FIRTINALI DENİZLER!

Trabzonspor, ligin bitimine doğru aldığı beraberliklerle şampiyonluk yarışında olmadığını haykırıyor. Trabzonspor için ligin özeti kötü başlamış bir lig, büyük bir gayretle ligin dibinden kurtulma ama şampiyonluk yarışı için kendisini yetersiz hissetme sendromu.

Abdullah Avcı Trabzonspor’un başına teknik direktör olarak geldiğinde Boğaz’ın durgun suları yerine “Fırtınalı denizlere” karşı savaşmayı taahhüt etmişti. Ama Erzurumspor deplasmanından sonra Trabzonspor’da o azim o mücadele yok.

Rizespor – Trabzonspor müsabakası her iki takım için de kritikti. Ama aksiyonu bol bu müsabakadan taraflar beraberlikle ayrıldı. Trabzonspor için tatsızlık serisi devam etti. Bir önceki müsabakada Djaniny’in yokluğu Trabzonspor’un hücum hattındaki dengeleri bozmuştu. Rizespor karşısında ise Nwakaeme ve Ekuban’ın yokluğu Trabzonspor’un oyun kimyasını hayli etkiledi. Rizespor ilk yarının ilk çeyreğinde oyunda daha etkili göründüyse de Trabzonspor’un sahadaki aksiyonları daha profesyonel çaplıydı. Abdülkadir ceza sahası önünde topla buluşuyor ama çerçeveye zımbalayacak yerde yana pas veriyor, sayın seyirciler. Şut atmaya cesareti olmayan bir takım!

Aktüelden gidelim biraz; Çaykur zarar etmiyor aslında. Çaykur Rizespor’u yıllardan beri zorla Süper Ligde tutuyor. Bu da Karadeniz bölgesi için sportif bir kâr!

Abdullah Avcı’nın normalde sağ açıkta Yusuf Sarı ile başlaması gerekiyordu. Yunus Mallı sakatlanıp oyundan çıkınca sahadaki düzen normalleşti. Rizespor taktiksel disipline daha sadık kaldı. Bülent Uygun’un şikeden arındırılmış yeni imajı da buna eşlik etti. Trabzonspor ilk yarıda Rizespor kalesinde duran toplarla önemli gol pozisyonları buldu. Lâkin meşin yuvarlağı Rizespor ağlarına dürtmede yeterince istekli değildi bordo mavililer. Rizespor’da Fabicio adlı bir Brezilyalı topçu var, oyunun başından beri kötücül hislerle dolup taşmış!

İkinci yarıda Djaniny ile defalarca gol pozisyonuna da girdi Trabzonspor. Abdülkadir’in bir kafa vuruşu da vardı. Aslında Trabzonspor berabere kaldığı üç müsabakada (Erzurumspor, Malatyaspor ve Rizespor) galip gelecek gol pozisyonlarını da üretti. Ama ortada bir sorun vardı. Her demecinde kendini yere göğe sığdıramayan Ahmet Ağaoğlu Aleksandr Sörloth’u satmıştı. Dolayısıyla Trabzonspor’da durum bundan ibarettir.    

Nwakaeme olmayınca hücum hattının sol tarafı yeterince çalışmadı. Sağdan ve ortadan yüklendiler. Baker uzaktan denedi olmadı. Rizespor iyi kapandı. Hakem Bülent Çakır Vitor Hugo’yu haklı olarak oyundan ihraç etti. Müsabakanın son bölümünde Rizespor etkili olmayı denedi ama Uğurcan Çakır yemedi.

Sonuç; Trabzonspor’un en güvendiğimiz rahat skor üretme özelliği amaçsız kalınca buhar oldu. Trabzonspor ligin dibinden kurtulmuş bir takım olmanın ataletini yaşıyor. Bu oyuncuların bilinçaltından oyunlarına da yansıyor. Fırtınalı denizlerden sakin limanlara çıkmanın ruh hali bu oyun ve beraberlikler.

Önceki ve Sonraki Yazılar