Festivalin maliyeti 1 milyon dolarmış!

Trabzon eski belediye başkanlarından Asım Aykan ile İstanbul’daki Trabzon Dernekler Federasyonunun organize ettiği film festivalinin maliyetinin bir milyon dolar civarında olacağı söyleniyor. Bu arada Köprübaşı ilçesinde bir de halk koşusu yapılacak. Köprübaşı, Sürmene arasındaki Aksuhanları ile Köprübaşı arasında yapılacak halk koşusunun amacı da Köprübaşı’nı tanıtmakmış.

festivalin-maliyeti.jpg

Köprübaşı’nı tanıtmakla herhalde bu ilçeye yerli ve yabancı turist gelmesi sağlanacak. Gerçi Köprübaşı’na turist gelse orada ne yapacak? Etkinliği yapanların, organize edenlerin moralini bozmanın anlamı yok. Güzel bir etkinlik diyelim ve düzenleyenleri kutlayalım.

Film festivali işinin, Trabzon’un tanıtımı vs. ile uzaktan yakından ilgisi yok. Bir milyon dolar, yani eski para ile 3.5 trilyon lira harcayacaksın ve Trabzon’da film festivali düzenleyeceksin.

Peki bu festivale hangi sanatçı, yapımcı vs. davet edilecek. Ve bu festivalde birkaç sinemada oynatılacak filmleri kimler izleyecek?

Ağustos ayı, Trabzon ve çevresinde fındık ayı olarak bilinir. Şehirde, köyde, gurbette yaşayanların önemli bir bölümü bu ayda fındık dalına asılırlar.

16-26 Ağustos tarihleri arasında Trabzon’da yapılacak olan bu film festivali, filim gibi bir festival olacak gibi. Bu festivalde birileri devlet ve diğer imkanları kullanarak kasa dolduracak!

Festivalin maliyetinin eski para ile 3.5 trilyon ki, kimilerine göre 5 trilyon olması ve bu paranın büyük bir kısmının da Kültür Bakanlığından sağlanacak olması kasa doldurma işini akla getiriyor… İnşallah yanılırız!

Belediye Ayasofya’dan birkaç milyon kazanır!

belediye-ayasofya.jpg

Trabzon’a gelen yerli ve yabancı turistlerin ilk uğrak yeri olan Ayasofya müzesinin önünde ve çevresinde otopark sorunu yaşandığı bildirildi. Ayasofya’ya turist getiren otobüsler, müze önündeki yolda yapılan çalışma nedeniyle park edemiyor. Ayasofya Mahallesi sakinlerinden Mustafa Kara, ‘Ayasofya altın yumurtlayan tavuktu. Ayasofya’nın yarısını cami yaptılar. Ancak, Ayasofya’ya namaz kılmak için giden yok. Ayasofya’ya girişte ücret alınırdı, girişi ücretsiz hale getirdiler. Binlerce liralık gelirden oldular. Şimdide, turizm mevsiminde Ayasofya’nın çevresindeki yollarda kazı yapıyorlar’ dedi.

Mustafa Kara; Büyükşehir veya Ortahisar ilçesinin Ayasofya’yı Vakıflar Genel Müdürlüğünden alması gerektiğini öne sürerek, ‘Ayasofya mesela Ortahisar belediyesinin olsa, Belediye Ayasofya’dan yılda birkaç milyon lira kazanır. Bu parayı fakir fukaraya yiyecek, giyecek olarak dağıtır’ dedi.

TS’nin kurulları ne iş yapar?

3 Temmuz, Trabzonspor ve Trabzonsporlular için önemli bir gün. 3 Temmuz 2011, Türk futbolunda şike operasyonunun başladığı gündür. 3 Temmuz 2011, Türk futbolu için utanç günüdür. 3 Temmuz 2011’de Fenerbahçe ve birkaç kulübün onca spor adamına yönelik şike ve teşvik operasyonunun başladığı gündür. 3 Temmuz sonrasında UEFA Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın şike yaptığına kanaat getirdi ve iki kulübü cezalandırdı. Türkiye’de de şike ve teşvik belgeleriyle ortaya kondu, mahkemeler karar verdi. Ancak, siyaset ve TFF ceza alması gerekenlere ceza vermedi. Trabzonspor’un kazandığı kupa bordo mavili kulübe verilmedi.

ts-nin-kurullari-(1).jpgts-nin-kurullari-(2).jpgts-nin-kurullari-(3).jpg

Dün 3 Temmuz’un 6. yılı idi. Trabzonspor’un üç yöneticisi ve avukat Nusret Yılmaz, İsviçre’ye gitti. TS heyeti; 2010-11 sezonunda Türkiye süper liginde şike ve teşvikin, mahkemeler ve UEFA, CAS vs. tarafından kabul edilmesine ve şike yapanların cezalandırılmasına rağmen Trabzonspor’u şampiyonluk kupasının verilmediğini belirterek FİFA’ya başvurdu. FİFA; Trabzonspor’un talebi, şikayetini haklı bulup, Türkiye Futbol Federasyonundan ‘Trabzonspor’un şampiyonluk kupasını verin’ der mi demez mi? Derse ne olur, demezse ne olur? Sonucu önümüzdeki günlerde göreceğiz.

***

 

Dün İstanbul’dan eski bir yönetici aradı.  Önce, ‘Trabzonspor’un kurulları ne iş yapar? İsviçre’ye neden gitmediler?’ diye sordu.

Ardından cevabı da kendisi verdi ve şöyle dedi;

‘Trabzonspor yönetim kurulu, Divan, Denetleme, Disiplin kurulu başkan ve yöneticilerinin ve 2010-11 dönemindeki birçok idarecinin masraflarını karşılasa hepsi İsviçre’ye uçak ile değil otobüs ile giderler. Özellikle de Divan Kurulu Başkanı neden bu işlere ön ayak olmuyor. Bu arkadaşların bir kenara çekilmelerinin birkaç nedeni var. Birincisi çekememezlik, ikincisi ekonomik nedendir. Bir de bizim bir Faruk abimiz vardı. Faruk abi neden köşe bucak kaçıyor. Konuşmuyor’ dedi.

İstanbul’dan arayan okurumuzun eleştirileri ağır! Eski yöneticiler ve kurullarda görev yapanlar, değil İsviçre’ye, Trabzonspor için Ay’a bile giderler. Bu konuda bize öyle geliyor ki, başkan kurullarla diyalog kurmadı!

Bu arada Trabzonspor’un İsviçre’ye giden heyeti, bize göre ‘laf olsun torba dolsun’ misali yani göstermelik olarak, İsviçre’ye gitti. Hem de muhtemelen kulübün parasıyla. Gerçi, İsviçre’ye kulüp adına gittiler. Dolayısıyla uçak ve diğer masrafları da kulüp karşılar!

**

3 Temmuz’da Sadri Şener'i maalesef camiamız yalnız bırakmıştır. Bu da bir gerçektir. (Murat Türköz)

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar