif hocamızın abisi Dursun Korkmaz da müftü idi… Arif Korkmaz kardeşimiz emekli olduktan sonra Ankara’da yaklaşık bin konutluk bir proje yapıyormuş. Arif, inşaat işlerinden anlar. Trabzon’da da konut yapmıştı!

akçaabat-yerine.jpg

Hakkı Emiroğlu, Raif Hoca ile ilgili bir olayı anlattı... Raif Hocamız yıllar önce Trabzon Akçaabat müftüsü. Hoca, Akçaabat Müftülüğünden alınır ve Ankara’nın Kazan ilçesine müftü olarak atanır. Akçaabatlılar, müftümüzü nasıl görevden alırsınız, diye ayağa kalkarlar. Ve bir heyetle dönemin Diyanet İşlerinden sorumlu Bakanı Trabzon Akçaabatlı Ali Şakir Ağanoğlu’nun kapısına dayanırlar.

‘Sayın bakanım, müftümüzü geri istiyoruz’ derler.

Ali Şükrü Ağanoğlu, heyete tamam, der ve yazılı istekte bulunmalarını söyler.

Heyette eli kalem tutan biri, dilekçede Akçaabat yerine Eceabat yazınca, Müftü Raif Korkmaz Çanakkale’nin Eceabat ilçesine müftü olarak atanır. Korkmaz hoca, Eceabat’tan emekli olur.

 

Mustafa Korkmaz’ı jandarma neden aradı?

Dursun Korkmaz hocanın oğlu Mustafa Korkmaz, 12 Eylül’de Ataköy’de okul müdürüdür. 12 Eylül sonrası dönemin Trabzon ve çevresindeki ünlü askerlerinden Cem Ersever, her yana haber salar ve yana yakıla Mustafa Korkmaz’ı arar. Mustafa Hoca, Çömlekçi’de Çaykara Minibüsüne biner. Tam o sırada şoför, ‘Sayın müdürüm askeriyeden sizi arıyorlar’ der. Mustafa Korkmaz, Of’ta minibüsten iner ve doğruca karargaha Cem Ersever’in huzuruna çıkar ve ‘Komutanım ben vatanını seven, anarşiye karışmayan bir okul müdürüyüm. Benim ne suçum var’ der.

Cem Ersever, oturduğu koltukta geriye yaslanır ve ‘Mustafa Hocam, seni Ataköy’e belediye başkanı tayin ettim’ der. Mustafa Korkmaz derin bir nefes alır. Sonra gider belediye başkanlığı koltuğuna oturur.

Geçidin altında Ekopark olur mu?

üstgecidin-altina.jpg

Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Cemil Pehlevan, Beşirli’de iki yol arasında, üst geçidin altında Ortahisar Belediyesi tarafından yaptırılan ekoparktaki arıevinin kulaklara hoş gelen bir söylem olduğunu söyledi. Pehlevan, ‘Dört bir tarafı yollarla çevrili ve üst geçidin altında yönetmeliğe uygun bulunmayan arı evi çok gerçekçi görünmüyor. Bilime uygun projeler yerine kulağa hoş gelen ve insanların duygularına hitap eden, uygulamasında kamu menfaati olmayan bu tür projelerin tehlikeli görsellikten başka toplumsal faydası olmayacaktır’ demiş.

Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı bu açıklamayı aslında proje başlamadan yapmalıydı ve ‘Ey Ortahisar Belediye Başkanı dört yol arasında, üst geçidin altında ne ekopark olur, ne de arı evi. Ekoporkı, Beşirli sahilinde değil Mamat çimeninde yapmalısın’ demeliydi.

 

******

 

‘AKP iktidarı döneminde imam hatiplilerin % 95’i iş bulmuş. Diğerlerinin ise canı cehenneme! Tanrı sadece imam hatipli tanrısı, diğerlerinin tanrısı değil! Değirmendere’deki birahanelerde müşteri bekleyen Rus fahişelerin durumu Sünni mollaların akıl yoracağı bir konu değildir. Onlar kutuplardaki penguenlerle cennet-i alaya ulaşmayı çoktan hak ediyorlar. Müslümanlığı sadece kendine has bir imtiyaz gören insan olmayı es geçen bir zavallılar ordusu. (Metin Kondel)

 

***

‘Son Mahalli seçimlerde, CHP’nin Ortahisar belediye başkanı adayıyım. Seçim çalışmalarımız da Yeşilova’da derede bir kahvehanedeyiz. Yolda her karşımıza çıkan yoldan ve sudan şikayet ediyor. Bizi bekleyenlerden biri, kahvenin musluğundan bir bardak su dolduruyor. Suyun rengi açık çay kıvamında ve içinde yüzen parçacıklar gözle görülebilir durumda. Bırakın içmeyi, yemekte kullanmaya, banyo yapmaya dahi elverişli görünmüyor. Bir de bu kullanamadığımız suya para ödüyoruz diye şikayette bulunuyorlar. Ben bu durum üzerine samimi bir şekilde belediyelerin asli görevlerinin başında halkına sıhhi ve kullanılabilir su temin etmek olduğundan bahisle, ‘seçildiğim takdirde gönül rahatlığı içinde kullanılacak su temin edene kadar su faturası kestirmeyeceğime söz veriyorum’ demiştim. Bizi takip eden basın mensupları ve bizim basın danışmanlarımız bunu haberleştirince AKP’den paralı haber anlaşması yapmış gazeteler ve gazeteciler; beni şov yapmakla, popülist davranmakla itham ederek kendilerince alay dahi ettiler. Ancak o günkü belediye yetkilileri bu haberler üzerine suyun geldiği tesislere eleman dahil iyileştirmeler yaparak geçici olarak sorunu çözmüştü. Şimdi kendi köyüm Aktoprak’ta (mahallemde) ve çevre köylerde çamurlu su ve şikayetlerini görünce aklıma seçim sürecinde yaşadığım su olayı ve gazetelerin haberleri geldi.’ (Nazım Özcan)

Önceki ve Sonraki Yazılar